Rejimin burnu Garê’de sürtüldü

17 Şubat 2021 Çarşamba - 18:19

  • Halk Savunma Merkezi karargah Komutanlığı, AKP-MHP rejiminin Garê’de dört gün süren savaşta hiçbir amacına ulaşmadan ağır bir yenilgi alarak, gerilla tarafından tarafından burnunun yere sürtüldüğünü söyledi. 

Komutanlık, Şubat 2008’de yaşadıkları Zap yenilgisinin ordu vesayetinin yitirilmesinin başlangıcı olduğu gibi Şubat 2021’de Garê’de yaşadıkları bu yenilginin de faşist rejim için sonun başlangıcı halini alacağını vurguladı.

Halk Savunma Merkezi karargah Komutanlığı, Türk ordusunun askeri ve siyasi hedefleri itibarıyla yoğun bir mesainin ardından başlattığı Garê saldırısında yerleşip alan tutamadığı gibi 5-6 yıldır korudukları ve savunmaları için 6 şehit verdikleri tüm esirleri öldürdüğünü söyledi. Merkezi Karargah Komutanlığı, "İktidarları uğruna halk çocuklarını bu biçimde harcayan bu faşist düşünce yapısı ne yaparsa yapsın içine düşmüş olduğu büyük çukurdan çıkamayacağı kesindir" dedi. Merkezi Karargah Komutanlığı, dört gün boyunca teyit edildiği kadarıyla 37 türk askerinin öldürüldüğünü onlarcasının yararlandığını; Türk ordusunun da 12 polis, asker ve MİT görevlisi ile bir Güney Kürdistanlı tutsağı öldürdüğünü bildirdi. Komutanlık, 15 gerillanın şehit düştüğünü, 2 kişinin de detayları bilinmeyen bir şekilde Türk ordusunun eline geçtiğini açıkladı. 
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, Türk ordusunun, 10 Şubat günü sabaha karşı başlayan ve dört günün ardından 13 Şubat günü gece saatlerinde bozgunla biten Garê’ye yönelik işgal saldırısıyla ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. AKP-MHP-Ergenekon rejiminin bu saldırısının ciddi bir takım siyasi ve askeri hedeflerinin bulunduğu belirten Merkezi Karargah Komutanlığı, kapsamlı saldırının siyasi amaçlarının ne olduğu konusuna bu açıklamada girmeyi gerekli görmeyerek, askeri açıdan kapsam ve içerik bakımından bazı yenilikleri barındırdığını vurguladı. 
Zor durumda bulunan faşist rejimin, daha çok yüksek teknolojiye dayalı bu operasyonla siyasi sonuçlar elde etmek istediği, bu açıdan risk göze alarak saldırıyı planladığını kaydeden Merkezi Karargah Komutanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: 

İmha amaçlı olduğu kesindir

"Garê alanının tümüne dönük dört gün boyunca yoğun bir biçimde gelişen bombardıman eşliğinde, Türk ordusu hem alana yayılarak kalıcı bir biçimde yerleşmeyi hedefledi hem de elimizde bulunan esirleri ele geçirmek istedi. Burada sağ ele geçirilemeyeceğini bile bile böyle bir operasyonel saldırıya yöneldikleri açıkça anlaşılıyor. Bu saldırının esirleri kurtarma amaçlı değil, imha amaçlı olduğu kesindir. 

Kalıcı yerleşmeyi hedeflediler

Bununla birlikte ilk hamlede hedefledikleri yerleri planladığı şekilde tutabilmiş olsalardı, Garê alanının stratejik bir halkasına yerleşerek alanda kalıcı olmayı önüne koydukları açıktır. Esasen Tayyip Erdoğan ve Bahçeli, kendi rejimlerinin ömrünü uzatmak için sürekli bir biçimde kendilerini başarılı olarak göstermek istemekte olup, bu yönlü dizdikleri başarı hikayelerini gerçekmiş gibi yansıtmak için bu saldırı operasyonunu gerçekleştirdi. Bu saldırıyı kendileri açısından stratejik önemde gördükleri için en üst düzeyde planlayıp düzenledikleri özel bir saldırı biçiminde örgütlediler. 

Diğer güçleri bilgi ve desteği

Bu saldırı , söz konusu alan üzerinde hakimiyeti bulunan güçlerin de bilgisi ve belli düzeyde desteği temelinde planlandı ve mutlak sonuca ulaşmayı hedefledi."

