İsrail Lübnan’ı, Trump NATO’yu sıkıştırıyor

Dünya Haberleri —

İsrail ordusu/foto:AFP

İsrail ordusu/foto:AFP

  • İsrail, Hizbullah’a karşı Lübnan’ın güneyine “sınırlı ve hedefli” kara saldırısı başlattı. Hizbullah, "uzun bir çatışmaya" hazırlıklı olduğunu duyurdu. Axios’a göre İsrail, Litani Nehri'nin güneyini işgal etmek istiyor.
  • ABD, Hürmüz Boğazı’nın açılması için NATO ülkelerini tehdit ediyor. Almanya, Japonya ve Avustralya, Trump’a ret yanıtı verdi. AB, Asya’ya enerji tedarikini aksatan boğazın açılması için atılacak adımları görüşecek.

Hürmüz Boğazı krizi, savaşın 18’inci gününde daha da derinleşirken; İsrail, Lübnan'ın güneyinde “sınırlı ve hedefli” kara saldırısına başladı. "Hizbullah'ın kilit kalelerine karşı sınırlı ve hedefli kara operasyonlarına" başladığını duyuran İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) açıklamasında, “Bu operasyon terör altyapısının imhası ve bölgede faaliyet gösteren militanların ortadan kaldırılması da dahil olmak üzere ileri savunmayı tesis etme çabasının bir parçasıdır. Amaç tehditleri ortadan kaldırmak ve kuzeydeki sakinler için ek bir güvenlik katmanı oluşturmaktır” denildi. Açıklamada bölgeye girmeden önce “tehditleri ortadan kaldırmak için” geniş çaplı hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirdiği de belirtildi.

Öte yandan 146’ncı Yedek Tümen’in Güney Lübnan’ın batı kesiminde konuşlu olduğu, 36’ncı Tümen’in ise Rab el-Thalathine bölgesinde bir baskın operasyonu yürüttüğü belirtildi. Ayrıca daha fazla asker sevk etmeye ve tampon bölgeyi daha da genişletmeye hazırlandığını da bildirdi. İsrail medyasına konuşan askeri kaynaklara göre, ordu hükümetten yedek asker sayısının 280 binden 450 bine çıkarılmasını talep etmeyi değerlendiriyor. ABD haber portalı Axios’a göre İsrail, Lübnan’daki Litani Nehri'nin güneyindeki bölgenin tamamını işgal etmek istiyor.

Hizbullah: Uzun çatışmaya hazırız

Hizbullah ise Lübnan'ın güneyinde İsrail’le "doğrudan çatışmaya girdiğini" açıkladı. Ülkenin güneyindeki Hiyam kentinde çatışmaların Cumartesi akşamı başladığını, çatışmalarda hafif ve orta ölçekli silahlarla roket mühimmatı kullanıldığını belirtti. Üç sınır köyünde İsrail askerlerine saldırdığını da kaydetti. Hizbullah Lideri Naim Kasım, Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail'le "uzun bir çatışmaya" hazırlıklı olduğunu söylemişti.

Savaşın 2 Mart’ta Lübnan’a sıçramasıyla şu ana kadar en az 850 kişi yaşamını yitirdi, 2 bini aşkın kişi yaralandı ve en az 800 bin kişi yerinden edildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan’da “barış güçlerine muhtemelen devlet dışı silahlı gruplar tarafından ateş açıldığını” duyurdu. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’ne (UNIFIL) göre saldırılar; Yatar, Dayr Kifa ve Qallaqiyah’daki üç farklı BM üssünde meydana geldi.

foto:AFP

Trump'tan hem çağrı hem tehdit

Hürmüz Boğazı’nda ise durum daha da ciddi. İran rejiminin, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla petrol fiyatları 100 doları aştı, stoklar tükeniyor veya elde kalıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın “güvenliği” için NATO müttefiklerinden destek beklediğini söyledi. Destek verilmemesi halinde "geleceği açısından çok kötü olacak” sözleriyle NATO’yu tehdit eden Trump, ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı yardımı hatırlatarak Avrupa'dan karşılık beklediğini ekledi. Ayrıca buradan gelen petrole Avrupa ve Çin’in ciddi şekilde bağımlı olduğunu kaydetti.

Boğaz için 7 ülkeyle görüşmeler yürüttüklerini söyleyen Trump, “Boğazın güvenliğini sağlamak için diğer ülkelerle görüşmeler yaptık. Çin petrolünün yaklaşık yüzde 90’ı buradan geçiyor. Onlara ‘katılmak ister misiniz?’ dedim. Göreceğiz, belki katılırlar belki katılmazlar” diye konuştu.

