Avrupa onlar için mekan değil duraktı

4 Eylül 2020 Cuma - 13:02

  • Hozan Sefkan, Hozan Mizgîn, Hozan Çiya ve Hozan Serhad bir süre Avrupa’da kalıp sonra Kürdistan’a dönen devrimci sanatçılardır.

REWŞAN DENİZ

Genç yaşlarda toprağa düşen bu sanatçıların söyledikleri şarkılar hâlâ dillerde. Anneler babalar onların isimlerini çocuklarına verdi, çocuklar onların şarkılarıyla büyüdü. Avrupa onlar için yaşam kurulacak yer değildi sadece bir duraktı, Kürdistan’daki devrime güç vermek için bir süre soluklanıp sonra yüzlerini ülkeye dönecek bir durak…           

 

‘Ha gerilla’ herkesin dilinde

Hozan Sefkan (Celal Ercan), 1960 yılında Dersim Çemişgezek’in Lalûşax köyünde doğar. Dersim 38 katliamı tanıklarının anlatımlarıyla büyür. 1977 yılında Elazığ’da Apocular ile tanışır ve onların çalışmalarına katılır. 12 Eylül Darbesi sonrasında Almanya’ya geçer. Burda hem siyasi hem de kültürel çalışmalara ağırlık verir. Zozan, Amele, Mizgîn, Çiya, Xemgîn Bîrhat ve Seyîdxan ile beraber Hunerkom’un kuruluşunda yer alır. Müziğin yanısıra resimde de yeteneği olan Hozan Sefkan, o dönem Hunerkom’dan çıkan bir kaset, gazete ve dergi için çizimler yapar. Özellikle ‘Ha gerilla / Cihanın umudu gerilla’ şarkısı, çocuklar ve yaşlılar da dahil Kürt ulusal mücadelesine gönül vermiş herkesin dilindeydi. 1984 yazından önce Doğu’ya sonra da Güney Kürdistan’a geçer. Burada da köy köy dolaşarak, dengbêjleri dinler, onların kilamlarını derler ve yazıya geçirir. Ülkeye dönmeden önce Avrupa’da Kandil Dağı kasedi çıkar. 16 Nisan 1985’te Irak Komünist Partisi tarafından hazırlanan bir komplo sonucu 7 arkadaşı ile beraber şehit düşer.    

 

Sanatta da savaşta da öncüydü

1962 yılında Batman’ın Bileyder köyünde dünyaya gelen Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın), 1980 darbesinden kısa bir süre önce bir grup genç ile birlikte Batman’dan PKK’ye katılır. Bekaa Vadisi’nde aldığı eğitimin ardından 1983 yılında Hozan Sefkan ile birlikte Avrupa’ya gönderilir. Hozan Sefkan ile beraber Avrupa’daki kültür sanat çalışmaları sonucu Hunerkom ve Koma Berxwedan’ı kurarlar. “Çemê Hêzil” ve “Gundino Hawar” şarkılarıyla bütün halka hitap etmeye başlar. Mêrdîn ve Garzan bölgelerinde komutanlık yapan Hozan Mizgîn, ilk kadın ”eyalet komutanı” unvanına da sahip oldu. Tatvan’da ismini duyuran Mizgîn, 11 Mayıs 1992 tarihinde kaldığı bir evde yaşanan çatışma sırasında toprağa düşer.

 

Hewlêr’de katledildi

Hozan Çiya (Gazi Sayan), Kanîreş’in Şarog köyünde dünyaya gelir. Kürt ve Alevi bir ailede büyüyen Çiya, küçük yaşlardan itibaren saz çalmaya başlar. Babası Almanya’ya işçi olarak gelince 13 yaşındayken bu ülkeye yerleşir. Genç yaşta kültür çalışmalarında, sazı ve sözü ile sahne alır. KDP pêşmergeleri, 16 Mayıs 1997 tarihinde aralarında Heyva Sor a Kurdistan Hastanesi ile Mezopotamya Kültür Merkezi’nin de bulunduğu birçok kuruma yönelik düzenledikleri saldırıda, savunmasız onlarca kişiyi katleder. Hewlêr katliamında çoğu gazi ve yaralı olmak üzere 52 PKK kadro ve çalışanı öldürülürken, tutuklanan birçok kişiden de bir daha haber alınamaz. Bu katliamda yaşamını yitirenlerden biri de Hozan Çiya’dır. Hewlêr’de MKM için faaliyet yürüten Hozan Çiya, Hewlêr halkı tarafından oldukça seviliyordu.   

 

Avrupa’da dört yıl kaldı

Hozan Serhad (Süleyman Alpdoğan) 4 Temmuz 1970 yılında Agirî’nin Zêtikan (Eleşkirt) ilçesinde, 5 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelir. 16 yaşına geldiğinde Türkiye’de başlayan çocuk sanatçı furyasına katılır. İstanbul’a gider ve Murat Esen adıyla ”Gülo” isimli ilk kasetini çıkarır. 1991 yılında ise hayatını birleştirdiği üniversiteden arkadaşı Yıldız ile birlikte bir Temmuz günü yönünü Kürdistan dağlarına çevirir. Kültür-sanat çalışmaları için Avrupa’ya gönderilir. 4 yıl burada çalışma yürütür. Daha sonra tekrar Kürdistan’a döner. Hozan Çiya’nın şehit düştüğü Hewlêr’deki bu katliam sonrası yönünü Botan’a çevirir. Tanıklığını ‘Hewlêr’ şarkısı ile dile getirir. 22 Temmuz 1999’da Elkê’de ölümsüzler kervanına katılır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.