Popülizmin yükselişi

Hicri İZGÖREN yazdı —

20 Ocak 2021 Çarşamba - 22:50

  • Sanatın halk kitlelerinin varlığı bilinciyle ilintisini dile getiren, 'Halka bağlılık' ya da 'Halka yakınlık' kategorilerini popülizmle karıştırmamak gerekir. Popülizmin halkçılık adına, halkı 'yığın' ve 'sürü' olarak görür. Popülizmin gerçek halkçı’lıkla uzak-yakın bir ilişkisi yoktur.

Son dönemlerde siyasette neredeyse bütün dünyada  popülizm baskın bir hale geldi.

En başta söylemenin bir sakıncası yok sanırım. Siyasal alanda zuhur eden popülizm; yaşamsal-insani değerlere karşıdır, o değerleri çözücü ve ziyan edicidir. Baskıcıdır, sömürücüdür, yaralayıcı ve öldürücüdür.

Popülizm, yükselişiyle birlikte siyaset bilimi literatürünün ötesinde, çok daha yaygın bir kavram haline geldi.

Meşrebi ve etkisi oldukça geniş bir kavrama tekabül eder popülizm. Dahası ‘sağ’ı ‘sol’u yok; her cenahtan saz çalanı var. Son dönemlerde sağ-milliyetçi otoriter siyasetinin argümanlarını kullanıyor. Senaryosunun temeli halk yardakçılığına dayanır. Bu oyunda lider karizmatik, yalan-dolana dair hitabet ve hamaseti etkilidir. Kutuplaştırma olmaksızın ve ‘düşman’ yaratmaksızın olmaz. Bu yüzden; biat etmeyen, eleştiren, muhalefet eden herkes biçilen rol gereği filmin kötüleri olacak.

***

Popülizm, halkın çıkarlarını savunan bir akım olarak tanıtır kendisini ve ilginç hareket yeteneğine ve gelişimini milliyetçi fikirlerle birlikte göstermiştir. Totaliter eğilim ve rejimler tarih boyunca hep popülist söylemler kullanılarak var oldu. Etkin bir popülist yöntem hegemonyası kitleleri kendine bağlayıp hayran yaratabilir.

Sürekli endişe ve tehlikeler yaratmada ustadır. Her türlü propaganda aygıtını da devreye sokarak kitlenin saf duygularını sömürerek onlardan destek alır. Böyle bir kuşatmada kişi hem mağdur hem de o mağduriyetin sebebi konumuna dönüşür.

Ernesto Laclau popülizmi, “İdeolojisi ödünç alınmış öğelerden oluşan yamalı bir bohça”ya benzetir. Bu bohçada her türden parçayı kullanmanın sınırı yoktur. Şartlar değiştiğinde kimi parçalar yani uygulamalar her hangi bir açıklamaya, özeleştiriye gerek duyulmadan çöpe atılacak, yerine yeni parçalar eklenecektir.

Halkın iyi ve güzel yönlerini öne çıkarıp edebiyatın temeli haline getiren, yanlışını ve eksiğini ise hasıraltı eden bu anlayış ister sağ, ister sol jargon kullansın, sonuçta yaptığı halk dalkavukluğudur.

***

Sanat alanında süregelen popülizm de bundan farklı değildir. ‘Toplumcu sanat' adına işi öğreti çığırtkanlığına dökenlerin ortaya koydukları şeyler, tatsız-tuzsuz birer propaganda olmanın ötesine geçemiyorsa bunun nedeni biraz da o düşünceleri içlerine sindirerek bir yaşama biçimi haline getirememiş olmalarıdır. 'Toplumcu sanat' demek, halkın yalnızca açlığından, yoksulluğundan, geriliğinden söz etmek değildir. Hele bazı ideolojilerin çığırtkanlığını yapmak, sanatı bataklığa sürüklemektir. Amaç olsa da halk denizinde yitirilmiş bireysel bilinçleri, estetik değerleri öne çıkarmak, beslemek, ileri bir beğeni düzeyi yaratmak olmalıdır.

“Politikada olsun, sanat alanında olsun, halkın hemen hoşuna gitmek noktasında değil, onu sevmek, ona kendi içinden ışık tutmak, onu yüceltme noktasından yola çıkmak, halkı sevmenin de saymanın da en olumlu yoludur. Ve bu yol halkın içine girmeye, onunla kaynaşmaya da engel değildir.”(Sermet Salihoğlu)

Sanatın halk kitlelerinin varlığı bilinciyle ilintisini dile getiren, 'Halka bağlılık' ya da 'Halka yakınlık' kategorilerini popülizmle karıştırmamak gerekir. Burada söz konusu olan, 'yakınlık' o yapının estetik ve zihinsel kapsamına hiç çaba göstermeksizin girmek, kolayından veya hemencecik anlaşılabilir olmak değildir. Okuyucu da bu konuda bir çaba gösterme durumunda olmalıdır. Bu çaba içinde olanlar zaten popülist eğilimlere yüz vermezler. Çünkü o temiz duygularını sömüren, sırt sıvazlayan, alkış toplamak için her türlü dalkavukluğa başvuran, ama aslında halkı bir yığın olarak gören, ustaca manevralarla kıvırtıp halkın ardına saklananı çok iyi tanırlar.

Popülizmin halkçılık adına, halkı 'yığın' ve 'sürü' olarak görür. Popülizmin gerçek halkçı’lıkla uzak-yakın bir ilişkisi yoktur. Halktan ve haktan yana olmanın özgün anlamı popülizmle bağdaşmaz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.