Daha ilk adımda ağır darbe

Aylarca süren hazırlığa dayanan bu hain planın, kahraman komutan Şoreş Beytüşşebap öncülüğündeki gerilla tarafından en sert cevap verildiği ve daha ilk adımda ağır bir darbe yediği kaydedilen açıklamada, "Alan üzerinde onlarca İHA ve SİHA desteğinde 40’ın üzerinde savaş uçağıyla bütün bölgeyi bombalayarak amaçlarına ulaşmak isteyen Türk devletinin bütün bu saldırıları, Garê alanında bulunan gerilla tarafından Apocu fedai ruh, büyük ustalık, taktik yaratıcılık ve doğru hareket tarzıyla boşa çıkarıldı. Sıcak temasın bulunduğu noktalarda ise düşmana ciddi darbeler vuruldu. Gerilla açısından arazinin en dezavantajlı koşullarında bir kez daha sınanan uzmanlığa dayalı tim savaş tarzı kesin bir biçimde başarı elde etti. Daha önce Cenga Heftanîn Direnişi’nde görüldüğü gibi, burada da düşmanın istihbarata ve tekniğe dayalı tüm saldırıları, yeni dönem gerilla tarzı ve doğru manevra kabiliyetiyle sonuçsuz bırakıldı; bu temelde ezici darbelerin vurulması başarıldı" denildi.

Kampın içine kadar çatışma

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, Siyanê köyünde esirlerin bulunduğu kampı kuşatan Türk güçlerinin bir taraftan arazide yayılması önlenirken, diğer taraftan kampı kuşatan birliklerin kuşatmaya alınarak hareketsiz kılındığı belirterek, şu detayları paylaştı: "Bu güçlerini ancak yoğun hava saldırılarına dayanarak savunabilen Türk ordusunun, esirlerin bulunduğu kampta ise önce yoğun hava saldırıları, ardından ise karadan kampa girme çabaları sonucu kampın içine kadar yayılan bir fiziki çatışma durumu yaşandı. Hiç kimse günlerce ve saatlerce süren bu çatışma ortamında, esirlerin sağlam muhafaza edilebileceğini iddia edemez. 

Esirlerin savunması için şehit düştüler

Esirlerin savunulması için 6 yoldaşımız sonuna kadar çarpışarak şehadete ulaştı ve sonuç itibarıyla Türk güvenlik kuvvetlerine mensup 12 esir ve bir de Güney Kürdistanlı bir geçici tutsak yaşamını yitirdi.

Yoğun gaz kullanıldı

Özellikle 4. günde henüz nasıl gerçekleştiğini tespit edemediğimiz bir şekilde iki kişinin eline geçmesi ardından kampa vahşice yönelen sömürgeci Türk ordusu, yoğun gaz kullanarak sonuç almak istedi. Burada, kendi gücüyle çarpışarak değil, daha çok teknik ve gaz kullanmak suretiyle sonuç almayı hedefleyen, korkakça bir duruşun olduğu açık ortadadır. 

Gazın ardından infaz

Bu kadar gazın kullanılması ardından içeride yaşamını yitirmiş insanların kafalarına mermi sıkılarak infaz edildikleri anlaşılıyor. Er meydanında büyük bir yenilgi alan, kampın içerisine giremeyen Türk devleti, ancak ele geçenlerin verdikleri bilgilerle bu tarz kirli yöntemler kullanarak içeriye girebildi."

Düştükleri çukurdan çıkamazlar

Salt içine düştüğü gerçekliği gizlemek ve prestijini kurtarmak adına, bu denli insanlıktan nasibini almayan, kendi insanlarını bile vahşice harcamaktan ve katletmekten çekinmeyen bu zihniyetin tarih karşısında hesap vermek zorunda olduğunun altını çizen Merkezi Karargah Komutanlığı, şunları ifade etti: "İktidarları uğruna halk çocuklarını bu biçimde harcayan bu faşist düşünce yapısı ne yaparsa yapsın içine düşmüş olduğu büyük çukurdan çıkamayacağı kesindir. Çünkü AKP-MHP rejiminin iktidarının ömrünü uzatmak için gerçekleştirdiği tamamen tekniğe dayalı bu vahşi askeri saldırı, Garê’de tam olarak bir hezimeti yaşadı. Sürekli kendisini başarılı göstermek iddiasında olup toplumu kandırmak isteyen faşist rejim için Garê’de yaşadığı bu ağır yenilgi, sonunun yakın olduğunu ortaya koyuyor. 

