Geçmişle yüzleşme

Elif SONZAMANCI yazdı —

24 Temmuz 2020 Cuma - 16:22

  • Toplum kendini sadece güncelden var etmez. Bir toplum dünü ve bugünü ile bir bütündür. Öyleki bireylerin toplamından oluşan toplumun bir hafızası vardır. Bu hafıza taşıyıcılarla yok olmaz. Fakat o taşıyıcılar toplumsal hafızaya miras bırakırlar. Elbetteki insan toplumsal hafızanın oluşmasında temel aktördür. 

Yüzleşme kültürü de toplumsal hafızanın bir parçasıdır.

Almanya uzun bir süre Nazi rejiminin bıraktıkları ile yüzleşti, yüzleşmeye de devam ediyor. Nürnberg davalarında Nazilerin yargılanarak mahkum edilmesi yüzleşmenin en büyük adımlarından biriydi. 

Neredeyse her gün yayınlanan o döneme ait belgeseller, tartışma programları vs Almanya’nın rutinidir. 

Ancak bütün bu efora rağmen Nazi felaketinin sorgulanması günümüze kadar da devam eden bir esneklikle gerçekleşiyor. 

Öyleki Nazi rejimi ile ilgili birçok şeyin aydınlanması çok yakın bir geçmişte mümkün oldu. Kaldı ki hala aydınlatılamayan bir çok şey var.

O dönemin günümüze yansıyan davalarından biri de Nazi döneminde Polonya'daki Stutthof Toplama Kampı'nda görevli gardiyanın yargılandığı dava. 

Günümüzde Polonya sınırları içerisinde kalan Gdansk yakınlarında yer alan kampta, 60 binden fazla insan öldürülmüş.

Bruno D. isimli gardiyan, aynı zamanda hayatta kalan son Nazi gardiyanlardan biri olarak biliniyor. Bruno D. o dönemlerde 17 yaşında olduğu için çocuk mahkemesinde yargılandı. 

Şimdi 93 yaşında olan gardiyan 5232 kişinin ölümüne yardım ettiği gerekçesiyle yargılanıyordu, 2 yıl tecilli hapis cezası verildi.

O dönemde 17 yaşında olduğu için çocuk ve gençlik yasalarına göre ceza alması ayrı bir tartışma konusu oldu, aldığı cezasının hafifliği ayrı bir tartışma konusu. 

Mahkemede temel aktör olmadığını belirtmiş, fakat o dönemde oradaydı ve bu kadar insanın katledilmesine yardım etti. 

O dönemde yaşananların detayları korkunç. Kamptan kurtulanların anlatımlarında tahayyül edemeyeceğimiz metodların kullanıldığını öğrendik. 

75 yılın ardından adaletin gerçek anlamda yerini bulduğu söylenemez. Zaten çoğu yargılanmadı, zira çoğunun nerede olduğu bilinmiyordu.

Yargılanan son gardiyan olduğu söylenen Bruno D. ise hafifletilmiş bir ceza aldı.

Yüzleşme edimi devam ederken son dönemlerde Nazi döneminin ardıllarını günümüzde görmek mümkün. Onlar yargılanmıyorlar, bilakis devlet içinde gizli örgütlenmeleri var. Çok örneğini işledik. Şimdi de "NSU 2.0" imzalı aşırı sağcı tehdit içeren mektupların sayıları her geçen gün artıyor. Mektupların adresleri çoğunlukla yabancı politikacı, siyasetçi, yazar…vs. Tabi en çok da kadınlara.

Resim gelişmiş ülkelerde de aynı. Güçlü kadın, hele de yabancıysa algıları, ön yargıları parçalıyor. Aşırı sağcı oluşumların kendilerine adres olarak seçtiklerinin çoğu belki de bu yüzden kadın.

Bunun tek anlamı var elbette: Acizlik.

Sayıları da her geçen gün artıyor. 

Bu kişilerin verilerine bizzat polis teşkilatından ulaşıldığı da ortaya çıkmıştı.

Alman ordusunun ve polis teşkilatının içinde aşırı sağcı yapılanmalar özellikle son günlerde daha çok görünür oldu. Zira artık çok saklanma dertleri de yok. 

Almanya’da artık etkili bir mücadelenin gerekliliği kendini her geçen gün biraz daha dayatıyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.