Tezkere ve Suriye’de çifte operasyon (mu?)

Forum Haberleri —

5 Kasım 2021 Cuma - 22:50

❏

  • ABD, Suriye Demokratik Güçleri ile “müttefiklik” ilişkisi içinde olduğundan, Türkiye’nin bu operasyonu yapmasına onay vermesi, ya da ABD’ye rağmen Türkiye’nin böyle bir operasyonu yapması mümkün mü?
  • Seçimleri kaybetme ihtimali karşısında savaş hali ilanı üzerinden seçimlerin tarihini erteleme hedefleniyor olmuş olabilir mi?

Celalettin CAN

Suriye'nin Kuzeydoğusu ABD'nin, Batısı Rusya Cumhuriyeti'nin bir şekilde etki alanı içinde.

AKP-MHP iktidarının Fırat’ın doğusunda ve batısında aynı anda, ya da birbirine yakın zamanlarda operasyon yapabilmesi için, ABD ve Rusya Cumhuriyeti’nin onayını alması gerekiyor.

Henüz alınmadığı biliniyor.
Bu iki büyük devleti birden karşına alma pahasına operasyon yapabilir mi?
Bu iki büyük devleti birden karşına alabilir mi?
Bunun yaratacağı pek çok sorunu göğüsleyebilir mi?
Tek adam, T.C. Devletini bu denli akıl dışı bir maceraya sürükleyebilir mi?

Akçakale’de askeri yığınak

Türkiye, Suriye-Til Abyad’ın karşısında bulunan Akçakale ve çevresinde artan ölçüde askeri yığınak yapıyor.

Bir müdahale tasarlanıyorsa, Til Abyad’ın güneyine doğru bir hat çizip, M4 Karayolu’nun Fırat’ın doğusundaki parçasında yığınak yaptıktan sonra, Kobanê ile Cizîr vb. bölgelerle İlişkinin koparılması amaçlanıyor olmalı.

ABD, Suriye Demokratik Güçleri ile “müttefiklik” ilişkisi içinde olduğundan, Türkiye’nin bu operasyonu yapmasına onay vermesi, ya da ABD’ye rağmen Türkiye’nin böyle bir operasyonu yapması mümkün mü?

Asıl mesele İdlib…

Rusya havadan, Suriye karadan İdlib’e operasyon yapmak istiyor. Hizbullahı da bu ittifak içinde düşünmek gerekiyor. Bu nedenledir ki Rusya ve Suriye bölgeye yoğun askeri yığınak yapıyor.

Ana hedefleri, İdlib çevresinde M4 Karayolu’nu, siyasal İslamcıları temizlemek ve yolun kuzeyinde yer alan Zaviye Dağı bölgesinde konumlanan Heyet Tahrir-i Şam’ın komuta merkezini düşürmek…

TSK gözlem noktaları ve siyasal İslamcı unsurlar bu bölgede ve adeta iç içe konumlanmış durumda. Bu durumda TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) mensubu askerlerin hayati tehlike içine atıyor.

Nitekim Rusya’nın bombalamaları sonucu çok sayıda asker hayatını kaybetti. Basına yansıdığı kadarı ile Beş Türk generalinin istifasının bir nedeni bu idi.

Öte yandan Türkiye'de buraya çok büyük yığınak yapıyor.  
Dikkatleri muhtemelen Suriye’nin batısında Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şehba’ya, Minbîç’e, Til Rifat ve Minnah havaalanın da yapmayı tasarladığı operasyona çekmek istiyor.

Türkiye, bu ikinci operasyonu tasarlarken, Rusya, Suriye, İran ya da Hizbullah’ı İdlib’e dönük operasyonlardan caydırma hesabı içinde olduğu anlaşılıyor.

Ancak bir yandan Ukrayna'nın Donbass bölgesinde Türk Bayraktar İHA'larının, Rusya yanlısı diye iddia edilen milislere karşı kullanılması sürerken, diğer yandan İdlib’de yoğun bir askeri yığınak yapılırken, Rusya’nın İdlib operasyonundan nasıl caydırılacağı da çok bileşenli bir sorun olarak çözüm bekliyor. Çok zorlama bir caydırıcılık tarzı ama çaresizliğin böyle sonucları da var.

ABD, Rusya kadar İdlib ile ilgili olmasa da İdlib’in hâkim komuta gücü HTŞ’nin (Heyet Tahrir’i Şam) lider unsurlarını fırsat buldukça SİHA saldırıları ile yok etse dahi stratejik yaklaşım eğilimi göstermeyi ihmal etmiyor.

Tezkere ve siyaset 

Tezkere‘de, ülke dışında ‘bölücülüğe’ ve ‘dış güçlere karşı savaşma’ argümanları ile ülke içinde köpürtülmek istenen milliyetçi, şoven dalgayla ekonomik, sosyal, siyasal ve ekolojik krizin üstünün örtülmesi politikasına ‘devam’ deniyor.

Tezkere‘de, Suriye’de masada kalıp kalmamanın gündeme gelmesinin dahi yaratacağı yenilgili halin seçimlere gitmenin tartışıldığı bir evrede ciddi bir oy kaybının önünün alınmayacağı kaygısı çok belirgin.

Tezkere süresinin iki yıl olması da çok manidar. Muhalif bir Parti liderinin bu yönlü bir kaygısı üzerinden analoji yaparsak, seçimleri kaybetme ihtimali karşısında savaş hali ilanı üzerinden seçimlerin tarihini erteleme hedefleniyor olmuş olabilir mi?

Doğrudur, Şark ül Avsat yazdı: Suriye'nin, Ürdün öncülüğünde Suriye'nin Arap dünyasındaki yerini alması gerektiği gündemde.
Arap dünyasının kabul ettiği bir Suriye’de Türkiye hangi kuvvetler ilişkisine dayanarak ve hangi gerekçeyle kalıcı olmayı deneyecektir?

Kanaatim odur ki: Suriye meselesinin çözümü ile ilgili ABD ile Rusya cumhuriyeti arasında bir mutabakat süreci yaşanıyor gibi. Suriye’nin Arap Birliği’ne çağrılmasının bu süreçle üst üste düşmesi rastlantı olmasa gerek.

AKP-MHP iktidarı, bütün bu aleyhte durumlar karşısında Suriye sürecinin dışında kalmamak, ya da Suriye’de masasında kalmak için “tehdit” olarak bir tür “operasyon” siyasetini tercih etmiş olabilir mi?

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.