39 çocuk katledildi

20 Kasım 2020 Cuma - 18:25

  • Türkiye, Dünya Çocuk Hakları Günü’nü, 8 ayda 39 çocuğun katledildiği, eğitime ulaşımın yüzde 15’e düştüğü, cezaevlerinin çocuklarla dolduğu ve cinsel saldırıların cezasız kaldığı karanlık bir ortamda karşılıyor. 

Savaş, yoksulluk ve sefaletin hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek, çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini engellemek için, 20 Kasım 1989’da Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi. Sözleşmede yer alan maddelere rağmen 31 yıldır tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çocuk hakları ihlali sürüyor. Ayrıca çocukların yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik bir çalışma da yapılmıyor. Sözleşmenin uygulanmaması, çocukların ayırımcılığa maruz kalmasına neden olurken, yaşama, gelişme ve temel hakları önündeki engeller de kaldırılmıyor. Türkiye, 197 devletin imzaladığı sözleşmeyi, 1995’te “eğitim”, “ifade özgürlüğü”, “kendi kültürünü yaşatma” ve “kendi dilini özgürce kullanma” haklarını içeren 17, 29 ve 30’uncu maddelerine çekince koyarak imzaladı. Çocuk hakları alanında yayınlanan raporlar ve açıklanan istatistikler, Türkiye’nin çekince koymadan imzaladığı maddelerin de gereğinin yerine getirilmediğini gösteriyor.

Çocuk işçiler

 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ”Çocuk İşgücü Anketi Sonuçları 2019” raporuna göre; 2019’un 4. çeyreğinde, bir ekonomik faaliyette çalışan 5-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 720 bin. 2020’nin ilk 10 ayında iş cinayetlerinde -en az- 53 çocuk yaşamını yitirdi. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) verilerine göre, 2013’ten bugüne -en az- 350 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2019’da ise 29’u 14 yaş ve altında 67 çocuk ve genç işçi yaşamını yitirdi. Çocuk İşgücü Araştırması 2019 Sonuçlarına göre; çalışan çocukların yüzde 79,7’i 15-17 yaş, yüzde 15,9’u 12-14 yaş, yüzde 4,4’ü ise 5-11 yaş grubundaki çocuklar oluşturmaktadır. Çalışan erkek çocukların yüzde 34,4’nün, kız çocukların da yüzde 34’nün eğitimine devam edemediği ortaya çıktı.

Eğitim durumu

 Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28. maddesinde, ”Eğitim her çocuğun hakkıdır. Kız ve erkek çocuklar için fırsat eşitliği temelinde ücretsiz ve herkese açık olmalıdır” deniliyor. Kız çocuklarının okula gidemediği, ana dilde eğitimin olmadığı gerçekleri devam ediyor. Eğitim Sen’in Eylül’de yaptığı “Uzaktan Eğitim Çalıştayı”nın sonuçlarına göre; sosyoekonomik durumu iyi olmayan düşük gelirli alt sınıflar, yoksul aile çocukları, tarım işçisi çocuklar, ana dili farklı olan çocuklar ve dezavantajlı gruplar uzaktan eğitime ulaşamıyor ve eğitim sisteminin dışında bırakılıyor. Derslere katılabilen öğrencilerin oranı yüzde 15’lerde kalıyor.

Tutsak çocuklar

 Hal böyleyken, Dünya Çocuk Hakları Günü’nü cezaevinde karşılayan binlerce çocuk var. CİSST’in “Türkiye’de Çocuk Mahpus Olmak” raporuna göre; çocukların eğitim, entegrasyon, cezaevi içerisinde gördükleri ayrımcılık ve avukat eksikliği gibi birçok konudan mahrum bırakılıyor. Türk cezaevlerinde yaklaşık 3 bin çocuk tutsak bulunuyor.

