• Kadınların otizmi maskeleme yeteneği, topluma uyum çabaları otizmin erken teşhisini gölgeliyor. Toplumsal farkındalık otizmin erken teşhisini sağlıyor.

REWŞAN DENİZ

Otizmli kadınların teşhis süreçlerinde karşılaştığı en büyük sorun, belirtilerin sıklıkla gözden kaçması veya yanlış yorumlanması. Araştırmalar, otizmli kadınların yüzde 80’inin 18 yaşına kadar teşhis almadığını gösteriyor.

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal iletişimde zorluklar, tekrarlayıcı davranışlar ve belirli ilgi alanlarına yoğun odaklanma gibi özelliklerle tanımlanır. Uzmanlar, kadınlarda yaşanan otizm teşhislerinin gerçek bir vaka artışından çok, toplumsal farkındalığın yükselmesi ve teşhis süreçlerindeki eksikliklerin daha iyi anlaşılmasından kaynaklandığını belirtiyor. Geçmişte otizmin erkeklerde daha sık görüldüğü düşünülüyordu. Ancak son yıllarda kadınlarda teşhis oranlarının artması bu algıyı değiştiriyor. Uzmanlar, bu artışın birkaç temel nedeni olduğunu vurguluyor:

Jest ve mimikler yanıltıyor

* Polonyalı 5 ila 10 yaş arasındaki 33 kız ve erkek çocuk üzerinde yapılan araştırmaya göre; kadınların otizm belirtilerini jest ve mimikleriyle gizlemek ve testleri yanıltmak konusunda daha başarılı olduğu sonucuna ulaştı.

* Good Health dergisinde yayımlanan bir analiz, otizmli kadınların teşhis öncesinde yoğun içsel çatışmalar yaşadığını, ancak artık bu farklılıkları daha açık ve cesur şekilde dile getirdiğini gösteriyor.

* Geleneksel teşhis kriterleri, ağırlıklı olarak erkeklerde görülen davranışlara odaklanıyordu. Yeni araştırmalar, kriterlerin kadınları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Otizmin en bilinen belirtileri:

* Dil konuşma ve iletişim eksiklikleri

* Katı, tekrarlı ve takıntılı davranış bozuklukları

* Anlamlı anlamsız ses ve kelime tekrarı

* Göz teması kurmaktan kaçınma

* Dönen, hareketli cisimlere karşı aşırı duyarlılık

Erken teşhis neden zor?

* Otizmli kadınlar, çocukluktan itibaren topluma uyum sağlamaya çaba gösteriyor. Sosyal normlara uymak için “maskeleme” yaparak duygularını, tepkilerini veya farklılıklarını gizliyorlar. Bu nedenle arkadaşlık kurmakta zorlansalar da otizm radarına takılmıyor.

* Kadınlarda sosyal iletişim eksiklikleri genellikle daha az belirgin, bu da teşhisi güçleştiriyor.

* Araştırmalar, yüksek IQ’lu kadınların otizm tanısı alma olasılığının özellikle düşük olduğunu gösteriyor.

Kültürel uyumluluk

Kadınların ilgi alanları genellikle müzik, kültürel faaliyetler veya hayvanlar gibi toplumca “normal” kabul edilen konular oluyor. Bu, otizmin “tuhaf ilgi alanları” tanımına uymuyor ve teşhisi geciktiriyor. Son yıllarda otizmli kadınlarla ilgili yapılan çalışmalar, teşhis süreçlerindeki eksiklikleri ve bu bireylerin karşılaştığı riskleri aydınlatıyor.

* Otizmli kadınlar, nörotipik akranlarına ve otizmli erkeklere kıyasla daha fazla sağlık sorunuyla karşı karşıya.

* Depresyon ve anksiyete gibi içselleştirme belirtileri gösterme eğilimindeler. Maskeleme çabaları, bu belirtileri ağırlaştırıyor.

* Sosyal ipuçlarını anlamada zorluk çeken otizmli kadınlar, şiddet ve cinsel saldırı gibi travmalara daha açık olabiliyor.

