DAİŞ’in Irak ve Suriye’de yeni dönemi
Dünya Haberleri —

ABD askerleri Suriye'de/ foto:AFP
- ABD, Suriye’deki 8 üssünün 7’sini boşalttı; Tenef’in ardından Şeddadê’den de çekildi. Sadece Hesekê'deki Kasrak üssünde kalan ABD, 5 bin 700 DAİŞ çetesini Irak'ta gönderdi.
- Irak, 500’den fazla çeteyi sorgulamaya başladı. Birçok suça karıştığı tespit edilen çeteler, sorgulamalarda Êzîdî Soykırımı’nda yer aldıklarını ve kimyasal silah kullandıklarını kabul etti.
- Avusturalya, Roj Kampı’nda tutuklu bulunan DAİŞ’li 34 vatandaşını geri almadı. Başbakan Anthony Albanese, kendi imkânlarıyla dönen DAİŞ’lileri yargılayacaklarını ve hiçbir yardımda bulunmayacaklarını açıkladı.
HTŞ’nin DAİŞ çeteleri ve ailelerinin tutulduğu kampların güvenliğini devralması ile ABD Suriye’deki üslerinden çekildi. Suriye’deki DAİŞ çetelerinin büyük bir kısmı Washington’un gözetiminde Irak’a transfer edilirken, cezaevleri ve kamplarda tutulanlar ise hiçbir güvenlik önlemi alınmaksızın kaçıyor. Öte yandan, DAİŞ’le mücadele kapsamında 2014 yılında Suriye’de asker bulunduran ABD de kurduğu üslerden birer birer çekilerek, askerlerini Ürdün-Irak hattına kaydırıyor.
ABD, geçtiğimiz hafta sonu Hesekê'nin güneyindeki Şeddadê üssünden çekildi. HTŞ'nin Savunma Bakanlığı'na göre, 2016'da kurulan bu üs "dostane" bir koordinasyonla Suriye ordusuna devredildi. Gözlemcilere göre, çekilmeden önce üste belgeler ve eşyalar yakıldı; askeri konvoylar Ürdün yönüne doğru hareket etti.
Kontrollü ‘kaçış’
HTŞ'nin Ocak 2026'daki QSD'ye yönelik saldırıları sırasında Şeddadê merkezi ve oradaki DAİŞ cezaevi de hedef alınmıştı. Çatışmalar sonrası varılan anlaşma gereği QSD çekilirken, cezaevinin kontrolü Şam yönetimine geçti. Sanal medyaya yansıyan görüntülerde çetelerin kaçtığı ortaya çıktı. 20 Ocak'ta Reuters'a konuşan ABD'li bir yetkili yaklaşık 200 çetenin kaçtığını, Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Sözcüsü Ferhad Şamî ise bin 500'den fazla çetenin kaçtığını veya serbest bırakıldığını açıkladı. HTŞ kaçan çetelerin yeniden “yakalandığını” duyursa da akıbetleri belirsiz.
Tenef’ten de çekildi
Şeddadê çekilmesinden kısa süre önce CENTCOM, Suriye-Ürdün-Irak sınırındaki El Tenef Üssü’nü de boşalttığını duyurdu. 2014'te DAİŞ ve diğer çete gruplarıyla mücadele gerekçesiyle kurulan Tenef, İran'ın Suriye-Lübnan kara köprüsünü kesmeyi amaçlıyordu. Üs, Beşar Esad’a karşı rejim değişikliği için müdahalesi için kullanılan çeteleri (El Kaide ve DAİŞ bağlantılı gruplar dahil) eğitmek için de merkez haline dönüştürüldü. Ayrıca Şam-Bağdat uluslararası karayolu (M2) üzerindeki stratejik konumu jeopolitik önemini arttırdı.
7 üssü boşalttı, Kasrak kaldı
Tenef ve Şeddadê ile birlikte ABD, Suriye'deki 8 büyük askeri üssünden 7'sinden çekilmiş oldu; geriye yalnızca Hesekê'deki Kasrak üssü kaldı. ABD 2015'ten beri ülkede toplam 30'a yakın askeri nokta kurmuştu; asker sayısı en yüksek seviyede 2 bin civarındayken şu an 900'e düştü. QSD'nin 2 Şubat 2026'da başlayan Şam yönetimine entegrasyon süreciyle ABD’nin Suriye’den çekilmesi ivme kazandı.
ABD’nin Suriye’deki önemli üs ve noktalarından bazıları şöyleydi:
*Rimêlan: Irak-Suriye sınırı yakınında, Hesekê'nin kuzeydoğusunda.
*Rubaria: Suriye'nin kuzeydoğusunda, Malikiye yakınında.
*Mabruka: Hesekê'nin batısında.
*Tel Beydar: Hesekê'nin batısında, Ayn İsa'nın kuzeydoğusunda.
*Kasrak: Halep-İdlib-Lazkiye bağlantılı M4 Karayolu üzerinde, Hesekê'ye ulaşan konumda.
