350 avukat İmralı’ya gitmeye hazır

Dünya Haberleri —

14 Eylül 2022 Çarşamba - 21:30

  •  22 ülkeden 350 avukat, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 18 aydır ağır tecrit altında tutulduğu İmralı’ya gitmek için Türk Adalet Bakanlığına resmen başvurdu. 
  •  Avukat Selma Benkhelifa, “Tecrit hiçbir şeyle gerekçelendirilemez” diyerek Türkiye’den uluslararası sözleşmelere ve AİHM kararlarına uymasını istedi. 
  •  Avukat Mahmut Şakar ise tüm meslektaşlarını İmralı’yı yeniden ziyaret etmesi için CPT’ye çağrı yaparak, 18 aydır süren sessizliğin kırılmasını sağlamaya çağırdı. 

 

Dünyanın 22 ülkesinden yüzlerce avukat, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve İmralı’daki diğer tutsakları ziyaret etmek için Türk Adalet Bakanlığına başvuruda bulundu. Avukatlar dün Brüksel’de düzenledikleri bir basın toplantısıyla taleplerini kamuoyuna duyurdu. 

Başvuru toplantıyla duyuruldu

22 ülkeden 350 avukat, İmralı cezaevindeki durumu “Abdullah Öcalan’ya yönelik özel ve ayrımcı bir tecrit biçimi” olarak tanımlıyor. Yapılan başvuruya ilişkin 4 avukat Belçika’nın başkenti Brüksel’deki Basın Kulübün’de dün bir basın toplantısı düzenledi. Demokrasi için Avukatlar Sendikası (SAD) Başkanı ve Avrupalı Demokrat Avukatlar’dan (AED) Hélène Debaty, Brüksel İlerici Avukatlar Ağı’ndan Selma Benkhelifa, Belçika Almanca ve Fransızca Avukatlar Barosu Müdürü Stéphane Boonen ve Brüksel Barosu Eski Başkanı Maurice Krings toplantıya konuşmacı olarak katıldı.

Metni 350 avukat imzaladı

Toplantı öncesi basına bir demeç veren Uluslararası Hukuk ve Demokrasi Derneği’nden (MAF-DAD) Avukat Mahmut Şakar, dünya genelinde 350 avukatın İmralı’ya gitmek için yapılan başvuruya imza attığını açıkladı.

Adalet Bakanlığına başvuruldu

Avukat Hélène Debaty ise İmralı’ya gitmek için yaptıkları başvuruya dair kamuoyuna bilgi vermek için bu toplantıyı düzenlediklerini açıkladı Ayrıca İmralı’ya ilişkin geniş bir raporu da Türkiye’deki ilgili kurumlara sunduklarını söyledi. Debaty, ardından Türk Adalet Bakanlığına gönderdikleri mektubu okudu. 

Uluslararası sözleşmeler çiğneniyor

Mektupta, İmralı’da yaşanan sistematik hak ihlallerine dikkat çekilirken, “Türkiye’deki meslektaşlarımızın tecride ve savunma hakkının ihlaline karşı süregelen çabaları, esasen Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde korunan hakların hayata geçirilmesi için verilen bir mücadeledir. Bu nedenle Abdullah Öcalan ve İmralı’da tutulan diğer tutsaklar, Veysi Aktaş, Hamili Yıldırım ve Ömer Hayri Konar ile ilgili yönetmeliğin 25. maddesi kapsamında görüşme talebinde bulunuldu” denildi. 

25. madde ne diyor?

Hükümlü ve Tutukluların Ziyaretleri Hakkında Yönetmelik’in 25. maddesine göre, yabancı avukatlar -vekaletsiz de olsa- Türkiye Cumhuriyeti’nin bağlı olduğu uluslararası sözleşmelere uymak kaydıyla Türkiye’de hükümlüleri ziyaret etme hakkına sahipler.

Debaty, 10 Haziran 2022 tarihinde Türkiye’de 29 farklı baroya kayıtlı 775 avukatın İmralı’ya gitmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı başvuruyu da hatırlattı. 

