Fransa’da yerel seçimler: Kentlerde sol, taşrada sağ

Dünya Haberleri —

Fransa seçim/foto:AFP

Fransa seçim/foto:AFP

  • Seçim tablosu, Fransa siyasetinde bir yandan büyük şehirlerde sol ve ekolojist blokların güçlü kaldığını, diğer yandan sağ/aşırı sağın bazı kentlerde ciddi rekabetini gösteriyor.

ERCAN JAN AKTAŞ

Son yıllarda Avrupa’nın tamamında olduğu gibi Fransa’da da siyasal alan yalnızca seçim rekabeti üzerinden değil, aynı zamanda yabancı karşıtlığı üzerinden kurulan bir ötekileştirme ve buna karşı mücade eden yapıların meşruiyet mücadelesi üzerinden şekilleniyor. Devlet aygıtı ve ana akım medya, özellikle sistem karşıtı muhalif partileri ve toplumsal hareketlerle ilişkili siyasal akımları çoğu zaman “marjinal”, “tehlikeli”, “sorumluluk almaktan uzak” ya da “yönetme kapasitesinden yoksun” aktörler olarak çerçevelemeye çalışıyor. Fransa’da Şubat ayı başında devletin resmi iç sınıflandırma sisteminde, yapılan bir değişiklikle La France Insoumise (LFI)/ Başeğmeyen Fransa’yı “aşırı sol” kategorisine alınmasını da bu denklemde ele almak mümkün.

Bu sert siyasi iklimde Fransızlar, toplam 34 bin 900 komün için 15 Mart’ta  sandığa gitti. İkinci tur ise 22 Mart’ta yapılacak. Bir önceki belediye seçimleri 2020'de yapılmış ve özellikle büyük şehirlerde sol açısından dikkat çekici sonuçlar doğurmuştu. Yeşiller (EELV) ile sol ittifak Lyon, Bordeaux, Strasbourg ve Grenoble gibi kentlerde önemli başarılar elde ederken Paris’te Sosyalist Parti’den Anne Hidalgo yeniden belediye başkanı seçilmişti. Buna karşılık sağ partiler daha çok küçük ve orta ölçekli kentlerde etkilerini korumayı sürdürmüştü.

2020’de yerel düzeyde elde edilen bu başarı, 2022 Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerine aynı ölçüde yansımadı. Sol partilerin farklı adaylarla seçime girmesi oyların bölünmesine yol açarken, Jean-Luc Mélenchon’un liderliğindeki La France Insoumise (LFI) sol seçmenin önemli bir bölümünü etrafında toplayarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaklaşık yüzde 22 oy aldı ve ikinci tura çok az farkla giremedi. Bu deneyim sol partiler arasında ittifak arayışını güçlendirdi ve aynı yıl yapılan parlamento seçimlerinde NUPES (Yeni Halkçı Ekolojik ve Sosyal Birlik) ittifakının kurulmasına zemin hazırladı. Daha sonra 2024 erken parlamento seçimlerinde LFI, Sosyalist Parti (PS), Yeşiller (EELV) ve Fransa Komünist Partisi’nin (PCF) katılımıyla kurulan Yeni Halk Cephesi (NFP) önemli bir başarı elde etti. Bu başarı, hükümeti kurmaya yetmedi ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sağ ve aşırı sağın desteğine dayanan hükümetlerle yoluna devam etti.

Dün birinci turu yapılan yerel seçimlerde büyük şehirlerde ortaya çıkan sonuçlar, seçmenlerin ekonomik politikalar, sosyal adalet talepleri ve ekolojik dönüşüm konusundaki beklentilerini yansıtmaya devam etti. Küçük ve orta ölçekli kentlerde sağ ve aşırı sağ partilerin gücünü koruması, Fransa toplumundaki sosyolojik ve coğrafi bölünmeleri görünür kılıyor. Özellikle de kırsal ve orta ölçekli şehirlerde Les Républicains (LR)/Cumhuriyetçiler ve Rassemblement National (RN)/Ulusal Birlik gibi sağ ve aşırı sağ partilerin güçlü oy oranları elde etmesi, buna karşılık La France Insoumise (LFI), Sosyalist Parti (PS) ve Les Écologistes (EELV) gibi sol ve ekolojist partilerin daha çok Paris, Lyon, Bordeaux, Lille ve Toulouse gibi büyük kentlerde etkili olması, Fransa’daki siyasal tercihlerin kentli–kırsal ve merkez–çevre ayrımları üzerinden şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Seçimlerinin ilk tur sonuçları, özellikle büyük şehirlerde sol, sosyalist, komünist ve de ekolojist siyasetin hâlâ güçlü bir toplumsal tabana sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Paris’te Sosyalist Parti ve sol ittifakın adayı Emmanuel Grégoire’nin açık ara önde olması; Lyon’da Yeşiller’den Grégory Doucet’nin güçlü performansı ve Lille gibi kuzey şehirlerinde La France Insoumise’in (LFI) yükselişi, kentli seçmenler arasında sosyal politika, ekolojik dönüşüm ve kamusal hizmetler gibi temaların belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Güneyin büyük ikinci şehri Toulouse’da LFI ile Sosyalist Parti’nin ikinci tur için ortak liste oluşturma kararı alması da sol partilerin yerel düzeyde ittifak arayışının sürdüğünü ve büyük şehirlerde sağa karşı birleşme stratejisinin giderek daha merkezi hale geldiğini gösteriyor.

Seçim sonuçları, Fransa’daki siyasal rekabetin keskinliğini ve toplumsal bölünmelerin derinliğini de ortaya koyuyor. Marseille’de sol ile aşırı sağın neredeyse başa baş bir yarış içinde olması ve Lyon’da sağ aday ile ekolojist sol arasındaki farkın çok sınırlı kalması, özellikle ekonomik eşitsizliklerin yoğun olduğu kentlerde sağ ve aşırı sağın yabancı karşıtlığı üzerinden güçlü bir mobilizasyon kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor. Bu tablo, Fransa siyasetinde bir yandan büyük şehirlerde sol ve ekolojist blokların güçlü kaldığı, diğer yandan sağ ve aşırı sağın özellikle bazı kentlerde ciddi bir rekabet gösterdiği bir tablodur. Dolayısıyla Fransa’da yerel seçimlerin ikinci turu yalnızca belediyelerin kimler tarafından yönetileceğini değil, aynı zamanda yabancı karşıtlığı üzerinden yükselen otoriter ve dışlayıcı siyasal hattın mı, yoksa daha kapsayıcı ve toplumsal eşitliği merkeze alan bir siyasal perspektifin mi güç kazanacağını gösterecek kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.