Doğru farkındalık erken teşhis

Uzmanlar, otizmli kadınların erken teşhis alabilmesi ve toplumsal hayatta desteklenmesi için şu adımları öneriyor:

* Teşhis kriterleri, kadınlardaki maskeleme davranışlarını ve farklı belirtileri dikkate alacak şekilde güncellenmeli.

* Sağlık uzmanları ve toplum, otizmli kadınların deneyimlerine daha fazla odaklanmalı.

* Eğitim ve iş yaşamında otizmli kadınların potansiyellerini gerçekleştirmelerine olanak tanıyacak düzenlemeler yapılmalı.

Mesleki yaşamda zorbalıklar

Otizimli kadınlar, genellikle yüksek eğitim seviyelerine sahip olsalar da iş hayatında önemli zorluklarla karşılaşıyor. Bu zorluklar, otizm spektrum bozukluğunun (OSB) özelliklerinden ve toplumsal cinsiyet dinamiklerinden kaynaklanıyor.

* Sosyal ipuçlarını okumakta veya jest-mimik gibi sözsüz iletişimde zorlanan otizmli kadınlar, iş yerinde “soğuk”, “ilgisiz” veya “uyumsuz” olarak yanlış anlaşılabiliyor. Bu durum, dışlanma veya alay edilme riskini artırıyor.

* Toplumun kadınlardan beklediği duygusal ve nazik davranışlar, otizmli kadınların iletişim tarzlarının daha fazla eleştirilmesine yol açıyor.

* Gürültü veya parlak ışık gibi duyusal hassasiyetler, iş yerinde yeterince anlaşılmayabiliyor.

* Özellikle yüksek işlevli otizmde, durumlarını açıklamayan kadınlar “tembel” veya “yetersiz” gibi damgalanabiliyor. Otizm dostu politikaların eksikliği, ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırıyor ve dolaylı zorbalığı artırıyor.

* Mülakatlarda göz teması kurma veya sosyal bağ kurma gibi konularda zorlanan otizmli kadınlar, işe alınma veya terfi şansını kaybedebiliyor.

***

Başarıya imza atan kadınlar

Otizmli bireyler, kalıpları tanıma ve sistematik düşünme gibi alanlarda güçlü oldukları için kodlama veya veri analizi gibi yapılandırılmış görevler, becerilerine uygundur. Başarıları, genellikle destekleyici bir çevre ve uygun düzenlemelerle mümkün oluyor. Bunlara bazı örnekler verilebilir:

* Temple Grandin: ABD’li otizmli bilim insanı. Hayvancılık sektöründe etik tesis tasarımları geliştirdi. Thinking in Pictures gibi kitapları ve konuşmalarıyla otizm farkındalığı yarattı. Hug box ismi verilen, otistik çocukları sakinleştirmek için kullanılan bir cihaz geliştirdi.

* Greta Thunberg: İsveçli otizmli çevre aktivisti. İklim değişikliğine karşı Fridays for Future hareketini başlattı ve 2019’da TIME tarafından “Yılın Kişisi” seçildi.

* Jessica Benham: ABD’li otizmli politikacı ve engelli hakları savunucusu. Otizm ve engellilik üzerine akademik çalışmalar yapıyor.

Film önerisi: Temple Grandin

Otizm teşhisi konan Grandin, dönemin yanlış inanışlarına  rağmen annesinin ve öğretmenlerinin desteğiyle potansiyelini keşfeder. Teyzesinin çiftliğinde sığırların sakinleştirildiği bir “sıkıştırma makinesi”ni gözlemleyerek kendi “sarılma kutusunu” tasarlar. Bu, onun stresle başa çıkmasını sağlar. Daha sonra Franklin Pierce College’da eğitim alır ve sığır endüstrisi için insancıl mezbaha tasarımları geliştirir. Film, Grandin’in görsel düşünme yeteneğini ve otizmli bireylerin farklı bakış açılarının değerini vurguluyor. Grandin’in görsel düşünme tarzını yaratıcı görsel efektlerle aktaran film, otizmli bireylerin bireysel potansiyeline vurgu yapıyor. Film, duygusallığa kaçmadan Grandin’in azmini ve başarısını yansıtıyor. Toplumsal cinsiyet ve engel ayrımcılığına karşı mücadelesi de bu şekilde işliyor.