Trajedileri belgelemeye ömür yetmez

“Hümanist” isimli belgesel 1993’te faili meçhul cinayete kurban giden Tatvan şehidi Şevket Epözdemir’in yaşam öyküsünü ele alıyor. Diğer belgesel ise Ağrı başkaldırısında bir sürgün hikayesi. Madımak’ta katledilen karikatürist Asaf Koçak’ın hayatını konu alan “Dino” isimli belgesel prömiyerini katliamın yıldönümü 2 Temmuz’da yapacak.
Yönetmen Kerem Tekoğlu’nun (Keremo) senaryosunu yazıp yönettiği dengbej Seyadê Şamê’nin hayatını konu alan “Qulingê Birîndar” (Yaralı Turna) belgesel film ise Avrupa’da gösterime hazırlanıyor. Dengbêj Seyadê Şamê’nin trajik yaşam öyküsünü konu alan belgesel, geçtiğimiz yıl Temmuz’dan bu yana gösterime devam ediyor. Yönetmen Keremo ile daha çok Seyadê Şamê belgeseli eksenli, son iki yılllık çalışmalarını konuştuk.
Seyadê Şamê’nin hayatı üzerine belgesel yapma fikri nereden çıktı?
Seyadê Şamê’nin kardeşi araştırmacı/yazar Veysel Çamlıbel’in Seyadê Şamê’nin hayatını anlatan “Qulinge Birindar” adlı bir kitabını okudum; yaşamı beni çok etkiledi. Acı ve aşkla dolu trajik bir yaşam. Sürgün, zindan, kaçış, kar-kış bir yandan, aşk, özlem, halay, şarkı, türkü ve yanık sesler bir yandan.... Bu da Kürt halkın yaşamının tam da aynası gibiydi. Ve bir de ilk eşi Zülfinaz’ın öyküsü de çok etkileyiciydi. Beni bu projeye iten ana tema buydu. Kardeşleri Veysel ve Mahmut Çamlıbel’in eşsiz arşivleri ve destekleri ile belgeseli çektik.
Film, nerelerde gösterildi?
Devam ediyor. İstanbul, İzmir ve Kürdistan kentlerinin yanı sıra çok sayıda kentte gösterildi. Film festivali ve özel gösterimlerle binlerce seyirciye ulaştı.
Yurt dışında da gösterimler oldu mu?
Maalesef yurt dışında henüz bir gösterim olmadı ama bunun için hazırlıklar yapılıyor.
Belgesel çalışmalarınızın konusunu nasıl belirliyorsunuz?
Kürt ve Kürdistan ile ilgili her şey benim çalışma alanımdır. Sadece Kürtçe çalışırım. Arkadaşlarımın ve ailemin önerileri de oluyor. Fakat gerçek şu ki Kürtlerle ilgili çok fazla konu var; Kürtlerin çektiği acıları, yaşadıkları katliamları ve trajedileri, başkaldırıları ve kahramanlıklarını belgelemeye ömür yetmez.
Seyadê Şamê belgeseline gelen eleştiriler nasıldı?
Seyadê Şamê belgeseli çok güzel tepkiler aldı. Oradan aldığım güçle bir yılda 3 proje daha çektim.
Seyadê Şamê ve eşi Zülfinaz’ın sesleri belgeselde en etkili sahne oldu sanırım...
Seyadê Şamê ve eşi Zülfinaz’ın seslerinin kaydedildiği kaset, ölümlerinden kısa bir süre önce kaydedilmiş. Bana da Seyadê’nin kardeşi Veysel Çamlıbel ulaştırdı. Evet bu sesler, projede çok etkili oldu.
‘Dino’ belgeselinden de biraz bahseder misiniz?
Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden karikatürist Asaf Koçak’ın hayatı üzerine bir proje. Belgesel son aşamasına geldi. Prömiyeri 2 Temmuz’da Sivas Katliamı’nın yıldönümünde olacak.
Asaf Koçak’ın hayatı üzerine bir belgesel yapma fikri nerden oluştu?