Kürt çocuklar

 Hak ihlallerine en çok maruz kalan kesimin başında Kürt çocukları geliyor. İHD Amed Şubesi’nin, son 10 yılda zırhlı araç çarpması sonucu yaşanan hak ihlalleri raporunda, en az 63 zırhlı araç çarpması olayı gerçekleştiği ve 63 vakanın sonucunda 16 çocuğun yaşamını yitirdiği kaydedildi. Kürt illerinde 35 yıldır devam eden savaş ve çatışma hali, gerisinde ağır ve onarımı güç bir toplumsal tahribat oluşturuyor ve durum sistematik olarak devam ediyor. Yine İHD raporuna göre, 2020’nin ilk 6 ayında bir çocuk mayın patlaması sonucu yaşamını yitirdi, çok sayıda Kürt çocuğu polis şiddetine maruz bırakıldı.

Yaşam hakkı

2020’nin ilk 10 ayında (Ocak – Ekim)  öldürülen çocuk sayısı ise -en az- 21’dir. Yıl içinde devlet güçlerinin silah kullandığı olaylarda iki çocuk yaralandı, -en az- bir çocuk yaşamını yitirdi. En az 2 çocuk kara mayınları ya da sahipsiz bomba ve patlayıcılar nedeniyle yaralandı.

İşkence

 İnsan hakları alanında çalışan örgütlerin verilerine göre, 2020’nin ilk 10 ayında gözaltında ya da toplumsal olaylarda -en az- 28 çocuk, devlet güçlerinin işkencesine ya da kötü muamelesine maruz kaldı.

Taciz ve tecavüz

 Çocuklar mevcut haklarını dahi yaşayamazken, öte yandan istismara maruz bırakılıp yaşamdan kopartılıyor. Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği’nin raporuna göre; 2014-2017 yılları arasında ise 7 bin 466’sı erkek, 51 bin 818’i kız çocuğu olmak üzere, toplam 59 bin 284 çocuk cinsel istismara uğradı. Derneğin, bu verileri açıklayacağını duyurması üzerine Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilere erişimi kapattı. İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’nun raporunda ise son 16 yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuğun doğum yaptığı aktarıldı.  Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2019’a ait adli istatistiklere göre; geçtiğimiz yıl ”cinsel dokunulmazlığa karşı suç” kapsamında 49 bin 57 dava açıldı. Bunların 22 bin 689’u, çocuklara yönelik cinsel istismar suçları oldu. Failler korunmaya, erken yaşta evliliklere izin verilerek meşrulaştırılmaya ve çocukların bedensel söz hakları yok sayılmaya devam ediyor. ‘Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre; 2020’nin ilk 10 ayında cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı -en az- 226’dır.

Hiçbir bahaneyle ertelenemez

İHD Çocuk Hakları Komisyonu, Dünya Çocuk Hakları hakkında yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, talepler şöyle sıralandı:

* Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin 28 ve 29. maddeleri gereğince eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için gerekli her türlü alt yapının her bir çocuk için oluşturulmasını,

* Şiddete maruz bırakılan çocukların kolay erişebilecekleri destek ağlarının yaygınlaştırılmasını,

* Hapishanelerde kaç çocuk olduğunun açıklanmasını ve hapishanelerde bulunan çocukların derhal serbest bırakılmasını,

* Çalışan çocukların eğitim ve sağlığa ücretsiz erişimlerinin sağlanmasını,

* Çocuk istismarına evlilik yoluyla cezasızlık getiren yasa tasarısının yeniden gündeme alınmayacak biçimde iptal edildiğinin açıklanmasını,

* Medeni Kanun’da aile rızasıyla 17, mahkeme kararıyla 16 olan evlilik yaşının, koşulsuz şartsız olarak 18 yaş üzerine çekilmesini,

* Çocuklara karşı işlenen suçlarda çocukların yüksek yararının gözetilerek cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılmasını,

* Sözleşmenin 17, 29 ve 30. maddelerindeki çekinceleri kaldırarak çocuklara ana dilinde eğitim hakkının tanınmasını,

* Çocuk hakları örgütleri ile iş birliği yaparak, uygulanabilir bütüncül bir çocuk koruma politikası oluşturulmasını acilen talep ediyoruz. n HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.