• Ceylan Önkol dosyasının cezasızlık örneği olduğunu belirten avukat Berfin Elçi, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı gündemine alması gerektiğini söyledi.

 

Amed'in Licê (Lice) ilçesinin kırsal Kanîsipî Mahallesi’ne bağlı Xombaz mezrasında, 28 Eylül 2009'da hayvanları otlatırken karakoldan atılan havan mermisiyle katledilen Ceylan Önkol'un dosyasındaki cezasızlık sürüyor. Savcılık, “can güvenliği olmadığı” gerekçesiyle 3 gün sonra olay yerine giderken, anne Saliha Önkol tüm delilleri eteğine toplayarak (kızının parçalanmış bedeni) teslim etti. Jandarma Komutanlığı ve Emniyet tarafından hazırlanan raporda ise Ceylan’ın elindeki tahra (eğri budama bıçağı) ile patlayıcı mühimmata vurarak patlamaya sebep olduğu iddia edildi. Dosya avukatları, Mayıs 2012'de soruşturmanın etkin ve tarafsız yürütülmemesi, soruşturmanın derinleştirilmesine yönelik taleplerin reddedilmesi, aradan geçen süreye rağmen davanın açılmaması ve şüphelilerin bulunmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuruda bulundu.

Danıştay 5 yıldır bekletiyor

Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Nisan 2014’te "dosyadaki kanıt ve raporların faillerin tespiti için yetersiz olduğu" gerekçesiyle "daimi arama kararı" verdi.  Önkol ailesi avukatları, ayrıca İçişleri Bakanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nde de dava açtı. Mahkeme, aileye 28 bin 208 TL tazminat ödenmesine karar verdi. Danıştay, 16 Mayıs 2019'da Önkol'un ailesine tazminat ödenmesi kararını bozdu ve tazminat davasının “kusursuz sorumluluk” ilkesi veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetti. Bunun üzerine İdare Mahkemesi, 8 Mart 2021’de aileye toplamda 283 bin lira maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Olayda, Önkol’un yüzde 10, idarenin ise yüzde 90 kusurlu olduğu kararlaştırıldı. Hem Önkol ailesi avukatları hem de bakanlık avukatları bir kez daha Ceylan Önkol’u yüzde 10 kusurlu bulan karara karşı, Danıştay'a temyiz başvurusunda bulundu. Ceylan Önkol’un katledilişinin üzerinden geçen 17 yıla rağmen tek bir fail yargılanmazken, Danıştay’ın kararı 5 yıldır sonuca bağlanmıyor.

Etkin soruşturma yürütülmedi

Çocuk hakları alanında çalışma yürüten İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi Yönetim Kurulu üyesi avukat Berfin Elçi, dosyaya dair MA'ya konuştu. Dosyada etkin soruşturma yürütülmediğini belirten Berfin Elçi, savcılığın ilk üç gün olay yerine gitmemesinin hak ihlaline ve soruşturmanın etkin yürütülmemesine neden olduğunu kaydetti. Berfin Elçi, “Aynı zamanda otopsinin jandarmanın bir odasında gerçekleşmesi, yine uluslararası sözleşmeler bağlamında otopsinin usulüne uygun bir şekilde yapılmadığını gösteriyor. Jandarma bu olayda şüpheli konumundayken, delillerin jandarma eliyle toplanması, olay yeri incelemesinin jandarmayla birlikte yapılması, etkili bir soruşturma yürütülmediğini gösteriyor” dedi.

Büyük bir cezasızlık örneği

Ceylan Önkol dosyasının çok büyük bir cezasızlık örneği olduğunu anımsatan Berfin Elçi, şöyle devam etti: “Herhangi bir kamu görevlisinin şüpheli sıfatıyla dosyada hiçbir zaman dinlenmemesi, görevden alınmaması, daimi arama kararı çıkartılarak dosyanın rafa kaldırılması, zaman aşımına terk edilmesi gibi pratikler birçok dosyada karşımıza çıkıyor. Bu da  aslında bir politika sonucu gerçekleştiğini gösteriyor. Ceylan Önkol’dan Nihat Kazanhan’a, Helin Hasret Şen’e, Mehmet Uytun’a birçok çocuk, devlet güçlerinin şiddeti sonucu katledildi. Anayasa’nın 17. maddesi ve AİHS’nin 2. maddesi, devlete yaşama hakkını koruma; aynı zamanda böyle bir ihlal olduktan sonra etkin bir soruşturma yükümlülüğü yüklüyor. Bu tür politik dosyalarda, kolluk şiddeti sonucu katledilmiş çocuk dosyalarında bunun etkili yürütülmediğini görüyoruz. Yasal düzenlemelerde herhangi bir açık olmamasına rağmen bu tür dosyaların cezasız bırakılması, aslında cezasız bırakılmak istendiğini net bir şekilde gösteriyor. Bu cezasızlık pratikleri kollukta da herhangi bir fiili sonucu cezalandırılmayacağı algısı yaratıyor ve aslında hareketlerini daha pervasız bir hale getiriyor. Bu da tabii ki ihlaller silsilesinin devam etmesini sağlıyor.”

Hakikatin öğrenilmesi haktır

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Berfin Elçi, şunları söyledi: “Barışın sağlanabilmesi ve barışın toplumda kalıcı hale gelebilmesi için bu dosyaların tekrar irdelenmesi ve ihlallerden sorumlu kamu görevlisinin cezalandırılması gerekiyor. Hakikatin öğrenilmesi bir haktır. Ceylan Önkol’un ailesi için de toplum için de sorumluların kim olduğu öğrenmek hem bir haktır hem de çözüm sürecinin devam ettirilebilmesi için elzemdir. Bu cezasızlık pratiğinden vazgeçilir, sorumlular tespit edilip yargılanırsa devlet kurumlarını hukuk sınırları içerisine çeker bu da topluma benzer ihlallerin devam etmeyeceği garantisi ve güvencesi vermiş olur.”

Sadece adli vakalarla olmaz

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının, şimdiye kadar adli vakaları önüne koyduğunu hatırlatan Berfin Elçi, “Bunların aydınlatılmaya çalışılmasını çok önemli buluyoruz ama politik faili meçhul cinayetleri, gözaltında kayıpları bunun dışında tutması başlı başına adalet kavramını kendi içerisinde sorgulatıyor. Politik faili meçhul cinayetleri de önüne koyması, araştırması ve sorunları tespit etmesi gerekiyor” diye konuştu.

Ceylan Önkol dosyasının da gündeme alınması gerektiğini söyleyen Berfin Elçi, şunları ekledi: “Şu an daimi arama kararı mevcut. Bu karar, yılda bir iki kez kolluğa bir müzekkere yazılarak ve gelen ‘sorumlular tespit edilmedi’ yazısından sonra rafa kaldırılması demek. Bu dosyanın tekrar gündeme alınması, araştırılması, faillerin tespit edilmesi aile, toplum ve bizler açısından çok önemli. Bu daire başkanlığının faili meçhul bırakılan Ceylan Önkol dosyasını önüne koymasının önemli ve elzem olduğunu düşünüyoruz.” AMED