Orta Anadolu Kürtleri üzerine araştırmalar yaparken Dino’nun hikayesine rastladım; 1993’te Madımak’ta yakılarak katledilen aydınlardan biriydi. Sıra dışı bir yaşamı vardı. Reşvan aşiretinin Şêxbilan koluna mensup, Yozgat Yerköy nüfusuna kayıtlı, Kırşehir Kürtlerindendi... Onun sıradan biri olmaması ve Kürt olması üzerinde çalışmam için yeterli bir nedendi. Çünkü Kürt halkı ve ezilen toplumların acılarını çizgilere döken bir Kürt sanatçıydı. Başta o bölgenin araştırmacılarından olan Vahit Duran ve adını sayamadığım çok sayıda kişinin yardımı ve arşivleri ile bu proje tamamlandı.
Peki bu yıl gösterime girecek diğer belgeseller hangileri?
Çekimi biten 2 projem daha var. “Hümanist” isimli belgesel 1993’te faili meçhul cinayete kurban giden Tatvan şehidi Şevket Epözdemir’in yaşam öyküsünü ele alıyor. Diğer belgesel ise Ağrı başkaldırısında bir sürgün hikayesi. Kör Hüseyin Paşa ve çocuklarının trajik, acı dolu ve aynı zamanda kahramanlık dolu sürgün hikayesini konu alıyor.
Kürt Enstitüsü üzerine yaptığınız Şûr û Qelem belgeseli üzerine de konuşmak isterim...
“Şûr û Qelem” projesi çok geniş ve uzun bir projedir. Belgesel serisi gibi diyebiliriz. 50-60 yılını Kürt siyaseti sanatı, edebiyatı ve dili üzerine veren bir çok kişi bu projenin bir parçasıdır. Ayrıca aynı isimle Kürt kurumlaşmaları da konu dahilindedir. İşte tam da bu kunuda İstanbul Kürt Enstitüsü’nün kuruluş hikayesini anlatan bu proje gerçekleşti. Ve biz bu projenin galasını 15 Mayıs 2017’de Kürt Dil Bayramı‘a denk getirerek gerçekleştirdik.
Belgesele geri dönüşler nasıldı?
Çok olumlu ve gurur verici bir tabloydu. Özellikle Kürt enstitüsü örgenci ve hocalarının çok olumlu tepkileri oldu.
Kerem Tekoğlu kimdir?
Kerem Tekoğlu (Keremo) 1984’te Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde dünyaya geldi. 15 yaşında İstanbul’a göç etti ve orada hem siyasi hem de kültürel faaliyetlerde yer aldı. Uzun yıllar tiyatro çalışmalarında yer alan Keremo’nun kendi oyunları da var ve tiyatro eğitimi veriyor. Çok sayıda Kürt radyo ve televizyonunda program sunan Keremo, televizyonculuk hayatına yönetmenlikle devam ediyor. Keremo’nun festivallerde 10’a yakın belgeseli gösterildi. Belgesel, film ve kitaplarla birlikte 40’ın üzerinde çalışması oldu.
Seyadê Şamê İsyanların gölgesinde bir yaşam 1922’de Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde dünyaya gelen Seyadê Şamê, çocukluğunu Ağrı İsyanı ve Zilan Katliamı’nın gölgesinde geçirdi; gençliği ise 2. Dünya Savaşı’na denk düşüyor. Siyasi görüşlerinden ötürü Türk devleti tarafından Sovyet ajanı olduğu suçlamasıyla 1943 yılında ailesiyle birlikte Çorum’un Alaca ilçesine sürgün edilir, ardından da hapsedilir. Bu da, eşi Zülfinaz’ı son görüşü olur. 1944 yılında tutulduğu Erzurum Mumcular Cezaevi’nden firar etmeyi başaran Şamê ve arkadaşları, 26 gün boyunca kar kış demeden İran’a ulaşır. Ancak Şamê, bu kez de SSCB askerleri tarafından yakalanarak Türk ajanı olmakla suçlanır. 1 yıl Moskova ile Tiflis cezaevlerinde tutulduktan sonra 9 yıl boyunca yoğun işkencelere maruz kalacağı Sibirya toplama kamplarına gönderilen Şamê’nin, Stalin’in ölümünden sonra cezası biter ve ardından Ermenistan’ın başkenti Erivan’a yerleşir. Erivan Radyosu’da çalışmaya başlar ve klamlar, dengbêjler söylemeye başlar. 