Kürdistan’daki asker saldırıları münferit değil!

Meral ÇİÇEK yazdı —

21 Temmuz 2020 Salı - 16:33

Geçtiğimiz günlerde Şırnak’ta bir uzman çavuş 13 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismar girişiminde bulundu. Hemen ardından, Batman’da bir uzman çavuşun 18 yaşındaki bir genç kadına tecavüz ettiği ve genç kadının intihar teşebbüsünde bulunduğu haberi geldi. Şırnak’taki fail – ki kendisi Jandarma Özel Harekat mensubudur - halkın duyarlılığı ve tepkisi sonucu yakalanıp tutuklanırken, Batman’daki tecavüzcü asker tutuklanmadı. Hatta daha önce hakkında jandarma ve savcılığa yapılan şikayet işleme dahi konulmamıştı.

Önceki gün de Hani-Dicle yolunda iki uzman çavuşun kaza yaptığı yönde bir haber basına yansıdı. Sabaha karşı saat 04.00 sıralarında kaza yapan aracın içinde iki uzman çavuş haricinde Hanili bir ailenin iki çocuğu da bulunuyordu. Durumu ağır olan ve yoğun bakımda tutulan çocukların gecenin o saatinde uzman çavuşların aracında neden bulunduğuna dair bir açıklama yapılmış değil.

Sadece son bir hafta içerisinde Kürdistan’da uzman çavuşlar eliyle işlenen ve basına yansıyan suçlar bunlardır. İşgalci Türk ordusunun Bakur’da konuşlandırdığı uzman çavuşların büyük kısmı Jandarma Özel Harekat (JÖH) mensubudur. Bunların da önemli bir bölümü 2015-16’daki öz yönetim direnişine karşı işlenen katliamlarda bizzat yer almış paralı askerlerdir. Katliam yaptıkları yerlerde bozkurt işaretli poz verip bu fotoğraflarını ‘gururla’ paylaşan faşistlerdir. AKP-MHP faşist rejimini şahıslarında bizzat temsil eden katillerdir.

Bu kişilerin Kürdistan’da işlediği suçlar öyle münferit olaylar değildir. Özellikle de cinsel istismar, taciz ve tecavüz gibi suçlar o kişilerin kendi başlarına işlediği bireysel suçlar olmayıp AKP-MHP özel savaş hükümetinin Kürt soykırım planının birer parçasıdır.

Bu saldırılar kendiliğinden olmuyor. Özel savaş rejimi tarafından sistematik, yani bilinçli ve hedefli bir şekilde tasarlanıp uygulanan suçlardır. Daha önceleri kontrgerilla ve JİTEM eliyle ve adıyla uygulanan özel savaş uygulamalarının JÖH amblemiyle güncellenmesidir.

Burada amaçlanan, Kürdistan’da toplum kırımının gerçekleştirilmesidir. Askeri saldırılar ve katliamlarla Kürt halkının fiziki varlığına kastedilirken bu tarz ince saldırılar ile Kürtlerin toplumsallığı hedefleniyor.

Toplumsallık kimliğin kendisidir. Esasen bir toplumun öz varlığıdır. Bir halkın kendiliği toplumsallığında saklıdır. Kültürü yanı sıra toplum olarak hissetme, düşünme, tepki verme, hareket etme özelliklerinin tümü toplumsallığı üzerinden kendini yeniden üretir. Ahlakı, sevgisi, öfkesi, ilkeleri, değerleri, tabuları burada okunur. Onu toplum olarak var eden özelliklerin toplamıdır. Dolayısıyla bir toplumu dağıtmak, yok etmek, parçalamak ve direniş damarlarını kesmek istiyorsanız toplumsallığına yönelirsiniz. Bütün kirli savaş uygulamalarına rağmen Kürdistan Özgürlük mücadelesine karşı istediği sonucu elde edemeyen faşist TC devleti, işte bundan dolayı özel savaş uygulamalarını özellikle de Kürt toplumsallığına yöneltmiş durumdadır.

Çeşitli yöntemler geliştirerek Kürt toplumunu yozlaştırmayı amaçlıyor. Toplumun manevi, ahlaki ve insani değerleriyle oynayarak çürütmeyi hedefliyor. ‘Çökertme planı’nı bir de bu şekilde uygulatmayı öngörüyor.

Kürt toplumu yüksek bir bilinç düzeyine sahiptir. Şırnak’ta cinsel istismar girişimi karşısında toplumun gösterdiği reaksiyon buna örnektir. Faşist TC devletinin özel savaş uygulamalarını boşa çıkarmanın tek yolu toplumun her yerde bu tarz saldırılara karşı tutum alması, tavır göstermesidir. Tutum göstermezse, kıyameti koparmazsa çürür. Zira toplumsallığını yitirmiş olur. O nedenle AKP-MHP özel savaş hükümetinin toplum kırımını hedefleyen bütün kirli plan ve hesaplarını boşa çıkarmanın tek yolu, yaşamın her alanında toplumsallığını koruma ve savunma mücadelesini vermektir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.