İçeride ve dışarıda direneceğiz

- İmralı tecridine karşı cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemleri 23. gününde 5. grupla devam ediyor.
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması amacıyla Türk cezaevlerinde 27 Kasım’da başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemlerini önceki gün 5. grup devraldı. Eylem, 23. gününde devam ederken, tutsak yakınları da çocuklarının talebinin yerine getirilmesi çağrısında bulunuyor.
Açlık grevine girenlerden biri de “örgüt üyesi olmak”, “örgüt propagandası yapmak” ve “2911 Sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu’na muhalefet etmek” iddiasıyla 2009’da tutuklanan ve 16 yıl hapis cezası verilen Mehmet Yıldırım.
5. kez açlık grevine girdi
17 yaşında tutuklanan Yıldırım, Samsun Bafra T Tipi Cezaevi’nde tutulduğu 8 yıl boyunca dört kez açlık grevi eylemine katıldı. 11 yıldır tutuklu bulunan Yıldırım, 27 Kasım’da başlatılan eylemin 3. grubunda yer alarak 5. kez açlık grevine girdi.
Anne Hazal Yıldırım (55), açlık grevleri süreçlerinde birçok kez cezaevi önüne gittiğini söyleyen Yıldırım, her defasında polislerin şiddetine maruz kaldığını, ancak tüm baskı ve şiddete karşı direnmeye devam ettiğini söyledi. En son tecride karşı 2018’deki eyleme katılan oğlunun üç ay açlık grevinde kaldığını ifade eden Yıldırım, ”Cezaevine girdiğinde kendisi 17, kardeşi 7 yaşındaydı. 11 yıldır cezaevinde ve kardeşi şu an 18 yaşında. Görüşe gittiğimizde kardeşini tanıyamadı. Elimizden ne geliyorsa onlar için yapmaya hazırız” dedi.
Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, ailesiyle görüşmesi ve telefon hakkının olması için tutsakların bedenleriyle eylem yaptığına dikkat çeken Yıldırım, “Cezaevindeki ihlallere ve zulme karşı başkaldırıyorlar. Onlar içerde biz de dışarıda direneceğiz. Cezaevlerinin önüne gitmeye devam edeceğiz. Çocuklarımız için ölüme bile gideriz. Hepsi bizim çocuklarımız, bir farkları yok. Anneler çok olunca, polis bize müdahale edemiyor, ne kadar çok olursak o kadar iyi. Çocuğumun bir yıl 15 ayı kaldı. Onun çıkmasını istiyorum, cenazesinin değil” şeklinde konuştu.
Devletin çözüm yoluna gitmesini talep eden Yıldırım, şöyle dedi: “Çözüm kalemle olur, ölüm ve öldürmeyle olmaz. Masada çözüm olsun istiyoruz. Öcalan’ın yanına gidilmesini istiyoruz.”
Herkes elini taşın altına koysun
Tutsaklar, taleplerinin karşılanması için aile ve mektup aracılığıyla sık sık taleplerini dillendirse de iktidar yetkilileri tutsakların taleplerine cevap olmuyor. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan tutsak Dilber Tanrıkulu da kamuoyuna gönderdiği mesajda eylemlerine destek çağrısı yaptı. Tanrıkulu’nun mesajı şu şekilde:“Öncelikle tüm açlık grevi eylemcileri ile Kürt halkını saygı ile selamlıyorum. Özellikle yıllardır bu alanlarda emsalsiz bir direnişin sürdürücüleri olan arkadaşlarımızı selamlıyor ve kutluyorum. Eylemimizin amacı, önderliğimiz üzerindeki tecridi kaldırmak ve fiziki özgürlük koşullarını sağlamak. Herkesten önce önderliğimizin halkı arasında kalmaya hakkı var. Bunun için de elimizden gelen her şeyi yapacağız. Eylemimiz amacına ulaşana kadar devam edecektir. İnanıyoruz ki eylemimiz büyük bir zaferle sonuçlanacaktır. Herkes elini taşın altına koysun. Bu sorumluluğu beraber üstlenelim ve taçlandıralım.” AMED







