Direnişin cesur öncüleri

Kadın Haberleri —

İran kadın eylemleri

İran kadın eylemleri

  • İran genelinde protestolar, rejim karşıtı bir isyana dönüşürken üniversite öğrencileri, çarşı esnafı ve mahalle sakinleri arasında kadınlar ön saflarda yer alıyor.
  • TJA: Kadınlara yönelik baskılar sonlandırılmalı;  tutuklanan kadınlar ve tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. Herkesi sınırları aşan bir dayanışmayı ve direnişi örmeye çağırıyoruz.”

İran'da Aralık 2025 sonunda Tahran Büyük Çarşısı'nda başlayan grev ve protestolar, Ocak 2026 itibarıyla ülke çapında büyük bir direnişe evrildi. Rialin hızla değer kaybetmesi, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti artışı nedeniyle başlayan eylemler, hızla siyasi taleplere dönüştü. İnsan hakları örgütleri (HRANA, Hengaw, NCRI) verilerine göre eylemler 27 ilde 110'dan fazla şehre yayıldı; onlarca kişi güvenlik güçlerinin müdahalesiyle yaşamını yitirdi. Bin 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

Eylemlerin en dikkat çekici yönü, kadınların aktif ve öncü konumda olması. Üniversite öğrencileri, çarşı esnafı ve mahalle sakinleri arasında kadınlar ön saflarda yer alıyor. Tahran'daki El-Zahra Üniversitesi'nde tamamı kadın öğrencilerden oluşan grup rejim karşıtı sloganlar attı. Şahrekord'da bir genç kadın tek başına su topunun önünde durarak güvenlik güçlerine meydan okudu.

‘Taviz için şehit vermedik’

Rejim güçleri Birjand Üniversitesi’ne baskın düzenlerken öğrenciler, direnmeye devam ederek, ”Taviz için şehit vermedik" sloganlarını attı. Tahran'ın kalbindeki Büyük Çarşı'da esnaf grev yaparak iş yerlerini kapattı. Güvenlik güçlerinin su topları ve çevik kuvvetine rağmen gösterileri bastıramadı.

Protestolar Kirmanşan, Şiraz, Meşhed, İsfahan, Tabriz, Sari, Lahijan ve Kum gibi şehirlerde gece saatlerine kadar sürdü. Yeni katılan şehirler arasında Hamedan vilayetinden Borujerd ve Yazdanshahr var.

Yaralananlar var

Eylemler sırasında çok sayıda kadın da yaralandı. Yaralanan kadınların isimleri şu şekilde:

* Meşhed: Donya Sabouri (20), Yekta Dorzadeh (20), Elham Gharakhani (33), Hasti Karimi (16), Raheleh Zardkouhi.

* Sebzevar: Saba Mahroomi (17), Zahra Mahdavi (17), Soha Davoudifar (17), Nazanin Zahra Mousavi (17).

* Kirmanşan: Mahsa Zarei.

* Şiraz: Fariba Hosseini.

* Yasuc: Zahra Izadinia (26). Yaralı sayısının daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

* Yazd: 20 kadın tutuklandı, cinsel şiddet tehdidiyle karşılaştı.

* Diğer yerlerden: Nahid Sahabi, Elaheh Khazaei (39), Setayesh Khazaei (19), Nazanin Khazaei (18), Mehrsa Maleki (20), Fa’ezeh Rashidi.

Kaçırılma olayları artıyor

İran rejim güçlerinin göstericileri tutuklama, öldürme ve kaçırma dalgası gün geçtikçe artıyor. İran güçleri tarafından 7 kadın göstericinin kaçırıldığı ve akıbetlerinin bilinmediği bildirildi. Hengaw ve Kürdistan İnsan Hakları Örgütü de, çok sayıda Kürt ve Beluç kadının kaçırıldığını bildirdi.

