Dolar 10 barajının üstüne oturdu

15 Kasım 2021 Pazartesi - 17:19

  • Türk Lirası (TL) geçen hafta dolar karşısında yüzde 3 değer yitirerek önemli bir psikolojik seviye olan 10 barajını aştı. 5 yılda değerinin üçte ikisini kaybeden TL, büyük bir farkla en çok değer kaybeden para birimi olmayı da başardı. Yıl başından bu yana yüzde 25’i bulan değer kaybı ve çift hanelerden aşağı inmeyen enflasyon, alım gücünü de eritiyor. Uzmanlara göre; bu koşullarda TL’deki değer kaybı devam edecek.

Dolar/TL, Cuma akşamı 10 düzeyini aştıktan sonra dün sabah itibarıyla 10.0360/10.05 seviyesindeydi. Euro/TL aynı saatte 11.4560, sepet bazında TL 10.7528/10.7847 seviyesindeydi. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’leri ise Ekim sonunda tırmandığı 470 baz puana kıyasla gerilemiş durumda. Geçen hafta 400 baz puanın altına inen CDS’ler Cuma günü 6 baz puan düşüşle 406/410 baz puandaydı.

Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplanacağı 18 Kasım Perşembe, dövizin gidişatını belirlenmesinde kritik olacak. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarları üzerine faiz indirimin süreceği bekleniyor. TCMB’nin politika faizini bu hafta 100 baz puan daha indirerek yüzde 15’e düşüreceği tahmin ediliyor. TCMB önceki iki ayda 300 baz puan faiz indirimi yapmıştı.

TCMB fiyat istikrarının cari fazla verilmeden sağlanamayacağını belirtirken, tüketici enflasyonun ise şahlanmayı sürdürüyor. Yükselen enflasyonun dar gelirlilere yansımasını hafifletmeye çalışan hükümet ise çeşitli seçenekleri değerlendiriyor. AKP MYK dün toplandı ve temel gündemlerinden biri asgari ücretti. Asgari ücretin yüksek bir seviyede belirlenmesi başta olmak üzere bütçede gevşeme yönlü uygulamalar belirginleşecek.

Faiz indiriminin ardından TL’nin değer kaybı ve yatırım araçlarının getirilerinin düşmesi yatırımcıları borsaya yöneltti. Yatırımcılar döviz geliri olan ihracatçı şirketlere yönelirken BIST-100 endeksi Ekim ayı ortasından bu yana neredeyse aralıksız yükseliş kaydetti. Endeks Cuma yüzde 0.83 yükselişle kapanırken, geçen bir ayda yüzde 16 prim yaptı.

Büyük bir şok geliyor

Dolar/TL kuru hakkında YouTube üzerinden yayın yapan Integral Forextv’den Dr. Aytunç Kocabalkan’ın sorularını yanıtlayan ekonomist Atilla Yeşilada, ”Erdoğan gibi halkın içinden gelmiş bir liderin ekonomide bir sıkıntı olduğunu kabullenmemesi bana burada zihni bir engelle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Neden buraya geldik? Faiz kararlarını Merkez Bankası karar vermiyor ki, sayın Erdoğan veriyor. Sayın Erdoğan bu şekilde uygulamalara devam ederse büyük bir şok ile karşı karşıya kalacağız. Bu şok dalgasının bütün finansal sistemi kötü bir şekilde derinden etkileyeceğini göremiyorsa o zaman iyimser olmanın bir anlamı yok’’ dedi.

Devalüasyon - enflasyon sarmalı

Yıl sonu dolar kurunu 9.98 olarak öngören Merkez Bankası beklenti anketi raporununun yayımlanmasından bir hafta sonra delindiğini ve doların 10 TL’nin üzerine oturduğunu hatırlatan Yeşilada, ”Eğer bir iki hafta içinde çok acil bir şekilde döviz kuruna müdahale edilmezse 1990’lı yılların devalüasyon - enflasyon sarmalına gireriz. TL’nin değer kaybı enflasyonu körükler, döviz yükseldikçe de millet döviz almaya başlar. Fiyatlar da dövize göre belirlenir. 1990’lara dönmek isteyen varsa buyursun devam etsin’’ şeklinde konuştu.

