Kartel parti olarak İyi Parti ve faşizmin toplumsallaşması

Hasan KILIÇ Haberleri —

  • 31 Mart 2024 stratejisinin bir önceki yerel seçimdeki gibi “faşizmin kurumsallaşmasının geriletilmesi” değil, “faşizmin toplumsallaşmasının önüne geçme” önceliğine sahip olması gerekir.

Rejim, devlet ve Türklük krizini çözmek üzere Kürt siyasetinin Türkiye’de belirleyici olmasını engellemek için yönetim sistemini değiştirdi. Adına Türk Tipi Başkanlık dedikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, siyaseti sistem içi ve Kürt siyasetinin etkisinin olmadığı bir çerçeveye kavuşturmak için iki bloklu seçim yarışı öngördü. İki blok şekillenmeye başladı. İyi Parti, MHP’den ayrılanlarla kuruldu. Israrla merkeze yürüyen parti olmayı reddetti. İki bloktan CHP’nin öncülük ettiği ekibe dahil oldu.

14 Mayıs’ın ötesi: Dağılmaya karşı devlete yaslanma

14 Mayıs’tan sonra Türkiye siyasetinde farklı dinamikler gelişmeye başladı. İyi Parti’de istifalar art arda geldi ve dağılma görüntüsü gelişti. 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta muhalefetin kaybetmesine gönüllü rıza gösteren İyi Parti, iç gerilimleriyle meşgul olmaya başladı. Yılların devletli siyasetçisi Meral Akşener, Türkiye’de siyasetin yazılı olmayan kurallarından birine oynamaya başladı. Devleti temsil eden bloka yakınlaşarak dağılmayı önleme yoluna girdi. Siyaset tarihi bir kartel parti hikayesi daha kazandı. Kürtlerin katledilmesini öven açıklamaları bu yanaşma halinin somut örneği oldu.

31 Mart’a doğru: Rejime yedeklenme

31 Mart seçimleri öncesi her yerde kendi adayını çıkaracağını açıklayan İyi Parti, iktidar blokuna göz kırptı. İktidar blokuna eklemlenerek 31 Mart stratejisini buna göre oluşturdu. Şöyle ki; İyi Parti, AKP ve MHP’nin güçsüz olduğu ama ulusalcı damarın yaygın olduğu yerlerde “olası CHP-DEM Parti” ittifakından rahatsız olan aşırı milliyetçi ve ırkçıların oyuna talip olarak siyasal olarak var olmaya çalışacak. Bu yeni konumu vesilesiyle de iktidar blokunun artırmak istediği, bir yandan Kürt karşıtlığı harçlarına katkı sunacak diğer yandan ekonomik ve toplumsal krizlerle biriken enerjiyi Kürt karşıtlığına yöneltecek denkleme dahil oldu. Yani faşizmin toplumsallaşmasının hızlandırıcı öznelerinden biri olmaya talip oldu.

Günümüz sorunu: Faşizmin toplumsallaşması

İyi Parti’nin yeni konumunu derinleşen ekonomik kriz, toplumsal ayrışma ve siyasal kutuplaşma çerçevesine yerleştirdiğimizde, 31 Mart 2024 stratejisinin bir önceki yerel seçimdeki gibi “faşizmin kurumsallaşmasının geriletilmesi” değil, “faşizmin toplumsallaşmasının önüne geçme” önceliğine sahip olması gerekir.

Bunu gerçekleştirmenin yolu da sistemin iki bloklu siyaset yapısına karşı Üçüncü Yol’da ısrarcı olmak, Kürt halkının temsilcisi olan DEM Parti’nin siyasi partiler değil, toplumsal yapılar aracılığıyla Batı kentlerine taşınmasını sağlamak, DEM Parti’nin Kürtler dışında farklı toplumsal dinamiklerin temsilcisi olmasını sağlamaktır. Bu öncelikler ne kadar başarılı örülürse, faşizmin toplumsallaşmasının önüne geçilebilir. DEM Parti ve Kürt halkı ulusal politika yapmaktan ötesine geçebildiği ölçüde faşizmin toplumsallaşmasının anti-Kürt karakterine cevap verebilir. Farklı halklar ve inançlar ile toplumsal dinamikler DEM Parti ile ortak hareket ettikçe faşizmin toplumsallaşmasına karşı güçlü bir manevra gerçekleştirebilir.

Bu sebeple, ilk görev DEM Parti’nin belediye kazanma üzerinden sayısal bir kazanca tamah etmemesi, sistemik eğilimde anti-Kürt gerçekliğini kabul ederek de-politize olmaması; ardından ise farklı kimlik ve kesimlerin DEM Parti etrafında toplanarak faşizmin toplumsallaşmasına cevap vermesini sağlamaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.