Cihat Bager geldi

  • Ortaokul son sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Cihat Morgül, Sur’da katledilenler arasındaydı. Cenazesi üç kez defnedildi.  “Sur’a gittiğimde ağlayarak çıkıyorum” diyen anne Kadriye Morgül’ün (43), 5 yıl aradan sonra tek tesellisi yeni doğan çocuğu Cihat Bager.

 

Tarihi Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağı sırasında 14 yaşındaki oğlu Cihat’ı kaybeden Kadriye Morgül’ün tek tesellisi yeni doğan Cihat.

Amed’in Sur ilçesinde, ilk sokağa çıkma yasağı 6 Eylül 2015’te, daha sonra belirli aralıklarla üç ez daha ilan edildi. 2 Aralık 2015’te ilan edileni en uzunuydu. Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde başlayan yasak, 6. yılına yılına giriyor. Çevresi önce beton bloklarla, sonrasında 3 metre uzunluktaki demir saclarla kapatılan 6 mahalle, burada yaşayanlarla birlikte tüm kent sakinlerine hala kapalı.

Bu mahallelerde yaşanan çatışmalar ise 103 gün sürdü. Bu süre zarfında devlete göre; 53 asker, 17 polis ve 1 korucu olmak üzere toplam 71 kişi öldü, en az 392’si asker, 128’i polis, 3’ü korucu olmak üzere 523 kişi ise yaralandı. Aynı zaman zarfında aralarında YPS ve YPS-JIN üyelerinin de olduğu 73 kişinin cenazesine ulaşıldı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) raporuna göre; katledilenlerin 24’ü sivildi.

Üç kez toprağa verildi

 Bu sivillerden biri de Fatihpaşa Mahallesi’nin Üçok Sokağı’nda yaşayan ortaokul son sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Cihat Morgül idi. Çatışmalar sırasında katledilen Morgül’ün cenazesi, önce Sur’da defnedildi. Daha sonra gömüldüğü yerden çıkarılan cenaze, Gaziantep Adli Tıp morguna götürüldü. Orada bir süre bekletildikten sonra DNA eşleşme sonuçları beklenmeden bu kez Gaziantep Belediye Mezarlığı’nda toprağa verildi. DNA eşleşmesinin ardından ise çocuklarının cenazesini alan aile, Amed’e getirerek, Yeniköy Mezarlığı’nda 3. kez toprağa verdi. 

Cihat Bager dünyaya geldi

 Aradan geçen 5 yılda anne Kadriye Morgül’ün (43), tek tesellisi yeni doğan çocuğu Cihat Bager oldu. Sur'dan zorla çıkarıldıktan sonra birçok kez ev değiştirmek zorunda kalan Morgül, psikolojik ve ekonomik olarak yıprandıklarına değinerek, bu süreçte yaşadıklarını, MA’dan Eylem Akdağ’a anlattı. 

Sur’dan ağlayarak çıkıyorum

 Morgül, Sur’daki yaşantılarını “Sur’un her yerinde,  eşimle, oğlumla, kızımla çok güzel anılarımız var. Fakat şu an Sur’a gittiğimde kendimi çok kötü hissediyorum, ağlayarak çıkıyorum. Her yerinde anılarımız ve hayallerimiz vardı. Sürekli aklıma geliyor. Evimizde güzel bir yaşamımız vardı ama bırakmadılar, zorla çıkardılar. Oradan çıkmak istemiyorduk. Sur’daki komşularımı arıyorum” dedi. Sur’dan çıkmak zorunda bırakıldıklarında üstlerinde bir tek elbiselerinin olduğunu kaydeden Morgül, şunları ifade etti: “Üstümüzdekilerle tek çıktık, evimiz, eşyalarımız gitti, kaç yer değiştirdik, şimdi bakın hepsi geri geldi ama oğlum geri gelmedi. Ben oğlumu istiyorum ama getiremezler. Benim oğlum üç kez gömüldü, Sur’da, Antep’te, Yeniköy’de. Artık insan o cenazeyi nasıl görebilir. Ben de onu son kez görmek, öpüp koklamak istiyordum ama ‘en güzel haliyle hatırla’ dediler.” 

Onunla gurur duyuyorum

 Oğlunu kaybettikten sonra psikolojisinin bozulduğunu ifade eden Morgül, “Psikolojik olarak iyi değilim. Akrabalarımı, alışverişe çıktığımda ne alacağımı unutuyorum. Şu an çocuklarım için ayaktayım. Bazen dağ başına gidip Cihat için haykıra haykıra ağlamak istiyorum ama onu da yapamıyorum, çok zor” diyerek acısını paylaştı. Sur’da kalıp oğluyla hayallerini gerçekleştirmek istediğini fakat buna da fırsat verilmediğini belirten Morgül, oğlunu anlatırken gözyaşlarını tutamıyor: “Oğlum okumak istiyordu. Onun mezuniyetini, damatlığını görmek isterdim. Oğlumu öldürdüler. Oğlumun ölmesini istemezdim ama o Sur’da direnişe katıldı, onunla gurur duyuyorum.” 

Çok zoruma gitti

 Yaşananlardan sonra Sur sokaklarına pek gitmek istemediğini ama ne değiştiğini görmek için gittiğini vurgulayan Morgül, “Cihat ile her perşembe Hz. Süleyman’a giderdik. Ben de nasıl olmuş diye gittim. Çocuklarımızın kanları üzerine değişik binalar dikmişler. Bizim çocuklarımızın canı gitti ama onlar orada, o kanların üzerinde piknik yerleri yapmışlar. Kimse bu durumu kabul etmez. Çok zoruma gitti” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.