Faiz düşürme ısrarının sonucu

 Ekonomi profesörü Aziz Konukman da MA’ya yaptığı açıklamada, iktidarın ‘faiz-neden, enflasyon-sonuç’ tezinde ısrar ettiğini; bunun 11. Kalkınma Planına ve Orta vadeli programlara politika tedbiri olarak uygulandığını hatırlattı. Konukman, ”Eğer ‘faiz-neden, enflasyon-sonuç’ tezine inanıyorsanız ve bunu da bir resmi belge haline getirdiyseniz sonucu bu oluyor. İktidar enflasyonu düşürme ısrarında devam ettiği sürece hem kur alıp başını gidecek hem de bunun enflasyonist etkileri ortaya çıkacak” dedi.

Enflasyona katkısı anlatılmalı

MB’nin kurun olası artışlarının konusunda bir öngörüsü olması gerektiğini belirten Konukman, kurdaki artışın enflasyona katkısının ne olduğu konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini ekledi. Konukman, MB ve Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) göreve çağırarak, şöyle devam etti: “Her bir sektör girdilere bağlı. İthal sektörler ise döviz cinsine bağlandığı için bunların fiyatları kur arttıkça artıyor ve bu da sektörel fiyatların artmasına neden oluyor. Sektörel fiyatlar arttıkça da enflasyondaki ağırlıkları oranında enflasyona katkı sunuyorlar. Bunun kamuoyunda paylaşılması lazım. Yarın bir gün iğne ipliğe zam geldiğinde fırsatçılar ortaya çıkacaktır. İthal sektörler de zam furyasına katılabilirler. Bunların tespit edilebilmesi için kamuoyunu bilgilendirmeye ihtiyaç var.”

 

Garanti Bankası’na İspanyol talip

İspanya bankalarından Banco Bilbao Vizcaya Argentaria (BBVA), Garanti Bankası‘nda mülkiyetinde olmayan bütün hisseler için alım kararı aldı.

Garanti Bankası’nın yüzde 49,85’ine sahip İspanya BBVA, bankanın geri kalan hisselerini almak için gönüllü pay alım teklifinde bulunmaya karar verdi. Kamu Aydınlatma Platformu’na açıklama yapan şirket, Türkiye Garanti Bankası A.Ş.’nin hâlihazırda BBVA mülkiyetinde bulunmayan paylarının tamamı için bir Gönüllü Pay Alım Teklifi yapılmasına karar verdi.

BBVA, şirketin toplam sermayesinin yüzde 49,85’ini temsil eden 2 milyar 93 milyon 700 bin adet paya paya sahip. Teklif, BBVA’nın mülkiyetinde bulunan bahsi geçen bu paylar hariç, şirketin sermayesini temsil eden tüm paylara yönelik.

Kalan Garanti hisseleri için teklif hisse başı 12,20 TL olacak. Eğer bu teklif ve anlaşma gerçekleşirse alım bedeli 25 milyar 697 milyon Türk Lirası olacak.

Borsa’daki yükselişi tetikledi

Garanti Bankası hisseleri BBVA’nın hisse alım kararı sonrası yüzde 10’a yakın primle tavan olurken, diğer bankaların hisseleri de sert yükseldi. Bankacılık sektörü endeksi saat 10.21 itibarıyla yüzde 7,6 yükselirken, bankalardaki yükseliş BIST-100’ü yüzde 2,4 yukarı çekti.

BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres “BBVA’nın Garanti’den mevcut hisse alım kararına dair Türkiye piyasalarındaki riskler zaten fiyatlanmıştı” dedi.

 

BAE’nin parası gelir mi?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan, Ankara’yı ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşecek. El Nahyan’ın gelecek hafta Türkiye’de olması öngörülüyor. HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, ”Ne görüşeceksiniz? ‘Bu ekonomiden kurtulmak için sıcak para arayışımız var, bize biraz sıcak para verin. Ülkeye sıcak para girişini sağlayın’ mı diyeceksiniz?” diye sordu.

Önceki günden itibaren başta önce BAE ve Suudiler tarafından finanse edildiği söyleyen The Independent Türkçe, ardından tüm Türk medyası, BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan’ın Türkiye’yi ziyaret edeceği yazıldı. Dün itibarıyla henüz resmi açıklama yapılmamıştı.

