Kürt aydınlanmasında bir köprü: Feqî Hüseyin Sağnıç

Hüseyin Sağnıç, 20. yüzyılın ikinci yarısında Kürt aydınlanmasında gelenek ve modernite arasında bir köprü oldu. Kürt ulusal mücadelesinde yerini alan Feqî, ‘mektebli’lerin öncülüğünü yaptığı oluşumlara da bir Kürt aydını olarak enerjisini kattı.
İBRAHİM BULAK
1926 yılında Bitlis’in Hizan ilçesinden doğan Hüseyin Sağnıç, ailesiyle beraber 3 yaşındayken Tatvan ilçesine göçer. 8 yaşında babasını yitiren Sağnıç, 13 yaşından itibaren Kürt seydaların yanında medrese eğitimi görmeye başlar. Anadili Kürtçe dışında Türkçe, Arapça ve Farsça da biliyordu. Medresede Kürtçe eğitim görmesi ve Kürt edebiyatını daha yakından tanıması ile ulusal bilinç kazanan Sağnıç, sonraki yıllarda Diyarbakır’da bulunan Musa Anter, Canip Yıldırım, Yusuf Azizoğlu gibi Kürt şahsiyetleri ile ilişki kurar. Zira bu yıllarda yani 1959’un sonunda Diyarbakır’da çıkan ‘İleri Yurt’ gazetesi Kürt aydınlarının buluşma merkezlerinden biridir.
Gündüzleri marangozhanesinde çalışan Feqî, geceleri de Kürt dili ve edebiyatına üzerine çalışır. 1960’lı yılların başına kadar Arap alfabesiyle Kürtçe yazan Feqî, Osman Sebrî’nin bir Kürçte kitabı ile karşılaşır ve o kitapla beraber artık Latin alfabesini kullanmaya başlar. Genç yaşlarda Demokrat Parti’ye ilgi duyan Feqî, 1961 yılında kurulan Yeni Türkiye Partisi ile de ilişkilenir ve belli bir süre bu parti için çalışır.1964 yılında Ziya Şerefhanoğlu’nun senato seçimleri için Bitlis’ten bağımsız aday olarak katılmasına aktif destek verir ve siyasi alanda çalışmalar yürütür. 1960’lı yılların ortalarında Tarık Ziya Ekinci’nin Tatvan’da Türkiye İşçi Partisi’nin kurma girişimlerine Feqî Hüseyin destek vermez. Türk orjinli bu partiler arayışlarına karşılık vermez ve 1965 yılında Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (TKDP) kuruluşunda yer alır ve merkez komite üyeliğine seçilir. TKDP ayrışmasında Doktor Şivan (Sait Kırmızıtoprak) ile hareket eden Feqî, 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra tutuklanarak 8 ay hapis yatar.
‘Süt gibi, şiir gibi bir adam’
Yaşar Kemal, Feqî Hüseyin Sağnıç için hazırlanan kitabın önsözünde ondan şöyle söz eder: ‘’Süt gibi, şiir gibi bir adam. Süt gibi temiz, berrak ve doğru. Şiir gibi güzel, sade ve dikkat çekici.’’
Genç yaşında Feqî Hüseyin ile tanışma fırsatı bulan yazar Mehmed Uzun ölümünden sonra onun için kaleme aldığı yazısında ondan şöyle bahseder: ‘’1970’lerin başında tanıdım Mam Feqî’yi. Ben yeni yetme bir genç, o ise yaşlı bir aydındı. O vakitler dikkatimi çeken ilk şey şuydu; seçkin, meşhur bir aydın olduğu halde çok mütevaziydi. Medreseden geldiği halde son derece moderndi.’’
Mehmed Uzun’un mamostesi
1972 yılında Mehmed Uzun, Diyarbakır Askerî Cezaevi’nde tutuklu olduğu dönemlerde Feqî Hüseyin’den Kürtçe dersler de alır. Sonrasında sorumlu yazı işleri olduğu 1976 yılında çıkan Rizgarî dergisinde Feqî Hüseyin ile beraber çalışır. İki dilde yani Kürtçe ve Türkçe çıkan derginin, Kürt yayın kurulunun başkanı da Feqî Hüseyin’dir. Sağnıç, 1984 yılında İstanbul’a yerleşir ve o tarihten itibaren Kürt dili ve edebiyatı üzerine çalışır.
1990’lı yılların başında İstanbul’da bulunan Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Kürtçe dersler verir. Daha sonra da 18 Nisan 1992 yılında Musa Anter, İsmail Beşikçi, İbrahim Gürbüz ve Cemşid Bender gibi aydınlarla birlikte İstanbul Kürt Enstitüsü’nün kuruluşunda yer alır. Burda da Kürtçe dersler verir. O yıllarda Kürt edebiyatı ve yayıncılığı için çok önemli bir dergi olan Rewşen dahil birçok yerde Kürt dili ve kültürü ile ilgili yazılar kaleme aldı.