*Kobanê: Halep sınırlarında Kobanê'nin güneybatısında.
*Girê Spî: Türkiye sınırı yakınında.
*Şeddadê: Hesekê'nin güneyinde.
*Tenef: Suriye'nin güneydoğusunda.
*Tebqa: Fırat'ın batısındaki Tebqa havaalanında.
Son çekilmelerin ardından Washington'un Suriye'de kalan güçleri ağırlıklı olarak Rimêlan ve Kasrak üslerinde bulunuyor; bunlar da 30 Ocak Anlaşması'ndan önce QSD kontrolündeki alanlarda yer alıyordu. Reuters'ın Haziran 2025 haberine göre Trump yönetimi, Suriye'deki varlığı sekiz üsten kuzeydoğudaki tek bir üsse indirme niyetini açıklamıştı.
5 bin 700 çete Irak'ta
DAİŞ çetelerinin önemli bir kısmı ise Şubat ayının başından itibaren Irak'a transfer edildi. CENTCOM, 12 Şubat'ta yaptığı açıklamada 5 bin 700 çetenin Irak'a geçirildiğini duyurdu. Irak'ta, Anbar ve Ninova illeri arasında yer alan Hazra kasabası yakınlarında çeteler için bir yer belirlendi. Aynı zamanda, Ninova'daki Cidde'de binlerce çete bir kampa yerleştirildi. Cidde kasabası, Anbar ve Ninova illeri arasında yer alan Sünni bir kasaba. 2014 yılında bu kasaba kolayca çetelerin eline geçmişti. Bu nedenle, 2014'teki senaryonun tekrarlanma riski yüksek.
Sürecin başlamasıyla Irak, Suriye’den getirilen çeteleri yargılayacağını duyurmuştu. Irak Yüksek Yargı Konseyi, ilk etapta 500’den fazla çetenin ilk sorgulamalarının tamamlandığını açıkladı. Yüksek Yargı Konseyi ayrıca, 18 yaşın altındaki 157 kişinin ailelerinden ayrılarak çocuk ıslah merkezlerine yerleştirildiğini, soruşturma ve yargılamaların Irak yasaları çerçevesinde sürdürüleceğini belirtti.
Irak Güvenlik Enformasyon Hücresi Sorumlusu Saed Mean, çetelerin alınan ilk ifadelerinde birçok suça karıştıklarının tespit edildiğini duyurdu. Çetelerin Êzîdîlere yönelik soykırım suçlarını ve bazı bölgeleri işgal ederken kimyasal silah kullandıklarını itiraf ettiklerini kaydetti. Adli tedbirler doğrultusunda kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü ve suçlara karıştıkları tespit edilenler üzerinde detaylı inceleme yapıldığını aktardı.
Bağdat’a transfer edilen 61 farklı ülkeden 5 bin 700 çetenin 467’si Iraklı, 3 bin 543’ünün Suriyeli olduğu belirtiliyor. Verilere göre transfer edilenler arasında 187 Faslı, 165 Türkmenistanlı, 181 Türkiyeli, 130 Rusyalı ve 116 Mısırlı da bulunuyor. HABER MERKEZİ
* * *
Avustralya çeteleri kabul etmedi!
Dêrik şehrinin 10 kilometre batısındaki Roj Kampı’nda bulunan DAİŞ’li 11 aile Pazartesi günü Avustralya’ya gönderilecekti. Roj Kampı yönetimi, 34 kişiden oluşan grubun işlemlerini tamamlarken, Avustralya tarafı son anda DAİŞ’li vatandaşlarını almayı kabul etmedi, grup kampa geri gönderildi.
Avustralya hükümeti, DAİŞ’li vatandaşlarının ülkeye dönüşü için herhangi bir adım atmayacağını duyurdu. Başbakan Anthony Albanese, federal hükümetin bu kişilerin geri alınmasına yönelik bir planı olmadığını belirtti.
Konuya ilişkin açıklamasında sert bir dil kullanan Albanese, vatandaşlarının geri alınmamasını “Ne ekersen onu biçersin” sözleriyle savundu. Bu kişilere pasaport verilip verilmediğine dair ise yorum yapmaktan kaçındı. Hükümetinin bu kişilere karşı herhangi bir sempati duymadığını vurgulayan Albanese, "Onlar, bir hilafet kurma çabasına katılmak ve bizim yaşam tarzımızı yok etmek için yurt dışına gittiler. Çocukların bu işe karışmış olması üzücü ancak onlara hiçbir destek vermeyeceğiz" dedi. Albanese ayrıca, bu kişilerin kendi imkânlarıyla Avustralya'ya dönmeleri halinde yargılanacakları uyarısında bulundu.
Bu kişiler altı yılı aşkın bir süredir kampta kalıyordu, kadınların büyük bölümü yakalanan ya da öldürülen DAİŞ çeteleriyle evliydi. Ülkeye iadeleri reddedilen kişilerin yeni bir girişimde bulunup bulunmayacağına ilişkin ise henüz bir açıklama yapılmadı.














