Bir kitap ve birkaç ayrıntı

Forum Haberleri —

Tevgera Kurdî li Suriya Di Bin Roniyê de

Tevgera Kurdî li Suriya Di Bin Roniyê de

  • Yazar bazı olayları bilerek anlatmamış ya da bazı olayları sadece birkaç cümleyle yorum yapmadan anlatmış. Böyle bir şeyi çelişkilerin tekrardan çıkmaması için yaptığını yazmış olsa da kitabında çok önemli ayrıntılar mevcut.

SERHAT MASİS

Bu günlerde şans eseri elime bir kitap geçti. Kitabın adı ise ‘Tevgera Kurdî li Suriya Di Bin Roniyê de’. Kitabın yazarı Ebdulhemîd Derwêş.  Arapça yazılmış. Kurmanci çevirisi Eli Şemdin tarafından yapılmış. 2011 Temmuz’unda basılmış. Kurdistan tarihinde 1956-1983 yılları arasında gelişmiş bazı olaylara ışık tutuyor.

Ebdulhemîd Derwêş kimdir?

1935 yılında Rojava Kurdistanı’nın Tirbespiyê ilçesinin Qeramaniyê köyünde doğmuş. 1956’da Rojava’da kurulan ilk Kürt partisinin kurucularından biridir. 1956’dan vefat ettiği 2019 yılına kadar da Kürt siyaseti içerisinde aktif bir şekilde rol oynamış bir şahsiyettir. En son Partiya Demokrat a Pêşverû’nun genel sekreterliğini yapmıştır.

Kitap Kurdistan siyasi hareketini ve bugünü anlamak için yazılmış bir kaynaktır. Yazar bazı olayları bilerek anlatmamış ya da bazı olayları sadece birkaç cümleyle yorum yapmadan anlatmış. Böyle bir şeyi çelişkilerin tekrardan çıkmaması için yaptığını yazmış olsa da kitabında çok önemli ayrıntılar mevcut. Aslında anlatılanlar günümüzde de yaşananları anlamak isteyenler için önemli ipuçları taşıyor. Tarihin 'şimdi’de akıp gittiğini bu kitapta bir kez daha görüyoruz.

Genel çerçeve

Kitap 1956 ile 1983 yılları arasında sadece Rojava ve Suriye’deki değil, Bakur, Başûr ve Rojhilat’taki Kurdistani hareketleri ve  Ortadoğu’daki siyasi gelişmeleri anlatıyor. Bu gelişmelerde özellikle Kürt haraketlerinin ilişkilerinin birebir tanığı ve bu ilişkilerin içerisinde aktif bir kişi. Bu dönemde çeşitli parti ve komitelerde sorumlu olması nedeniyle bazı olay ve görüşmelerin birebir tanığı.

Bu kitabı sayfa sayfa anlatmak gibi bir imkanım yok ama bu kitapta yer alan önemli bazı hususları aktarmanın bile bu dönemin ve günümüzün anlaşılmasında bir rol oynayacağını düşünüyorum.

Kurdistan’ın büyük yarası; parçalanma

Yazar kitabının büyük bir kısmında Rojava’da Kürt partileri içinde oluşan çelişkiler, çatışmalar ve bölünmelerden bahsediyor. Günümüzde de Rojava’da bu parçalanma hali açıkça görünüyor. Üst üste parçalanmalar ve bunun sebepleri adlı bölümde bu parçalanmaların sebeplerini tek tek anlatıyor:

Birinci sebep: Kurdistani partiler, özellikle Irak Kurdistan Demokrat Partisi bu parçalanmalarda büyük bir rol oynamıştır. Örnek olarak 1965’te PDKS’de yaşanan ilk bölünme Irak KDP’sinin desteğiyle oldu.

İkinci sebep; 1975’te yapılan Cezayir Anlaşması sonrasında özellikle Irak KDP’sine bağlı partilerde bölünmeler yaşandı.

Üçüncü sebep; düşünsel ayrılıkları gerekçelendirilen sınıfsal çelişkiler.

Bu sebepleri ayrıntılı bir şekilde anlatmaya devam ediyor ama bu bile halen de Kurdistan’da yaşanan siyasi gelişmeleri anlatmaya yeter derecede veri sunmaktadır.