Ankara - Abu Dabi ilişkileri, Türkiye’nin bu ülkeyi, 15 Temmuz 2016’daki devlet içi çatışmada kaybeden tarafa dolaylı destek vermekle suçlamasıyla olumsuz seyir izlemeye başladı. Mısır’daki askeri darbenin ardından ilişkiler dondu. Türkiye, kendisi İsrail’le diplomatik ilişkilerini sürdürmesine rağmen ilişkilere başlayan BAE’ye tepki göstermişti. İki devlet, Suriye ve Libya konularında da farklı dış politikaya sahip. Filistin meselesi de öyle.

Katar’ın Körfez ülkeleriyle yaşadığı gerginlikte Ankara ile Abu Dabi iki karşı cephede yer almıştı. Erdoğan hükümeti Katar’ın yanında dururken BAE yönetimi, Suudi Arabistan’la birlikte Doha’ya uygulanan ambargonun başını çekmişti.

 

Sıcak para mı dilenecekler

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, dün gündemdeki gelişmeleri değerlendirdiği Meclis’teki basın toplantısında bu ziyarete de dikkat çekti. Oluç, şunları söyledi: ”Ekonomideki batışı, krizi artık saklayamıyorlar. Kendi vekilleri bile bunu söylemekten kaçınamıyor artık. Geçen gün Kayseri milletvekili demiş ki, asgari ücret 4 bin TL olmalıdır. Niye bunu söylüyor. Çünkü artık halkın arasına çıkamıyorlar, çarşıya pazara çıkamıyorlar. İnsanların içine çıksalar, AKP milletvekiliyiz deseler, oradaki eleştiri ve protestoları kaldıracak durumda değiller. Bütün bu gerçeklere rağmen, Titanik batarken Saray ahalisi dansına devam ediyor. Dolar rekor üstüne rekor kırıyor. Buraya gelmeden baktım, 10,03 olmuş. Muhtemelen daha da artacak. Çünkü Perşembe yaklaşıyor; Merkez Bankası toplanacak, ondan sonra doların halini göreceğiz.
Duyduk ki, AKP Genel Başkanı, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi ile görüşecekmiş. Ne görüşeceksiniz? Ekonomideki krizden kurtulmak için bize biraz sıcak para verin mi diyeceksiniz? Yoksa 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu dediğiniz BAE’den hesap mı soracaksınız? Hangisi? Ne oldu da 15 Temmuz’un sorumlusu ve finansörü ilan ettiğiniz BAE ile görüşüyorsunuz?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ülkenin batışının nedenidir. Asgari ücret 385 dolardan 280 dolara düştü, en az 5 bin TL olmalıdır. 5’li çeteye dağıtılanlar EYT’lilere verilirse sorun çözülürdü. Hepiniz krizi birlikte yarattınız, hepiniz kaptan köşkündesiniz.”

 

Ekim açığı 17,4 milyar TL

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre; merkezi yönetim bütçesi Ekim’de 17,41 milyar TL, yılın başından bu yana toplam 78,5 milyar TL açık verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Yönetim Bütçe İstatistiklerini açıkladı. Bakanlık tarafından açıklanan verilere göre; merkezi yönetim bütçesi Ekim 2021’de 17,41 milyar TL açık verdi. Bir önceki yılın aynı ayında bütçe açığı 4,89 milyar TL olarak gerçekleşmişti.

Bütçe 2021 Ekim’de 3,11 milyar TL faiz dışı açık verdi. Merkezi yönetim bütçe giderleri Ekim’de 131,4 milyar TL, faiz hariç giderler 117,1 milyar TL, gelirler 114 milyar TL oldu.

Merkezi yönetim bütçesi 2020 yılı Ocak-Ekim döneminde 2021 yılı Ocak-Ekim döneminde 78,5 milyar TL açık verdi.

 

Tarım ÜFE’de yüzde 23 artış

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE), Ekim’de bir önceki aya göre yüzde 1,68, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 23,1 artış gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim’e ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre, endekste Ekim’de bir önceki aya göre yüzde 1,68, geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 15,92, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 22,06 artış gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış yüzde 79,66 ile lifli bitkiler alt grubunda oldu. Bunu yüzde 38,18 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar, yüzde 37,47 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar alt grupları izledi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.