Devlet esirlerini hep unuttu!

Haberleri —

Kürdistan'da artan askeri operasyonlar ve çatışmalarla birlikte HPG'nin alıkoyma eylemleri de arttı. 2011-2012 yılları içerisinde HPG'liler tarafından aralarında asker, polis ve kaymakamın da bulunduğu çok sayıda kişi alıkonulurken, şu an HPG'nin elinde 5 asker, 1 polis, 1 kaymakam, 1 siyasetçi bulunuyor. 1998 yılından sonra uzun süre alıkoyma eylemleri gerçekleştirmeyen HPG son 1,5 yıllık süreçte bu eylemi yoğunlaştırdı. Geçtiğimiz yıl aralarında asker, polis ve kaymakamın da olduğu devlet görevlilerinin yol kontrolleri sırasında alıkonmaları, kamuoyunda ciddi yankı yaratırken, 2012 yılında da bu tarz eylemler devam etti. 6 Haziran günü Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde yol kontrolü yapan HPG'liler, Erzurum'da askerlik yapan Antepli er Ali Sabancı'yı; son olarak 21 Haziran günü Bitlis'te de 1 asker ile 2 öğretmeni alıkoydu.

Devlet alıkonulanları unuttu!

Gerçekleşen alıkoyma eylemleri kamuoyunda geniş yankı uyandırırken; devlet yetkilileri, yapılan tüm çağrılara rağmen, bu konudaki sessizliğini koruyor. Tıpkı 90'lı yıllarda olduğu gibi yapılan son alıkoyma eylemleri de devlet nezdinde istenilen duyarlılığı yaratmadı. Nitekim, daha önce 2007 yılında Hakkari'de Dağlıca (Oremar) Taburu'na yönelik gerçekleştirilen eylemde alıkonulan 8 asker için dönemin Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in "keşke ölselerdi" şeklindeki beyanı, hem Genelkurmay'ın, hem de bir bütün olarak devlet yetkililerinin görüşünü yansıtır nitelikteydi. Bu duyarsızlık, kamuoyunda tepkilere neden olurken, alıkonulanların aileleri de yalnız bırakıldı.

22 yıllık dönem araştırıldı

Son dönemde HPG'nin alıkoyma eylemleri yoğunlaşınca, İHD Diyarbakır Şubesi, gerçekleşen bu eylemleri masaya yatırdı ve 1990 yılından günümüze yapılan alıkoymaları kapsayan bir rapor hazırladı. Raporun giriş bölümünde savaş esirlerinin tanımı yapılırken, milletlerarası ve çeşitli savaşlarda esir düşenlere uygulanan Cenevre Sözleşmesi de ayrıntılı bir şekilde işleniyor. Genel bir değerlendirmenin yapıldığı raporda, 1990 yılından günümüze gerçekleşen PKK'nin alıkoyma eylemleri ayrıntılı bir şekilde yer alıyor. Bugüne kadar kamuoyu tarafından pek bilinmeyen ve buna ilişkin yapılan haber ve araştırmalara da konu olmayan verilere göre; 22 yıl içerisinde 73 kez alıkoyma eylemi gerçekleşirken, bu eylemlerde 248 kişi alıkonuldu. Bu eylemlerin 46'sı 1990-2010 yılları arasında gerçekleşirken, 2011-2012 yıllarında ise 27 eylem gerçekleştirildi. 1990-2010 yılları arasında alıkonulanları sayısı 160 iken, 2011-2012 yılları arasında ise 88 kişi alıkonuldu. Rapora göre; alıkonulan kişilerin meslek veya görevlerine göre kategorize edilmiş hali şöyle: 60 asker, 3 polis, 22 korucu, 28 memur, 60 işçi, 11 siyasetçi, 38 turist, 26 sivil.