Faik Bucak’ın Derwêş’ten isteği

Yazar kitapta Türkiye’deki Kürt hareketiyle ilişkilenme bölümünde partilerinin Kuzey Kurdistan’da gelişen hareketle tanışmasını anlatıyor. Parti yönetiminden Mıhemmed Baqi Mele Mehmud görevlendirilip oradaki yurtseverlerle ilişki gelişmesi sağlanıyor. Yıl 1958. 1965’e kadar gidiş gelişler ve ilişkilerin sürdüğünü belirtiyor. 1965’te Türkiye Kurdistan Demokrat Partisi kuruluyor. Türkiye Kurdistan Demokrat Partisi’ndekilerin ve özellikle bu partinin sekreteri Faik Bucak’ın Ebdulhemid Derwêş ve partisinden bir isteği oluyor. İstekleri şu:

“Partimizin kuruluşu ve ilişkilerimizden Irak KDP’sinin bilgisi olmasın. Sebebi ise güvenlik kaygısı.”

Bu konuyla ilgili kitabın başka bir bölümünde bu sefer farklı bir cepheden gelişen tartışmaları aktarıyor;

1969 yılında Güney Kurdistan’a gidişlerinde Gelnaskê köyünde KDP binasında Parti Merkez Komite üyesi ve Behdinan sorumlusu olan Numan İsa ile görüşüyorlar. Bu görüşmede Numan İsa, Ebdulhemid Heci Derwêş ve partisinin Türkiye Kurdistan Demokrat Partisi’yle ilişkilerinin, onların yani Irak KDP’sinin Türkiye ile ilişkilerine zarar verdiğini söylüyor. 

Bu konuyla bağlantılı ve halen de tartışmalı olan bir konuya bu tartışmalara son verecek açıklamaları ‘Türkiye’de Kurdistan Demokratik Partisi’nin zorlanması ve Sait Elçi’nin öldürülmesi’ bölümünün başında ”Türkiye Kurdistan Demokratik Parti’deki arkadaşlar Irak Kürt devrim önderinin saldırısının hedefi oldular. Yeni olmalarından kaynaklı çabuk etkilendiler. Bundan kaynaklı örgütsel birlikleri çabuk bozuldu.’’ Irak KDP’si Merkez Komitesi’nin gizli bir şekilde Dr. Şıvan ve grubuyla ilişkilenip destek vererek Türkiye KDP’sini parçaladıklarını yazıyor. 1971 Mayıs’ında bir arkadaşıyla birlikte Sait Elçi gizli bir şekilde Qamişlo’ya geliyor. Ebdulhemid Derwêş’i görmek istediğini söylüyor ama Ebdulhemid Derwêş Şam’da olduğundan dolayı görüşme imkânları olmuyor. Daha sonra Sait Elçi Güney Kurdistan’a geçiyor. Ebdulhemid Derwêş’in daha sonradan yaptığı araştırmalar sonucu Sait Elçi’nin 25-26 Mayıs’ta Dr. Şıvan’a teslim ediyor, o da Sait Elçi’yi Zaxo’ya yakın bir yer olan Qumriyê’de Esat Xoşevi’nin karargahındaki zindana götürüyor. Ve daha sonra Dr. Şıvan’ın, Çeko ve Brusk tarafından öldürüldüğü bilgisini alıyor. İlk başta Sait Elçi’nin öldürülme durumu saklanmaya çalışılsa da araştırmalar sonucu açığa çıkınca Mele Mustafa Barzani tarafından Dr. Şıvan ve arkadaşlarının öldürülme kararı çıkıyor ve öldürülüyorlar.

Öldürülmeleri katili cezalandırmak mı yoksa suçu işleteni korumak mı tartışmalık bir konu. Tabii bir de Sait Elçi’nin neden KDP denetiminde zindana atıldığı ve oradan öldürülmek üzere Dr. Şıvan’a verildiği aslında bu bölümün başında Ebdulhemid Derwêş’in söyledikleriyle bağlantılı.

Duvardaki fotoğraf

Gerek Suriye gerekse de Irak’ta hem Güney hem de Rojava Kurdistanı’nda gelişmeleri tartışmak için 1969’da Mele Mustafa Barzani’nin Dîlman’daki karargahına gidiyorlar. Tartışmalar yürüyor. Ebdulhemid Derwêş önemli bir ayrıntıyı çok önemsizmiş gibi aktarıyor. Mele Mustafa Barzani’nin odasında asılı fotoğraf. Evet duvarda asılı fotoğraf ne bir şehidin fotoğrafı ne de farklı birinin. Duvardaki fotoğraf İran Şahı’nınki.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.