Tıkanan sürecin aşılması için Ankara'da bulunan Barış Anneleri, "Çözümü yürütecek olan Ankara’dır" dedi

  • Türkiye'nin başkenti Ankara'da nöbete başlayan Barış Anneleri, barışın tarifini özetledi: Rêber Apo'nun statüsü tanınmadan, dağlardaki gerillaların hepsi gelmeden, zindandakiler bırakılmadan barış olmaz.

 

24 kentten yola çıkan 300'ü aşkın Barış Anneleri Meclisi üyesi, ulaştıkları Ankara'nın Kurtuluş Parkı’nda çadır kurarak nöbet eylemi başlattı.

Rêber Apo'nun özgürlük şartlarının sağlanması, tutsakların tahliye edilmesi ve sürecin gereği olan diğer somut adımların atılması talebiyle 24 kentten yola çıkan 300'ü aşkın Barış Anneleri Meclisi üyesi, Ankara’ya ulaştı. Barış Anneleri, dün Kurtuluş Parkı’nda tutacakları nöbet öncesi Meclis Parkı'nda basın açıklaması düzenledi. “Barış için Adım At” pankartı önünde bir araya gelen yüzlerce anne, "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana zindanan" sloganları attı.

Statüsü tanınsın

Barış Anneleri Meclisi adına söz alan Meryem Korkmaz, barış için iki yıldır hiçbir adım atılmadığına dikkat çekerek, "Barış iki tarafla olur. Bir adım atılsın istiyoruz. Verilen söze rağmen bir adım atılmadı. Zindandakiler, hasta tutsaklar ve Önderliğin statüsü tanınmadı. Abdullah Öcalan barışın mimarıdır. Bu söz tutulsun, barış için bir adım atılsın. Biz her zaman barıştan yanayız. Süreci durdurmuşlar ama biz kabul etmiyoruz. Önderliğin statüsü tanınsın" dedi.

Barışa kadar

Barış Annesi Mürvet Demir ise "Barış için ve süreç bozulmasın diye geldik. Barış gerçekleşene kadar durmayacağız. İmralı'dan zindanlara kadar özgürlük sağlanmalı. Önderliğin statüsü tanınmadan, dağlardaki gerillaların hepsi gelmeden barış olmaz. Önderlik, halkı ile buluşabilmeli. Bunun için buradayız" diye konuştu.

Hepimizin ihtiyacı

Eşinin asker emeklisi olduğunu belirten Kezban Kalın ise “Annelerin barış mücadelesini desteklemek için buradayım” diyerek, şunları söyledi: "Annelerin barış ve adalet arayışını destekliyorum. Anneler barış istiyorsa, bu kadar acıyı yaşayıp duyarsız kalamayız. Barışa hepimizin ihtiyacı var."

Açıklama “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla sona ererken, Barış Anneleri sabaha kadar tutacakları çadır nöbeti eylemini başlatmak üzere Kurtuluş Parkı'na geçti.

Nöbet eylemindeler

Barış Anneleri, burada çadır kurarak nöbet eylemi başlattı. Barış Anneleri, “Her şey Ankara’da başlıyor, Ankara’da bitiyor. Çözümü yürütecek olan Ankara’dır. Cezaevindeki tutsaklarımız ve gerilladaki çocuklarımız için geldik” ifadelerini kullandı.

Sözlerini tutsunlar

AW'ye konuşan Barış Annesi Müzeyyen Kortak, annelerin yüreğinin acıyla dolu olduğunu belirterek, annelerin artık zulüm ve baskılara maruz kalmasını istemediklerini söyledi. Kortak, şunları ifade etti: “Önderimize verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Cezaevleri hasta tutuklularla dolu. Devlet yetkililerine çağrımız; yıllardır zulüm ve baskı gören anneleri eli boş geri göndermemeleridir. Ankara’ya gelen anneler, ellerinden gelen her şeyi yapmaya hazır. Artık sabredecek gücümüz kalmadı. Cezaevlerinden artık cenazelerin gelmesini istemiyoruz. Dilleri ve hakları için tutuklananlar artık serbest bırakılmalı. Biz hiçbir zaman kötülük yapmadık, kimsenin devletine göz dikmedik. Eşitlik istiyoruz. Önderimize verilen sözler yerine getirilinceye kadar Meclis’in önünde olacağız.”

Esaretin gerekçesi yok

Rêber Apo'nun her zaman barış için mücadele ettiğini; kendilerinin de destek verdiğini hatırlatan Barış Annesi Medine Kaymaz da şunları dile getirdi: "Elinden geleni hâlâ yapıyor; silahların yakılmasını bile sağladı. Önderimizin cezaevinde tutulmaya devam edilmesi için artık hiçbir gerekçe yok. Hem Önderimizi bırakmıyorlar hem de arkadaşlarına pişmanlık dayatıyorlar. Artık Önderimiz kendi halkının arasında olmalı. Önderimiz kimsenin yuvasını yıkmadı. Kimseye kötülük yapmadı; yalnızca kendi kültürünün, dilinin ve ülkesinin davasını savundu. Kimsenin malında mülkünde gözümüz yok, kimsenin devletinde de gözümüz yok; yalnızca kendi haklarımızı istiyoruz. Önderlik özgür olmadan ne Türkiye ne de Kürtler özgür olabilir. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız.”

Yaklaşımlarınızı değiştirin

Onurlu barış talebinde ısrarlı olduklarını vurgulayan Barış Annesi Şükriye Tunç da Türkler ve bütün halklar için mücadele ettiklerini belirtti. Türk annelerin de el vermesini ve barış için mücadele etmesini istediklerini kaydeden Tunç, "İki yıldır kimse şehit düşmedi; bunun böyle devam etmesini istiyoruz. Bu ülkeyi birlikte kurduk ama hiçbir hakkımız yok. Bu yaklaşıma artık son verilmesi gerekiyor” dedi.

Barışın sağlanması için

Barış Annesi Leyla Yüksel ise sürecin tıkandığını, bunun aşılması için Ankara’da olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Barışın sağlanması için cezaevlerindeki insanların serbest bırakılması gerekiyor. Eğer barış niyetleri varsa ilk olarak Önderimiz serbest bırakılmalı. Aksi takdirde barış mümkün olmaz.”

Devlet neyi bekliyor?

Çok sayıda bedel ödemelerine ve acılar yaşamalarına rağmen barış taleplerinden vazgeçmediklerini anımsatan Barış Annesi Kerime Evzen, şunları kaydetti: “Barış süreci belli bir aşamaya ulaştı ancak bu, sürecin devam etmesi için yeterli değil. Silahlar yakıldı, devlet daha neyi bekliyor? Tek amacımız barış ve eşitlik. Her hanede üç dört şehidimiz var ama biz barış çağrımızdan vazgeçmiyoruz. Bu çağrının kıymeti bilinmeli. Artık kan dökülmesini istemiyoruz. Böyle hiçbir yere varılamaz.” HABER MERKEZİ