Medrese ve modernite
Yazılarında, röportajlarında medreselerin Kürt dili ve edebiyatı için önemini her fırsatta dile getiren Hüseyin Sağnıç, bu bağını görünür kılmak için genç yaşlardan itibaren isminin yanına ‘Feqî’ yani ‘medrese eğitimi gören’ sıfatını ekler. Hüseyin Sağnıç, 20. yüzyılın ikinci yarısında Kürt aydınlanmasında gelenek ve modernite arasında bir köprü oldu. Özellikle 1960’lı yıllardan sonra Ankara ve İstanbul gibi Türk metropollerine okumaya giden ‘mektebli’ Kürt öğrencilerin sol ve seküler ideolojiler üzerine bir Kürt kimliği inşa etme çabası başlar. Feqî Hüseyin de sol siyaseti bilmesine ve takip etmesine rağmen ona mesafeli durur. Kürt ulusal mücadelesinde yerini alan medreseli Feqî, ‘mektebli’lerin öncülüğünü yaptığı oluşumlara da bir Kürt aydını olarak enerjisini katar. Feqî’nin olduğu yerde Kürtçe görünür ve ulusal vurgu da daha güçlüdür diyebiliriz.
Dicle-Fırat ve Feqî Hüseyin
1 Ekim 1962 yılında aylık olarak yayın hayatına başlayan ve 8 sayı çıkabilen Dicle-Fırat gazetesinde de Feqî’nin yazıları yayımlanır. İlk yazısı, bir okuyucu olarak gönderdiği mektubudur. Dicle-Fırat gazetesine gönderdiği mektup, gazetenin 4. sayısında yayımlanır. ‘F. Hüseyin Sağniç’ imzasıyla Tatvan’dan gönderdiği mektubunda şunları yazar:
‘’Muhterem Dicle-Fırat Aliesine
Gazetenizi okuyorum. Senelerden beri dertlerimizi ifade edecek bir neşir organı arar dururdum. Nihayet bugün sayenizde istediğime kavuştuğum için bahtiyarım.
Bundan dolayı sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır.
Memleket ve doğu dâvalarını ele alan sizlere yalnız benim değil vicdani mesuliyet taşıyan büyün insanların yardım etmleri lâzım gelir. Zira asırlarca ihmal edilmiş ve unutulmuş doğu bölgesi ve halkı ancak böyle vatanperver gayretle refah ve saadet ışığına kavuşabilir.
Şunu da arz etmek isterim ki bir ay çok uzun bir müddettir. Bundan ötürü gazetenin çıkacağı güne kadar sabırsızlık son haddine varmaktadır. Eğer onbeş günde bir çıkarırsanız tabii sabırsızlığımın bir kısmını telâfi etmiş olursunuz. Saygılarımı sunar muvaffakiyetler dilerim.’’
Daha sonra da gazetenin 7 sayısında ‘Değişmeyen Bölge: Doğu Anadolu’, 8. sayısında da ‘Doğuda Değişmeyen Korkunç Zihniyet’ başlıklı yazıları yayımlanır.
Eserleri
20 Kasım’da beyin kanaması geçiren Feqî, 112 gün komada kalır ve 12 Mart 2003’te 76 yaşında İstanbul’da hayata veda eder. Cenazesi Tatvan’a götürülerek defnedilen Sağnıç’ın yayımlanmış eserleri şunlardır:
-Hêmana Rêzimana Kurdî,Melsa Yayınları, 1991 (Kürtçe Dilbilgisi)
-Pêşerîya Hewisîna Zimanê Kurdî 1,Melsa Yayınları, 1991(Kürtçe Öğrenme Metodu 2)
-Pêşerîya Hewisîna Zimanê Kurdî 2, Melsa Yayınları, 1992 (Kürtçe Öğrenme Metodu 2)
-Yûsiv û Zuleyxa,1998 (Arap harflerinden Latin harflere çevirme),
-Çîrokên Kurdî, 1999 (Kürtçe fabl, derleme)
-Portreler, 2000 (Kürt siyasi şahsiyetleri)
-Dîroka Wêjeya Kurdî, 2002 (Kürt Edebiyat Tarihi)
Kaynak:
- Mehmed Uzun, Ölüm Meleğiyle Randevu, 3. Baskı 2011, İthaki Yayınları
- Tarık Ziya Ekinci, Yayına hazırlayan: Derviş Aydın Akkoç, Lice’den Parisê Anılarım, İleşim Yayınları, 2. Baskı 2013, İstanbul
- Azadiya Welat, 1-7 Eylül 1996
