Rojava Devrimi neden bir kadın devrimidir?­

Sara AKTAŞ yazdı —

23 Temmuz 2020 Perşembe - 14:49

  • Geçtiğimiz haftanın tamamına dünya devrim mücadeleleri tarihine “Rojava Devrimi” olarak geçen devrimin 8. yıldönümü vesilesi ile yapılan kutlamalar damgasını vurdu. Genel olarak yapılan değerlendirmelerde Rojava Devrimi’nin şimdiye dek anlatılan devrim süreçlerinden farklı bir özelliğe sahip olduğu ifade edilmekteydi.

Hakikaten de Rojava Devrimi geçmişten günümüze özgürlük için yola çıkan tüm devrim deneyimlerinin mirasını devralmış, bunu kadın kurtuluş ideolojisi perspektifi ile bütünleştirmiş kendine özgü bir devrim modelidir. Bununla birlikte hala kimi kesimlerin bu tanımlamayı abartılı bulduğuna da tanık olduk. Elbette bu sığ ve yüzeysel değerlendirmelere cevap verme niyetim yok, fakat Rojava kadın devriminin biz kadınlar için nasıl tarihsel bir anlam yüklendiğinin bir kez daha altını çizmenin faydalı olacağı kanısındayım.

Peki Rojava Devrimi neden kadınlar için bu kadar stratejik bir anlam kazanıyor? Öncelikle 20. yüzyıl devrim mücadelelerinde ulusun bağımsızlığı ilkesi çerçevesinde kadınların mücadelelere katılımının stratejik düzeyde ve yoğun olduğunu hatırlamak gerekiyor. Gerek Avrupa’daki devrim deneyimlerinde gerekse diğer kıta devrimlerinde kadınlar devrimlerin tüm saflarında mücadele ettiği halde daha sonraki süreçte politik alandan dıştalandığı ve geri cepheye itildiğinin altınıda çizmek gerekiyor. Örneğin İspanya iç savaşı sırasında mücadele eden kadınların daha sonra politik karar mekanizmalarından uzak tutularak, iç bölgelere gönderilip oralarda toplumsal görevlerde yer almalarının teşvik edilmesi bu yaklaşımın çarpıcı yansımalarından biri olmuştur. Yine Afrika ve Latin Amerika deneyimlerinde sömürgeci güçlere karşı yürütülen mücadelelerde kadınlar ulus aidiyeti bilinciyle devrim süreçlerine katılmış, fakat kadınlar kadınlık kimliği ile devrim sonrasında bağımsızlığını tam kazanamamış, bir kez daha geri cepheye itilmişlerdir.

İşte tam da bu bağlamda kadınları en değersiz meta konumuna getiren Ortadoğu’daki erkek egemen zihniyet ve sistem içinde, en vahşi saldırılarla kadınlara yöneliyor. Kesintisiz savaş koşullarında Kürt kadınların öncülük ettiği özgürlük mücadelesi kadınların konumunu kökten değiştirme ve feodal-erkek egemen kölelik zincirlerini parçalama yönünde bir dönüm noktası olmayı başararak ve üstelik bu başarıyı devrim süreci boyunca koruyarak fark yaratmıştır. Ortadoğu coğrafyasında kadınların erkek egemenliği altında yaşadıklarını, kadınları en baştan yasal olarak da erkeğe bağımlı kılan şeriat yasalarını, bu yasaların kadını evleninceye kadar babanın malı, evlendikten sonra kocanın malı haline getirdiğini de unutmamak gerekiyor.

Kadınların birey olarak özgür yaşama, çalışma, sokağa çıkma, seyahat etme, çocuklarının velayetine sahip olma haklarının genellikle olmadığını veya çok sınırlı olduğunu da buna eklemek gerekiyor. Nitekim Rojava’da kadınlar bu zincirleri kırmakla kalmamış, dönemin en vahşi ve kadın düşmanı çetelerine karşı bizzat bu devrimi gerçekleştiren hem öncüleri hem de devrim sonrasının inşacıları olmaya devam etmişlerdir. Örneğin kadınların bu dirayetli tutumuyla kabul edilen Rojava Anayasası; kadın-erkek eşitliğini ve evrensel insan ve kadın hakları sözleşmelerini temel almış, bütün demokratik özerk yönetimlerde yüzde 40'lık kadın kotası uygulamasını yasalaştırmış, eşit temsiliyeti hayatın her alanında güvence altına almıştır.

Kürt kadın hareketinin 40 yılı aşkındır sürdürdüğü bir mücadelenin ürünü olan bu devrim sürecinde; kadınlar tüm saldırılara rağmen inatla pes etmemiş, geri adım atmamışlardır. Diğer dikkat çekici yan ise kadınlar mücadelenin eşit bileşenleri olarak başından beri hem devrim içinde rollerini oynamış hem de devrim sonrasında bunu en üst düzeyde temsil etmişlerdir. Rojava’da bu anlamda hala işleyen bir süreç olsada elbette bir kadın devrimi gerçekleşmiştir. Kürt kadın hareketinin bu gün bu devrimi tanıtması ve dünya kadın direniş mirasının en önemli köşe taşlarından biri yapması elbetteki gurur duyulacak bir durumdur. Bu vesile ile devrime canını katan tüm kadınları saygıyla anıyor, devrim tüm kadınlara kutlu olsun diyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.