Askerler esir devlet duyarsız
Rapora göre gerçekleşen alıkoyma eylemlerinde devlet güçlerine yönelik yapılanlar ön plana çıkıyor. Bu eylemlerin ilki 5 Ağustos 1991 tarihinde gerçekleşti. Hakkari'nin Şemdinli İlçesi Samanlı Jandarma Karakolu'na baskın düzenleyen PKK'liler, eylem sonrası 7 askeri alıkoydu. Askerler alıkonulduktan 43 gün sonra Zagros Dağları'nda kendilerini görüntüleyen bir grup gazeteciye teslim edilerek serbest bırakıldı. Bu tarihten sonra eylemlerin ardı arkası kesilmedi. Neredeyse her eylem sonrası birer ikişer asker alıkonuldu. 91 yılı boyunca gerçekleşen 6 eylemde 11 asker alıkonulurken, askerler Irak'ta görev yapan Kızılhaç temsilcilerine teslim edilerek serbest bırakılmıştı. Ancak 90'lı yılların en önemli ve kamuoyunun gündemine giren alıkoyma olayı, 18 Ağustos 1993 tarihinde alıkonulan 13 asker olayı ile 1994 yılında gerçekleşen Şemdinli Ortaklar Karakolu ve Şırnak'ın Uludere İlçesi kırsalında alıkonulan 10 asker olayı oldu.

18 ay kalan da oldu
Uzun süre kamuoyunun gündemine oturan bu eylemler sonucunda alıkonulan askerlerin bir bölümü 18 ay boyunca Kandil dağlarında PKK'nin elinde kaldı. Devlet yetkilileri uzun süre duyarsızlık göstererek, konunun kamuoyunun gündemine gelmesini önledi. Ancak sivil toplum örgütleri ve ailelerin girişimleri sonucu konu 1996 yılında tekrar kamuoyunun gündemine geldi. Aralarında İHD, MAZLUMDER ve bazı sivil toplum örgütü temsilcilerinin bulunduğu bir heyet ile dönemin Refah Partisi Milletvekili Fethullah Erbaş'ın girişimleri sonucu bu askerler 8 Aralık 1996 tarihinde serbest bırakıldı. 90'lı yıllardan sonra 2005 yılına kadar PKK'nin ilan ettiği ateşkes ve eylemsizlik kararları nedeniyle alıkoyma eylemlerinde de ciddi bir azalma görülürken, 18 Temmuz 2005 yılında Dersim-Erzincan karayolunu kesen HPG'lilerin er Coşkun Kırandi'yi alıkoyması, gözleri tekrar bu eylemlere çevirdi. 17 gün boyunca PKK'nin elinde kalan Kırandi, aralarında İHD'li yöneticilerin de bulunduğu bir heyet tarafından zorlu bir sürecin ardından teslim alındı. Yine 9 Ekim 2005 tarihinde Şırnak'ın İdil İlçesi'nde yol kontrolü yapan HPG'liler, polis memuru Hakan Açıl'ı alıkoydu. Açıl, 110 gün sonra 27 Ocak 2006'da Federal Kürdistan Bölgesi'nin Zaxo kenti yakınlarında İHD ve MAZLUMDER heyeti ile birlikte gelen babası Muammer Açıl'a teslim edildi.

Oramar milat oldu

Türkiye'nin gündemini sarsan eylemlerin başında şüphesiz ki, 22 Ekim 2007 tarihinde Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'ne bağlı Dağlıca (Oremar) Taburu'na yapılan eylem geliyor. Eylemin ardından HPG'liler 8 askeri de alarak yanlarında götürdü. HPG 8 askeri, Federal Kürdistan Bölge Hükümeti İçişleri Bakanı Hacı Mahmut Osman, Uluslararası Tolerans Başkanı Kerim Sincari ile kapatılan DTP'nin milletvekilleri Osman Özçelik, Aysel Tuğluk ve Fatma Kurtulan'dan oluşan heyetle imzalanan protokolle 4 Kasım'da teslim etti. 8 asker serbest bırakıldıktan sonra Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca sorgulandı. 8 asker, "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek" şeklinde iddialar ile 12 Kasım'da tutuklandı.