50 yıl yolunu gözledi Seyadê Şamê Erivan Radyosunda Apo şarkısıyla büyük beğeni kazanır. Firardan tam 15 yıl sonra bir gün bir çocuk “Seyad amca Erivan radyosunda konuşuyor, stran söylüyor” diye bağırarak aileye haber veriyor. Aile sevinir sevinmesine ama bir türlü Sovyet Cumhuriyetine gitme olanağı olmaz. Ta ki 1990 yılına kadar. Daha sonra kardeşi Erivan’a gider, yıllar sonra da olsa abisi Seyad ile karşılaşır. Elli yıl sonra 1991 yılında baba evine döner. Evdekilerle bir bir tanışır, tanıdıkları tanımadıkları olur. 1991 yılında Bazîd’deki evine gelen Seyadê Şamê’nin dikkatini sırtını duvara dayamış yaşlı bir kadın çeker ve bu bacım kimdir neden tanıştırmadınız, der. Akrabaları o bacın değil o seni yaklaşık 50 yıl bekleyen nişanlın Zülfinaz’dır derler. Yaklaşık 50 sene beklemiştir. Seyadê Şamê öyle donar kalır gözleri dolu dolu. Başını önüne eğer, utanır Zülfinaz’ın yüzüne bakamaz. Hala şokta olan Seyadê Şamê dayanamayıp tekrar Erivan’a geri döner. Bir ay sonra ailesine bir mektup gelir ve Seyadê Şamê vefat etmiştir, denilir.
Esmer Eman…
Şeyadê Şamê’nin ilk eşi Zülfinaz için söylediği “Esmer Eman” parçasını onlarca kez derlendi, okundu hatta hikayesi çok kez yazıldı. Farklı anlatan da oldu okuyan da... Fransız müzisyen Eléonore Fourniau da onlardan biri.
Uzun yıllardır Kürtçe müzik yapan Fourniau, geçtiğimiz Ocak ayında Esmer Eman parçasına klip de çekmişti. Eléonore Fourniau ile neden özellikle bu parçayı seçtiğini sorduk: “20 yıllık ayrılığın verdiği büyük acı ve yıllar sonra sanatın sihiriyle; yani radyoda söylediği dengbêji sayesinde tekrar ailesine ve sevdiği kadına kavuşabilmesi çok etkileyiciydi.”
Söylediği parçalarda mutlaka duygusal bağ aradığının altını çizen Fourniau, ilk kez bir parçayı hikayesinden etkilendiği için seçtiğini dile getirerek, “Genelde parçayı müzik kalitesi ve sözlerine göre seçerim. Hatta bazen hikayesini de öğrenemiyorum. Seçtiğim parçaları mutlaka ya sevdiğim bir sanatçı okumuştur ya da bir öneridir” dedi.
Anadili Fransızca’nın yanı sıra, Kürtçe’nin Kurmanci lehçesi, Türkçe, Rusça, İngilizce ve İtalyanca bilen Fourniau, Ağrı, Van, Amed, Bitlis Tatvan, Urfa ve Mardin kentlerini ziyaret etmek üzere Kürdistan’a 5 kez gittiğini söyledi. Fourniau, Kürdistan halkının kendisine olan yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Kürtçe bildiğim için beni kendilerinden sayıyorlar; hatta bazen Fransız olduğumu bile unutan var.”
Kerem Tekoğlu (Keremo) 1984’te Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde dünyaya geldi. 15 yaşında İstanbul’a göç etti ve orada hem siyasi hem de kültürel faaliyetlerde yer aldı. Uzun yıllar tiyatro çalışmalarında yer alan Keremo’nun kendi oyunları da var ve tiyatro eğitimi veriyor. Çok sayıda Kürt radyo ve televizyonunda program sunan Keremo, televizyonculuk hayatına yönetmenlikle devam ediyor. Keremo’nun festivallerde 10’a yakın belgeseli gösterildi. Belgesel, film ve kitaplarla birlikte 40’ın üzerinde çalışması oldu.