Rejim için sonun başlangıcı

Açık ki faşist AKP-MHP rejimi Garê’de 4 gün süren bu savaşta hiçbir amacına ulaşmamış ve ağır bir yenilgiye uğrayarak gerilla güçlerimiz tarafından burnu yere sürtülmüştür. Nasıl ki 2008 Şubatı’nda yaşadıkları Zap yenilgisi ordu vesayetinin yitirilmesinin başlangıcı olduysa, 2021 Şubatı’nda Garê’de yaşadıkları bu yenilgi de faşist rejim için sonun başlangıcı halini alacaktır."

37 asker öldürüldü, onlarca yaralı
 
Merkezi Karargah komutanlığı, saldırı ve çatışmaların sonuçlarına ilişkin de şu bilgileri verdi: "Yürütülen dört günlük bu savaşta güçlerimiz tarafından kesin bir biçimde tespit edilen Türk ordu güçlerinin kayıp sayısı 37’dir. Ayrıca onlarca yaralısı da görülmüştür. Fakat bazı timlerimiz savaş tekmillerini vermeden şehadete ulaştıkları için bu rakam düşmanın tüm kayıplarının toplamı değildir. Düşmanın kayıplarının daha fazla olduğu değerlendirilirken, verilen bu rakam tarafımızdan kesinliği teyit edilmiş olan rakamdır. Ayrıca 2 Skorsky helikopter de güçlerimiz tarafından vurulup darbelendi, ancak düşmeyerek alandan uzaklaşmak zorunda kaldı. 

15 gerilla şehit, 2 kişi devletin elinde

Bu savaşta esirlerin bulunduğu kampı koruyan kahraman komutan Şoreş yoldaş öncülüğündeki 6 arkadaşımız tarihi ve destansı bir direniş sergileyerek şehadete ulaştı, 5 arkadaşımız da değişik zamanlarda düşman güçlerine dönük gerçekleştirdikleri saldırılar esnasında şehit düştü. Ayrıca operasyon alanının dışında, düşmanın alandan kaçmaya çalıştığı saatlerde üç arkadaşımız paramotorla bir göreve gitmek üzereyken, bir arkadaşımız da farklı bir mevzide görev başındayken gerçekleşen hava saldırıları sonucu şehadete ulaştı. Böylece dört günlük operasyon süreci boyunca, toplam 15 yoldaşımız kahramanca direnerek şehitler kervanına katıldı, 2 kişi de düşmanın eline geçti.

Öldürülen esirler

Aynı çatışma ortamında yaşamını yitiren esir asker, polis ve MİT üyelerinin isimleri ise şöyledir: Adıl Kabaklı, Aydın Köse, Hüseyin Sarı, Mevlüt Kahveci, Muhammed Salih Kanca, Müslüm Altıntaş, Sedat Sorgun, Sedat Yabalak, Semih Özbey, Süleyman Sungur, Ümit Bıcır ve Vedat Kaya. Ayrıca geçici olarak tutuklu bulunan Cotyar Muhsin adındaki Dihoklu vatandaşımız da bu olayda yaşamını yitirdi.

Ailelerine başsağlığı

Faşist AKP-MHP rejiminin gerçekleştirdiği bu saldırıda yaşamını yitiren tüm esir ve tutukluların ailelerine başsağlığı diliyoruz. Tüm Türkiye halkları ve halkımız bilmeli ki; 6 yıldan beri koruduğumuz ve sonuna kadar savunmaya çalıştığımız bu insanların irademiz dışında bu akıbete ulaşmalarının sorumluluğu bize değil, bu saldırıya karar veren ve planlayan AKP-MHP rejiminin yetkililerine aittir. Onlar tarih karşısında bu hesabı vermekten kurtulamayacak."

Tüm şehitler anıldı
 
Sonuç olarak Garê’de, çağın teknolojisine karşı Apocu ideolojiyle donanmış militanın iradesi ve yaratıcılığını ortaya koyan büyük ve tarihi bir direniş olduğunu belirten Halk savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: "Tarihin bu önemli döneminde gerçekleşen bu büyük direnişin yaratıcı komutanı Şoreş yoldaş şahsında tüm kahraman şehitlerimizi anıyoruz. Bu değerli fedai yoldaşların başta aileleri olmak üzere bütün yurtsever Kürdistan halkına ve halkımızın dostlarına başsağlığı diliyoruz. Bu büyük direniş tamamen kahraman şehitlerimizin eseridir. Biz, bu sonucun elde edilmesini onlara borçluyuz. Bu kahramanlar zaferin birer meşalesi olarak mücadelemizde hep yaşayacaklardır."

BEHDİNAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.