Hala 9 kişi HPG'nin elinde
Son olarak 9 Temmuz 2011 tarihinde Amed'in Lice İlçesi yakınlarında Diyarbakır- Bingöl Karayolu'nun 65. kilometresinde gerçekleşen eylemde HPG'liler bir süre kimlik kontrolü yaptıktan sonra Lice 2. Mekanizma Tugay Komutanlığı'nda görev yapan Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç ve Bingöl'ün Genç ilçesinde çalışan Sağlık Memuru Aytekin Turhan Uz'u alıkoydu. Alıkonulanlardan Sağlık Memuru Aytekin Turhan Uz, 16 Eylül 2011 tarihinde serbest bırakılırken, iki asker halen PKK'nin elinde bulunuyor. Yine 12 Ağustos 2011 tarihinde Diyarbakır Muş Karayolu'nda alıkonulan Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, 9 Eylül 2011 tarihinde Van'ın Çatak İlçesi'nde alıkonulan polis memuru Nadir Özgen, 1 Ekim 2011 tarihinde Şırnak merkezde alıkonulan Uzman Çavuş Kemal Ekinci, 6 Haziran 2012 tarihinde Diyarbakır'ın Lice İlçesi yakınlarında alıkonulan er Ali Sabancı ve son olarak Bitlis'te alıkonulan asker halen HPG'lilerin elinde.

AKP başkanını da unuttu
AKP Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik'i alıkoyan HPG'nin buna benzer eylemleri 90'lı yıllarda yoğun bir şekilde gerçekleştirdiği görülüyor. 1994 yılında 10 belediye başkanı, il, ilçe başkanı PKK'liler tarafından alıkonulmuştu. 1993 ile 1994 yılları arasında DYP Tunceli İl Başkanı Veli Yeşil, SHP Diyarbakır İl Başkanı Hayati Kahraman, Erzurum Tekman İlçe Belediye Başkanı İhsan Gök, Hınıs İlçesi SHP'li Belediye Başkanı Cafer Eren, Karayazı İlçesi DYP'li Belediye Başkanı Celal Şaka, Karaçoban İlçesi ANAP'lı Belediye Başkanı Tacettin Aslan ile Hınıs İlçesi'ne bağlı Halilçavuş Beldesi'nin DYP'li Belediye Başkanı Kemal Peker, Siirt'in Gökçebağ Beldesi DYP'li Belediye Başkanı Bedrettin Çiçek, 5 Ağustos 1998 tarihinde Van Bahçesaray İlçesi ANAP'lı Belediye Başkanı Naci Orhan, 27 Temmuz 2005 tarihinde Bingöl'ün Yayladere İlçesi AKP'li Belediye Başkanı Haşim Akyürek alıkonulan isimler arasında. 


Kürt sorununu gündemleştirdi
Raporda alıkonulan turistlere de yer veriliyor. İlki 1991 yılında gerçekleşen ve 15 Alman turistin alıkonulduğu eylem o dönem dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. 90'lı yıllarda turistlere yönelik alıkoyma eylemleri sadece bununla sınırlı değil. 31 Ağustos 1991 tarihinde Amerikalı, İngiliz ve Avusturyalı 5 turist, Temmuz 1993 tarihinde 2 İngiliz turist, 24 Temmuz 1993 tarihinde 4 Fransız turist, 15 Ağustos 1993 tarihinde Alman ve Yeni Zelandalı 3 turist, 9 Ekim 1993 tarihinde ABD'li ve Yeni Zelandalı 2 turist, 23 Eylül 1996 tarihinde ABD, Polonya ve İran vatandaşı 3 turist, 8 Temmuz 2008 tarihinde 3 Alman dağcı, son olarak 2 Haziran 2012 tarihinde de İngiliz bir turist PKK'liler tarafından alıkonuldu.

Esir turistlere de dava açıldı

Özellikle Avrupa ülkelerinde büyük etki yaratan alıkoymalar, Kürt sorununun kısa sürede dünya ülkelerinde tartışılmaya başlamasına neden oldu. Bu arada PKK'nin serbest bıraktığı bazı turistlerin serbest bırakıldıktan sonra devlet tarafından haklarında dava açılarak, yargılanmaları da dikkat çekti. Her ne kadar turistik geziler amacıyla bölgede bulundukları belirtilse de alıkonulan çoğu turist ajanlıkla suçlandı.

