Fotoğraflarla ‘Savaş ve Kadın’

4 Eylül 2020 Cuma - 13:15

  • Sümer Rahip Devletinin ortaya çıkışıyla birlikte köleleştirilen kadın, bu çağdan itibaren ötekileştirilen, gündelik hayatta, savaşlarda tecavüze uğrayarak devletler, gruplar, topluluklar ya da erkek birey bazında erk sağlamanın, üstünlük kurmanın aracı olarak görülmüştür.

BARIŞ BALSEÇER

Bu paralelde kadın bedeni araçsallaştırılmakta, patriarkal düzende en eski çağlardan beri belli bir kişinin, grubun ya da toplumun nesnesi sayıldığı için, savaşan iki grup arasında en fazla yarayı alan taraf olmaktadır. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bunu, ”Uygarlık tarihi, kadının kaybedişi ve kayboluşu tarihidir aynı zamanda. Bu tarih tanrı ve kullarıyla hükümdar ve tebaalarıyla, ekonomik ve bilim sanatıyla erkek egemen kişiliğin pekiştiği tarihtir” diyerek ifade eder.

”Erkek savaştır, savaş erkektir”. Dünyanın her yerinde süren savaşlarda acılar yaşayan, tecavüze uğrayan, savaşın yarattığı mağduriyeti en fazla yaşayan kadınların bedeni de savaşan taraflar için çoğu zaman ganimet, çoğu zaman da kent ya da ülke ile bir tutulmakta, ikisi de yağmalanmaktadır.

Fotoğraflanan, tarihin belleğine işlenen birkaç fotoğrafla savaş ve beraberinde kadına yönelik şiddeti ele aldık.

 

Ölüm Meleği

Nazilerin Ünlü Alman doktoru Joseph Mengele. Nam-ı diğer Ölüm Meleği. Mengele kadınlar üzerinde bir çok deney yaptı. Naziler için Yahudi, Çingene, Komünistlerin yanı sıra fiziksel ve zihinsel engelliler de öldürülmesi gerekenlerdi. Özel kışlalar yaptıran Mengele, bu kışlalara ‘Hayvanat Bahçesi’ ismini uygun görmüştü. Birçok kadın bu kışlalarda kısırlaştırıldı. Anestezi kullanılmadan kadınların uzuvları kesildi. Kadın toplama kamplarında binlerce kadın insanlık dışı deneylere maruz kaldı.

 

Zoya Kosmodemyanskaya (13 Eylül 1923–29 Kasım 1941)

Zoya, Sovyetler Birliği’nin en saygın kadın kahramanlarından biriydi. Almanların konuşlandığı bir köyü yakması için emir aldı. Zoya köyü yakmıştı fakat bir Rus işbirlikçisi kendisini Nazi askerlerine bildirmişti. Yakalanıp idam edildiğinde 18 yaşındaydı. İdam edilmeden önce: ”Ölmek için korkmuyorum! Halkım adına öleceğim için mutluyum! Siz şimdi beni asıyorsunuz ama yalnız değilim. Biz iki yüz milyon insanız. Hepimizi asamazsınız.”

Almanlar, Zoya’nun vücudunu birkaç hafta darağacında asılı bıraktılar. Sovyetler, Ocak 1942’de bu toprakları ele geçirdikten sonra Zoya’yı toprağa verdiler.

 

Nagasaki Katliamı

Nagasaki’ye atılan atom bombasından bir gün sonra (10 Ağustos 1945) çekilen bu fotoğrafta hayatta kalmaya çalışan bir anne ve onun bebeğini görüyoruz.

9 Ağustos 1945’te saatler 11.00’ı gösterdiği sırada Amerika Birleşik Devletleri Nagasaki şehrine atom bombası atmış ve yüz binlerce insanın ölümüne sebep olmuştu.

 

Fransız Kadın (Yıl 1944)

Alman askerleri tarafından dövülmüş, kucağında bebeğini tutan bir Fransız kadın. Saçları kazıtılmış. Alman bir askerden hamile kaldığı için ona böyle bir ceza vermişler. Yanındaki ise annesi. Kızının hamile kalmasına engel olmadığı için Almanlar onu da cezalandırmış. Bu ceza ile aşağıladıklarını düşünmüşler, insanlığın en aşağılıkları.

 

Ceset toplatmak (Tarih: 28 Nisan 1945)

Silahlarıyla kadınların başında bekleyen Nazi askerleri. Yer Bergen-Belsen Toplama Kampı. Kadınlara zorla ceset toplatıyorlar. İşledikleri insanlık suçunun izlerini şiddet yoluyla kadınlara yaptırıyorlar.

 

Wehrmacht’in adamları

Zoya, Sovyetler Birliği’nin en saygın kadın kahramanlarından biriydi. Almanların konuşlandığı bir köyü yakması için emir aldı. Zoya, köyü yakmıştı fakat bir Rus işbirlikçisi kendisini Nazi askerlerine bildirmişti. Yakalanıp idam edildiğinde 18 yaşındaydı. İdam edilmeden önce: ”Ölmek için korkmuyorum! Halkım adına öleceğim için mutluyum! Siz şimdi beni asıyorsunuz ama yalnız değilim. Biz iki yüz milyon insanız. Hepimizi asamazsınız.”

Almanlar, Zoya’nun vücudunu birkaç hafta darağacında asılı bıraktılar. Sovyetler, Ocak 1942’de bu toprakları ele geçirdikten sonra Zoya’yı toprağa verdiler.

 

Yıl 1942