Norveç yeni Doğu Hindistan Şirketi mi?

Forum Haberleri —

20 Ağustos 2021 Cuma - 23:00

  • Norveç, kendisinin zararlı gördüğü bir metanın üretimini ve satışını artırıyor ve Doğu Hindistan Şirketi'nin afyonla yaptığı gibi, yurt içinde temiz kalırken yabancılara satıyor. "Paranın kokusu yoktur." Norveç'in davranışı sadece ikiyüzlü olduğu için şaşırtıcı değil; erdem sinyalleme, hükümetin yaptıklarıyla açık bir tezat oluşturuyor. 

BRANKO MİLANOVİÇ
Çeviren: Serap GÜNEŞ

On sekizinci yüzyılda, İngiliz liderliğindeki Doğu Hindistan Şirketi, yavaş yavaş Hindistan'ın çoğunu kontrol etmeyi başardı. Onun hükmü, Hindistan için bir felaketti, ancak şirketin birçok yöneticisini ve hissedarını aşırı derecede zengin etti. Zenginlik, birçoğunun İngiliz siyasi, entelektüel ve iş hayatında önemli roller oynamasını sağladı. Şirketin tavizsiz bir eleştirmeni olan Adam Smith'in yazdığı gibi: "Ticari bir şirketin yönetimi, herhangi bir ülke için, belki de tüm hükümetlerin en kötüsüdür." Pek çok talan iddiası karşısında İngiliz hükümeti, Napolyon savaşlarının ortasında nihayet Hindistan ticaretinin tekelini şirketten aldı.

Afyon savaşları

Bu, şirketin çabalarını başka bir yerde iki katına çıkarmasına neden oldu: Çin ile ticaret yapmak. Çin'le ilgili bir sorun vardı ama; bu şirketin satabileceği hiçbir şeyin Çinlilerin ilgisini çekmiyordu. Şirketin Çin'den almak istediği çok şey (porselen, çay) vardı ama satacak hiçbir şey yoktu. Ta ki Bengal'de üretilen afyonu Çin'e satmak için kullanma fikrine kadar. Çin hükümetinin afyon ithalatına koyduğu yasaklara rağmen bir iç talep vardı. Yasağı aşmak ve etik nedenlerle başka hiçbir yerde satamadığı yaygın olarak bağımlılık yapan bir maddeyi satmak için şirket, Çin limanlarının kendisine açılması için bir savaşa girmeye karar verdi. Bu, 1842'de nihai sonucu beş Çin “antlaşma limanının” açılması, Hong Kong'un devrilmesi ve Çin'de yaşayan yabancılar için dokunulmazlık olan kötü şöhretli Afyon Savaşı'nın kökeni buydu. “Aşağılamalar yüzyılı” başlamıştı. Ve şirket sonunda, bizzat kendisinin tüketilmemesini tavsiye ettiği bir şeyi uzaktaki yabancılara satabilirdi.

‘Paranın kokusu yoktur’

Norveç hükümeti, iklim değişikliği tehdidini vurgulamada en aktif hükümetlerden biridir. Hükümet, ülkenin gaz yakıtlı araba kullanımını neredeyse tamamen elektrikle değiştirmeye çalışıyor. Tüketim ayak izinin azalmasından gurur duyuyor. Dünyadaki ormansızlaşmayı sınırlandırması ve tersine çevirmesi beklenen uluslararası faaliyetleri finanse ediyor. Ancak öte yandan da yarım yüzyıldır Norveç dünyanın önemli petrol ve doğalgaz üreticilerinden ve hatta daha da önemli ihracatçılarından biri (doğalgazda dünyanın üçüncü en büyüğü) ve mal ihracatının yaklaşık %50'si doğalgaz ve petrolden oluşuyor. Ayrıca, hükümet yakın tarihte, Kuzey Kutup Dairesi'nde doğalgaz ve petrol arama ve üretimini genişletmeye karar verdi. Burası aynı hükümetin iklim değişikliğine en duyarlı olduğunu kabul ettiği alanlardan biri.


Böylece Norveç, kendisinin zararlı gördüğü bir metanın üretimini ve satışını artırıyor ve Doğu Hindistan Şirketi'nin afyonla yaptığı gibi, yurt içinde temiz kalırken yabancılara satıyor. "Paranın kokusu yoktur."