Avukat müvekkil görüşmesi engellemez 

Brüksel Barosu eski Başkanı ve Belçika Almanca ve Fransızca Avukatlar Barosu Müdürü Stéphane Boonen ise “Eğer avukatların kendi rolünü oynamasını engelliyorsanız, ulus olarak uyguladığınız hukukun bir anlamı yok” dedi. Avukatların rolünü oynayamayacağı yerde, davaların da anlamsız olduğunu ifade eden Boonen, “Avukatlar, müvekkillerinin kendilerini ifade etmeleri için vardır” diye ekledi.

Basın toplantısında konuşan Brüksel Barosu eski Başkanı Maurice Krings avukatlar olarak mücadelelerinin süreceğinin altını çizdi.

Savunma hakkı gasp edilemez

Brüksel İlerici Avukatlar Ağı’ndan Selma Benkhelifa da bir davanın yapılabilmesi için avukatların müvekkillerini savunabilme hakkının sağlanması gerektiğini kaydetti. Benkhelifa, uygulanan ağır tecritten dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından Türkiye’nin daha önce mahkum edildiğini, ancak Türk devletinin yeniden yasağa başvurduğunu da ifade etti.

AİHM kararları uygulanmalı

İmralı’da devam eden ağır tecridi yeniden AİHM’e taşımak gerektiğini belirten Benkhelifa, tüm insanların umut etme hakkına sahip olduğunu dile getirdi. Avukat Benkhelifa, “Öcalan’ın bu haktan yararlanabileceği bir noktadayız. Mahkeme (AİHM) de bunu yapabileceğini söyledi. Ancak Türkiye bunu engelliyor. Tüm mahkum edilen kişiler, ister sağlık, ister insani nedenlerle olsun kendi özgürlüğünü talep edebilir. Ancak Türkiye bunu reddediyor” dedi. Benkhelifa konuşmasının sonunda “Tecrit hiçbir şeyle gerekçelendirilemez” diyerek, Türkiye’den AİHM kararlarına uymasını istedi. 

Kesintisiz tecrit uygulanıyor 

Daha sonra Uluslararası Hukuk ve Demokrasi Derneği’nden (MAF-DAD) ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarından Mahmut Şakar, 1999 yılında müvekkilinin esaret altına alındığından bu yana tecrit altında olduğunu ve avukat görüşlerinin engellendiğini hatırlattı. 

Aileleriyle de görüşemiyorlar 

Özellikle 2017’den bu yana İmralı’da kesintisiz bir avukat yasağı olduğunu vurgulayan Şakar, “2011’de sayın Öcalan’ın avukatlarına yönelik operasyonda 46 avukat gözaltına alındı” diyerek, avukatların maruz kaldığı baskılara da değindi. Öcalan ve İmralı’daki diğer tutsakların aile ziyaretlerinin engellendiğini de hatırlatan Şakar, “Bu sadece avukatlar ve aileler için değil, Kürt halkı için de kritik bir durum” dedi. 

Devletin gerekçeleri gülünç

Türk devletinin engellemelere sunduğu gerekçelerin gülünç olduğunu söyleyen Şakar, uluslararası hukukta da zaten bu engellemelerin bir dayanağının olmadığını ifade etti.

İç hukuk işletilmiyor

Avukatlar olarak en alt mahkemeden en üst mahkemeye kadar başvurular yapılarak Türkiye’deki iç hukuk yollarının tüketildiğini söyleyen Şakar, “1999’dan bugüne kadar iç hukuk ve idareye 22 yıldır yaptığımız tüm talepler reddedildi. Kabul edilen tek bir başvurumuz yok. Sayın Öcalan ve arkadaşları söz konusu olduğunda Türkiye iç hukuku işlemiyor” dedi. 

CPT’nin önerileri karşılanmadı

Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) de 8 kez İmralı’yı ziyaret ederek raporlar yayınladığını anımsatan Şakar, “CPT’nin önerileri de yerine getirilmedi. Bu açıdan uluslararası dayanışma, özellikle meslektaşlarımızın dayanışması oldukça önemlidir” şeklinde konuştu. 

18 aylık sessizlik kırılmalı

Avukat Mahmut Şakar, tüm meslektaşlarını ise İmralı’yı yeniden ziyaret etmesi için CPT’ye çağrı yaparak, 18 aydır süren sessizliğin kırılmasını sağlamaya çağırdı.  ANF/BRÜKSEL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.