Seyadê Şamê İsyanların gölgesinde bir yaşam 1922’de Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde dünyaya gelen Seyadê Şamê, çocukluğunu Ağrı İsyanı ve Zilan Katliamı’nın gölgesinde geçirdi; gençliği ise 2. Dünya Savaşı’na denk düşüyor. Siyasi görüşlerinden ötürü Türk devleti tarafından Sovyet ajanı olduğu suçlamasıyla 1943 yılında ailesiyle birlikte Çorum’un Alaca ilçesine sürgün edilir, ardından da hapsedilir. Bu da, eşi Zülfinaz’ı son görüşü olur. 1944 yılında tutulduğu Erzurum Mumcular Cezaevi’nden firar etmeyi başaran Şamê ve arkadaşları, 26 gün boyunca kar kış demeden İran’a ulaşır. Ancak Şamê, bu kez de SSCB askerleri tarafından yakalanarak Türk ajanı olmakla suçlanır. 1 yıl Moskova ile Tiflis cezaevlerinde tutulduktan sonra 9 yıl boyunca yoğun işkencelere maruz kalacağı Sibirya toplama kamplarına gönderilen Şamê’nin, Stalin’in ölümünden sonra cezası biter ve ardından Ermenistan’ın başkenti Erivan’a yerleşir. Erivan Radyosu’da çalışmaya başlar ve klamlar, dengbêjler söylemeye başlar. 50 yıl yolunu gözledi Seyadê Şamê Erivan Radyosunda Apo şarkısıyla büyük beğeni kazanır. Firardan tam 15 yıl sonra bir gün bir çocuk “Seyad amca Erivan radyosunda konuşuyor, stran söylüyor” diye bağırarak aileye haber veriyor. Aile sevinir sevinmesine ama bir türlü Sovyet Cumhuriyetine gitme olanağı olmaz. Ta ki 1990 yılına kadar. Daha sonra kardeşi Erivan’a gider, yıllar sonra da olsa abisi Seyad ile karşılaşır. Elli yıl sonra 1991 yılında baba evine döner. Evdekilerle bir bir tanışır, tanıdıkları tanımadıkları olur. 1991 yılında Bazîd’deki evine gelen Seyadê Şamê’nin dikkatini sırtını duvara dayamış yaşlı bir kadın çeker ve bu bacım kimdir neden tanıştırmadınız, der. Akrabaları o bacın değil o seni yaklaşık 50 yıl bekleyen nişanlın Zülfinaz’dır derler. Yaklaşık 50 sene beklemiştir. Seyadê Şamê öyle donar kalır gözleri dolu dolu. Başını önüne eğer, utanır Zülfinaz’ın yüzüne bakamaz. Hala şokta olan Seyadê Şamê dayanamayıp tekrar Erivan’a geri döner. Bir ay sonra ailesine bir mektup gelir ve Seyadê Şamê vefat etmiştir, denilir.
Esmer Eman…
Şeyadê Şamê’nin ilk eşi Zülfinaz için söylediği “Esmer Eman” parçasını onlarca kez derlendi, okundu hatta hikayesi çok kez yazıldı. Farklı anlatan da oldu okuyan da... Fransız müzisyen Eléonore Fourniau da onlardan biri.
Uzun yıllardır Kürtçe müzik yapan Fourniau, geçtiğimiz Ocak ayında Esmer Eman parçasına klip de çekmişti. Eléonore Fourniau ile neden özellikle bu parçayı seçtiğini sorduk: “20 yıllık ayrılığın verdiği büyük acı ve yıllar sonra sanatın sihiriyle; yani radyoda söylediği dengbêji sayesinde tekrar ailesine ve sevdiği kadına kavuşabilmesi çok etkileyiciydi.”
Söylediği parçalarda mutlaka duygusal bağ aradığının altını çizen Fourniau, ilk kez bir parçayı hikayesinden etkilendiği için seçtiğini dile getirerek, “Genelde parçayı müzik kalitesi ve sözlerine göre seçerim. Hatta bazen hikayesini de öğrenemiyorum. Seçtiğim parçaları mutlaka ya sevdiğim bir sanatçı okumuştur ya da bir öneridir” dedi.
Anadili Fransızca’nın yanı sıra, Kürtçe’nin Kurmanci lehçesi, Türkçe, Rusça, İngilizce ve İtalyanca bilen Fourniau, Ağrı, Van, Amed, Bitlis Tatvan, Urfa ve Mardin kentlerini ziyaret etmek üzere Kürdistan’a 5 kez gittiğini söyledi. Fourniau, Kürdistan halkının kendisine olan yaklaşımını şu sözlerle anlattı: “Kürtçe bildiğim için beni kendilerinden sayıyorlar; hatta bazen Fransız olduğumu bile unutan var.”