Norveç’in ikiyüzlü politikası

Norveç'in davranışı sadece ikiyüzlü olduğu için şaşırtıcı değil; erdem sinyalleme, hükümetin yaptıklarıyla açık bir tezat oluşturuyor. Birçok iklim değişikliği aktivistinin emisyonları azaltma mücadelesinde daha yoksul ve orta gelirli ülkeleri daha düşük üretim ve tüketimin faydalarına ikna etmeye çalıştığı bağlamda bakıldığında, daha da çarpıcı.

O zaman şu soru sorulabilir; eğer dünyanın en zengin ülkesinin nüfusunu ve hükümetini iklim kontrolünün faydalarına bu kadar açık bir şekilde ikna edemiyorlarsa, Meksika, Gabon, Nijerya, Rusya'yı doğalgaz ve petrol üretimini azaltmaya ikna etmek için ne tür argümanlar kullanmayı planlıyorlar? Bunlar, gelirleri Norveç'in çok küçük bir bölümü olan ülkelerdir. Örneğin, Nijerya'daki ortalama gelirli kişi, Norveç’teki ortalama gelirli bir kişinin gerçek gelirinin yirmide birini (yazım hatası değil: 1/20) kazanıyor.

Meksika veya Nijerya'nın doğalgaz ve petrol üretimini azaltmayı reddetmesini tamamen anlayabiliyordum çünkü bu olmadan nüfusları önemli ölçüde fakirleşecekti. Ancak, makul herhangi bir ölçüye göre, Norveç nüfusunda hiçbir yoksullaşma olmayacak. Çok yüksek bir gelir düzeyine sahip (kişi başına düşen GSYİH 66.000 uluslararası dolar, Amerika Birleşik Devletleri'nden yüzde 20 daha yüksek) olduğu ve bu gelirin vatandaşları arasında oldukça eşit olarak dağıtıldığı (Gini katsayısı 26) bir ülke olan Norveç, “afyon eşdeğeri” üretiminden vazgeçebilmeli. Ancak, mevcut hükümet daha kapsamlı bir keşif ve üretimle ilgili yeni kararında çoğunluk desteğinden tamamen emin göründüğü için, görünüşe göre böyle bir önleme siyasi bir destek yok.

Ekonomik büyüme ve iklim değişikliği

Burada tüm iklim değişikliği aktivistleri için çok önemli bir ders var. Pek çok kez ısrar ettiğim gibi, ekonomik büyüme ile iklim değişikliği kontrolü arasındaki dengeyi çok daha ciddi bir şekilde düşünmeye ihtiyaçları var. Modellerinde iklim değişikliğini kontrol etmenin avantajları yadsınamaz olsa da, uçak yakıtı vergilerinden gaz vergilerine (Fransa'da Gilets Jaunes hareketini kışkırtan) uygulanması gereken politikalara geldiklerinde, halk direnişiyle karşılaşıyorlar. Halkın direnişi, dünyadaki hemen hemen hiç kimsenin daha düşük geliri kabul etmeye istekli olmamasından kaynaklanıyor. İklim değişikliği aktivistleri, konferanslarında daha düşük gelirlerle “başarılı olan” insanlar hakkında konuşabilirler, ancak bu alternatif sunulduğunda, dünyanın en zengin ülkesinin vatandaşları bile bunu reddediyor.

Zengin ülkelerle başlamalıyız

İklim değişikliğiyle -sadece konuşmak yerine- gerçekten yüzleşmek istiyorsak, önce aşırı ikiyüzlülükten (bunun gibi) kurtulmalıyız ve ikincisi, nüfus tarafından kabul edilebilir politikalar tasarlamalıyız. Zengin ülkelerle başlamalıyız, yalnızca tarihsel olarak iklim değişikliğine en önemli katkıda bulunanlar oldukları için (tarihsel emisyon birikimi yoluyla) değil, aynı zamanda maliyetleri diğerlerinden daha kolay karşılayabilmeleri gerektiği için.

Kaynak:
https://glineq.blogspot.com/2021/07/is-norway-new-east-india-company.html

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.