Esirlere için ilk rapor
PKK tarafından yapılan alıkoyma eylemleri ve bu eylemlere ilişkin İHD'nin hazırladığı raporu değerlendiren İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, böylesi bir raporu hazırlamasının geçmişten günümüze yaşanan olayların daha iyi görülmesini sağlayacağını söyledi. "Biz aslında bölgede yaşanan hak ihlalleriyle ilgilenirken, siyasal boyutu ön plana çıkan olayları da önümüzde buluyoruz" diyen Bilici, "Son günlerde kamuoyunun gündemine yoğun bir şekilde gelen silahlı örgüt militanlarının alıkoyma eylemleri oldu. Biz de bunun geçmişten günümüze bir araştırmasını yaparak, bir raporlama çalışması yaptık" diye konuştu. Hazırladıkları raporun bu konuda yapılan ilk çalışma olması itibariyle önemli olduğunu vurgulayan Bilici, "Bugüne kadar bu olayları hep kulaktan dolma bilgilerle biliyorduk. Daha çok kamuoyunda çokça bilinen belli bazı alıkoyma olayları vardı. Ancak biz araştırdıkça geçmiş yıllara gitmeye başladık. Böylece konuyu bu tür eylemlerin yoğun yaşandığı 1990 yılından günümüze ele almaya karar verdik" dedi.

Esirlere iyi davranılıyor

Raporda yapılan bu eylemlere ilişkin sevindirici önemli bir noktayla karşılaştıklarını kaydeden Bilici, şöyle devam etti: "Öncelikle gerek 90'lı yıllarda, gerekse de son dönemlerde yaşanan bütün alıkoyma veya esir alma olayları mutlu sonla bitmekte. Bu da sevindirici bir durum. Hemen hemen olayların tamamında alıkonulanlar belli bir süre sonra serbest bırakılmaktadır. Örgütün daha önce açıkladığı şekliyle Cenevre Savaş Sözleşmesi'ne uyuyor olması, biz insan hakları savunucuları açısından önemli bir noktadır. Bu durum da alıkonulanların ailelerin umutlu olmasını sağlıyor."
2011 ve 2012 yılında gerçekleştirilen bazı alıkoyma eylemlerinde HPG'nin alıkoyduğu kişileri halen serbest bırakmadığını hatırlatan Bilici, şunları söyledi: "Biz İHD olarak diğer sivil toplum örgütleriyle birlikte zaman zaman bu insanların özgürlüklerine kavuşması için açıklamalar yapmaktayız. Yaşanan olaylar sonrası yaptığımız açıklamalar genellikle etkisini gösteriyor. Yaptığımız çağrılardan sonra çoğu kez, alıkonulanlar serbest bırakılmaktadır. Ancak bazı olaylarda ise, belli şartlar öne sürülmektedir. Bu şartlar yerine getirilmediği vakit maalesef son olaylarda olduğu gibi, kişilerin alıkonulması süreci uzun sürebilmekte."

Devletin umrunda değil

Alıkonulanlara ilişkin devlet ve hükümet yetkililerinin duyarsızlığına dikkat çeken Bilici, "Geçenlerde gördünüz, İsrail bir tek askeri için Filistinli bini aşkın tutsağı serbest bıraktı. Bu da askerine veya insanına ne kadar değer verdiğini gösteriyor. Ancak bizim ülkemize baktığımızda, yıllar boyu askerleri, polisleri veya memurları alıkonulmuş ve bu devlet kılını kıpırdatmamış. Biz bunu anlamakta güçlük çekiyoruz açıkçası. Hükümet ne ailelere yardımcı oluyor, ne de bizim çabalarımıza yardımcı oluyor. Bu da bizi son derece üzüyor. Devlet vatandaşı için gerekirse örgütle diyaloga geçip, yurttaşını sağ salim teslim alabilmeli" diye konuştu.

ERDOÐAN ALTAN / DİHA/AMED

paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.