Kaçırılan/gözaltına alınan ve tutuklanan kadınlar arasında: Pirisa Musevi, Şima Horşidiyan, Neda Gerami, Ferina Hüseyni, Rahile Zerdkohi, Fayze Şemayli ve İman Çeşte yer alıyor. Hasti Karimi (16), Meşhed'de sivil ajanlarca kaçırıldı. 4 Ocak’ta, Kohgilûye eyaletine bağlı Yasûcî ilçesi sakini Neda Geramî, gösteriler sırasında kaçırıldı ve kendisinden haber alınamıyor. Hengaw'ın edindiği bilgiye göre, Kirmanşan’da Kürt avukat ve eski siyasi tutuklu Soheila Hejab, hükümet güçleri tarafından tutuklandı. Şehrin Kaçuei Hapishanesine nakledildi. Ayrıca, Evin Cezaevi Kadınlar Koğuşu'na sevk edilenlere işkence yapıldığı öğrenildi. Aileler, gözaltına alınan kişilerin nerede tutulduklarına ve sağlık durumlarına ilişkin bilgi alamadıklarını belirterek endişelerini dile getirdi. Protestolar devam ediyor; sokaklar, üniversiteler ve çarşılar doğrudan çatışma alanı haline geldi. HABER MERKEZİ

 

***

Direnen kadınların yanındayız

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) İran ve Rojhilat'ta ekonomik krize karşı düzenlenen ve kısa sürede siyasal ve toplumsal taleplerle şekillenen protestolara müdahalede, rejim güçlerinin kadınlara yönelik sert şiddet yöntemlerine ilişkin açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, "Bu süreçte kadınlar 'Jin Jiyan Azadî' devrimiyle öne çıkan bir rol üstlenmiştir. Kadınların kamusal alanda görünür hale gelmeleri ve taleplerini açık bir biçimde dile getirmeleri, devletin güvenlik politikalarının merkezine yerleşmiştir. Bu nedenle yaşanan müdahaleler rastlantısal değil, belirli bir siyasal yaklaşımın sonucu olarak değerlendirilmelidir.  En az 40 kadın, protestolara katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınmış; ev baskınları, üniversite yurtlarına yönelik müdahaleler ve keyfi alıkonulmalar yaygınlaşmıştır. Yaralı kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesi ve gözaltı tehdidinin tedavi hakkı üzerinde baskı aracına dönüşmesi, yaşam hakkı ve temel haklar açısından ciddi ihlaller oluşturmaktadır" denildi. 

Açıklamada, "Bizler TJA olarak, İran  halkının ve kadınların direnişlerinin ve meşru taleplerinin görünmesi için İran makamlarını, uluslararası hukuk ve insan hakları yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz. Kadınlara yönelik gözaltılar ve baskılar sonlandırılmalı; protestolara katıldığı için tutuklanan kadınlar ve tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. Güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullanımı, işkence ve cinsel şiddet tehdidi içeren uygulamaları durdurulmalıdır" ifadelerine yer verildi. Açıklama şu ifadelerle son buldu: “Uluslararası toplumun, İran'da kadınlara yönelik bu ağır ihlaller karşısında sessiz kalmaması gerektiğine belirtiyoruz. 'Jin Jiyan Azadî' devriminin direnişi ile İran'da ve Rojhilat'ta direnen kadınların yanındayız ve dayanışmamızı sürdürüyoruz. Tüm kadınları, demokratik kamuoyunu ve uluslararası aktörleri; kadınların yaşam hakkını, temel özgürlüklerini korumaya yönelik açık ve kararlı bir tutum almaya, sınırları aşan bir dayanışmayı ve direnişi örmeye çağırıyoruz."

 

 

***

Kürt kadın örgütlerinden ortak çağrı

Kürdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR), Kürt Kadınların Örgütü, İran Kürdistan Kadın Hareketi, İran Kürdistan Demokrat Kadınlar Birliği ve Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi, İran’daki eylemlere dair ortak bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, son günlerde İran ve Rojhilat’a bağlı kentlerde halk eylemlerinin hızla yayıldığına dikkat çekildi. İran rejiminin, geçmişte olduğu gibi bu eylemleri bastırmak için şiddet ve baskı yöntemlerine başvurduğu, özellikle Kürt bölgelerinin ağır biçimde hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, özellikle Malekşahî ve Luristan gibi bölgelerde eylemcilere yönelik saldırıların “açık bir suç” ve “ağır bir insan hakları ihlali” olduğu vurgulandı. Bu tür uygulamalar sert bir dille kınanırken, kadınların her zaman toplumsal mücadelelerin ön saflarında yer aldığına, özellikle cinsiyetçi ve milliyetçi politikalara karşı kararlılıkla durduklarına dikkat çekildi.

Açıklamanın sonunda ise uluslararası topluma, insan hakları örgütlerine, demokratik kurumlara ve tüm özgürlükçü güçlere; İran ve Kürdistan’daki gelişmeler karşısında sessiz kalmamaları, halkın mücadelesine etkili ve somut biçimde destek vermeleri çağrısı yapıldı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.