Trump, ABD donanmasının tankerleri eskort etmeye başlayacağını duyurmuş, ancak daha sonra bu kararından vazgeçerek diğer ülkeleri bölgeye savaş gemisi göndermeye çağırmıştı. ABD hükümet uçağı Air Force One'da gazetecilere yaptığı açıklamada ise Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'nin "katılabilecek ülkeler arasında" olduğunu söylemişti.

ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi. ABD'nin mevcut silah stoklarının yeterli olduğunu öne süren Hassett, şu aşamada Kongre'den ek bir bütçe talep etmeyi planlamadıklarını ifade etti. Hassett, "İranlıların yaptıkları Amerikan ekonomisine zarar veremeyecek" iddiasında bulundu.

Üç ülkeden ret

Ancak Trump'ın Hürmüz Boğazı misyonuna katılım çağrısına Almanya, Japonya ve Avustralya olumsuz yanıt verdi. Üç ülke, mevcut koşullarda operasyona katılmayacaklarını açıkladı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Berlin'in böyle bir göreve katılımını gerektiren "acil bir ihtiyaç" görmediğini söyledi. ABD ve İsrail'den İran'a karşı yürütülen savaşın hedefleri ve planlaması konusunda daha fazla bilgi talep ettiklerini belirtti.

Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, İran'daki mevcut gerilim nedeniyle Tokyo'nun deniz güvenliği misyonuna katılmayı değerlendirmediğini ifade etti.

Başbakan Sanae Takaici ise ülkenin hukuk sistemi gereği denizaşırı askeri operasyonların "son derece zor" olduğunu vurguladı. Avustralya Ulaştırma Bakanı Catherine King de Canberra'nın operasyona katılmayacağını belirterek, "Hürmüz Boğazı'na gemi göndermeyeceğiz" dedi.

AB toplanacak

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması için Avrupa tarafından neler yapılabileceğini görüşecek. AB’nin Dış Politika Şefi Kaja Kallas, Brüksel’de yapılacak dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın açık kalması bizim çıkarımızadır” dedi. Boğazın kapanmasının Asya’ya enerji tedariki için “gerçekten tehlikeli” olduğunu, aynı zamanda gübre üretimi için de bir sorun teşkil ettiğini söyleyen Kallas, “Bu yıl gübre yetersizliği olursa, gelecek yıl da gıda yetersizliği yaşanacak” ifadelerini kullandı.

‘Düşman ülkelere’ kapalı mesajı

İran rejimi ise krize dair yaptığı son açıklamada (14 Mart) güzergâhın yalnızca İran’ın “düşmanlarına ait” tanker ve gemilere kapalı olduğunu söyledi. Sonraki gün basına demeç veren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın, gemilerin güvenli geçişi konusunda görüşmek isteyen ülkelerle “diyaloğa açık” olduğunu belirtti.

Rejim aynı zamanda savaşın ortasında küresel ekonomiyi etkileyecek bir hamle daha yaptı. 2 Mart’tan bu yana kapalı tuttuğu Hürmüz Boğazı’ndan geçişler için "Dolar yerine Çin Yuanı ile ticaret" şartını masaya koydu.  ABD medyasına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ve emtia sevkiyatlarına yeniden izin verilebileceğini, ancak bunun tek bir şartı olduğunu belirtti. Yetkili, ticaretin ABD Doları yerine Çin Yuanı üzerinden yapılması istediklerini ifade etti. HABER MERKEZİ

 

* * *

Üç ayda 131 kişi katledildi

Suriye’de üç ayda 131 kişi güvenlik krizi ve savaş sonucu katledildi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR),  2026 yılının ilk üç ayında Suriye’nin farklı bölgelerinde en az 80 çocuk ve 51 kadının katledildiğini veya hayatını kaybettiğini duyurdu. SOHR, ölümlerin başlıca sebeplerinin mayınlar, savaş kalıntıları ve çeşitli saldırılar olduğunu raporladı.

Ocak ayında silahların rastgele patlaması, savaş kalıntıları, mezhepsel kimlik nedeniyle işlenen katliamlar, bombardıman, mayınlar, bombalar ve Türk devletinin SİHA saldırıları sonucu 33 kadın ve 39 çocuk yaşamını yitirdi. Şubat ayında çoğunluğu savaş kalıntılarının patlaması nedeniyle 15 kadın ve 28 çocuk, Mart ayında ise savaş kalıntılarının patlaması, adli suçlar ve doğal afetler nedeniyle 3 kadın ile 13 çocuk yaşamını yitirdi. ŞAM

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.