• 177 aydır adalet isteniyor
  • Komedyen Göktaş'a hapis
  • Bırakıldı, evinde ölü bulundu
  • Öğretmen vurularak öldürüldü

177 aydır adalet isteniyor

Roboskî Katliamı'nın 177'inci ayında bir araya gelen Roboskî İçin Adalet Girişimi, faillerin bulunması ve adaletin sağlanması talebinde bulundu.  

Roboskî İçin Adalet Girişimi, Şirnex’in Qileban (Uludere) ilçesine bağlı Roboskî köyünde 28 Aralık 2011'de savaş uçaklarının bombardımanı sonucu aralarında çocukların da olduğu 34 kişinin katledilmesinin 177'inci ayında da Ankara’nın Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi.

“Katiller bulunsun hesap sorulsun” sloganının atıldığı eylemde konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, aradan geçen 14 yıla rağmen katliamın aydınlatılmadığına dikkat çekti. Sevil Turgut, “İdari, askeri ve yargısal mekanizmalar gerçeği aydınlatmak yerine karartmayı, sorumluları yargılamak yerine korumayı tercih etti. Dosyalar kapatıldı, deliller görünmez kılındı, sorumlular korundu, cezasızlık bir kez daha ödüllendirildi” dedi.

Sevil Turgut, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde kurulan komisyonların çalışmalarına dikkat çekerek, "Ancak barış yalnızca silahların susmasıyla kurulamaz. Roboskî’nin, faili meçhullerin, zorla kaybetmelerin failleri yargı önüne çıkarılmadan, işkence ve bütün ağır insan hakları ihlalleri açığa çıkarılmadan, mağdurların ve ailelerin adaleti sağlanmadan ve tabii ki cezasızlık sona erdirilmeden barış kalıcılaşamaz. Yönetenler bilmelidir ki; bu topraklarda demokrasi cezasızlıkla değil hesap vermeyle, barış ise planlı unutturmayla değil hakikatle yüzleşmeyle mümkündür” diye konuştu. ANKARA

***

Komedyen Göktaş'a hapis

Stand-up gösterisi nedeniyle 88 günden beri cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, dün hakim karşısına çıktı ve 1 yıl 7 ay hapis cezası verilerek tahliye edildi.

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin ardından yurt dışı tatilinden dönerken havalimanında gözaltına alınan ve 3 Temmuz’da tutuklanan Göktaş, 88 gündür cezaevindeydi. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Göktaş hakkında üç ayrı suçlamadan 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş savunmasında “Ölü Deniz” adlı gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada hedef gösterildiğini, şakaların bağlamından koparılarak hakkında CİMER şikayeti yapılması için kampanya başlatıldığını belirtti. 88 gündür tutuklu olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları söyledi: “Gösterimdeki cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Komedyen olarak sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor... Utangaç bir diktatör tanımlaması Cumhurbaşkanı'na hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil, siyasi bir nitelemedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en yakın ekibine aldığı, vitrine koyduğu bir isim; halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkına girdiği belgelenince ne yapıyor? Çıkıp bağımsız mahkemelerde ya da halkın karşısında hesap verip istifa bile etmiyor, 'affını' talep ediyor. Yargı onlara dokunmuyor, bir avuç rantiyeci korunuyor. Diğer tarafta bir komedyen, Harbiye'de kurduğu dört tane hiciv cümlesi için 3 Temmuz'dan beri güneş görmeyen hücrede tutuluyor. Bu çarpık tablo ancak ve ancak hesap vermeyen otoriter bir liderin ve onun zümresinin yönettiği bir ülkede yaşanabilir."

Göktaş’ın ve avukatının savunmasının ardından savcı, Göktaş’ın “utangaç diktatör” esprisinin hakaret suçunu oluşturduğunu iddia etti. Oruç tutan canlı bomba, dini kitaplar ve haşema esprilerinin ise “halkın dini değerlerini aşağıladığını” savundu. CİMER şikâyetlerini de gerekçe gösteren savcı, Daltonlar esprisiyle “suçu ve suçluyu övme” suçunun işlendiğini de iddia etti. Tüm bu suçlamalar kapsamında Göktaş’ın cezalandırılmasını ve verilecek hükümle birlikte tahliye edilmesini talep etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özeri’nin yetkilendirdiği avukat, Göktaş’ın cezalandırılmasını talep etti.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi, “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat kararı verirken, iddianamedeki “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak yer alan suçlamayı “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek Göktaş’a 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanı'na hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, Göktaş’ın tahliyesine karar verdi. İSTANBUL

***

Bırakıldı, evinde ölü bulundu

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan eski cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer (66), Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu.

Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi’nde 2011'de şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, iki hafta önce gözaltına alınan Turgay Tamer, ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Tamer, dün Büyükçekmece Sinanoba Mahallesi’ndeki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Tamer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Tamer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bahçelievler Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Polis ekiplerinin ilk incelemesinde ölümün şüpheli bulunduğu öğrenildi. Tamer’in eşi Marina Tamer’in 12 gün önce Moldova’ya gittiği, bugün eve döndüğünde kapının açılmaması üzerine camdan içeri girdiği ve eşini yerde bulduğu öğrenildi. Marina Tamer’in, eşinin bacaklarında kan dolaşımı rahatsızlığı bulunduğunu ve el ve ayaklarındaki iltihap şişliğinden dolayı yürümekte de zorlandığını söylediği belirtildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Tamer’in adli tıp doktoru olmadığı ve Kozinoğlu’nun sağlık durumunun kötüleştiğinin kendisine bildirilmediği, bu nedenle Kozinoğlu’na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Turgay Tamer’in bazı sağlık sorunlarının bulunduğu ve bu nedenle bir süredir doktorluk mesleğini icra edemediği kaydedildi. İSTANBUL

***

Öğretmen vurularak öldürüldü

Osmaniye'de Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan öğretmen Mehmet Bilgili, hastanede yaşamını yitirdi.

Türk medyasına göre; merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunduğu öne sürülen yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şunları söyledi: "Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil." OSMANİYE