Uyuyarak unutmak istiyorduk

- Katliamın yaşandığı tarihte çocuk yaşlarda olan ve ağabeylerini kaybeden Ahmet ve Cafer Encu, o dönemi, “Sürekli uyuyup, unutmak istiyorduk” sözleriyle anlattı.
Çocuklar için o dönem kurulan Fotoğraf Kulübü'nde yer alan ve ağabeyi Serhat’ı kaybeden Ahmet Encu, aklında kalanları şöyle aktardı: “Bu olay yaşandığı gün annem evde değildi. Televizyonda Roboskî’ye dair fotoğraf veya görüntüler çıktığında anne ve babam ağlarlardı. Annem psikolojik travma yaşadı. Ablam bir daha toparlanamadı ve her gün bayılıyordu. Bizi tanıyamıyordu. Bir gün olsun ambulans evimizin önünden ayrılmazdı. Her gün bir kaos yaşıyorduk. Kardeşim çok çalışkan ve öğretmenleri tarafından sevilen biriydi. Bu olay olduktan sonra da ben okula gitmedim. Okul benim için bitmişti. Ben kardeşimi öldüren devletin okullunda okumayacağım diye düşünüyordum. Sonra okullar açıldığında benim için okula gitmek en sancılı günlerdi. Çok kötüydü. Sırf bu olay olduğu için okulu bırakan arkadaşlarım vardı. Kötü bir psikoloji içindeydim. Hiçbir insanın yaşamak istemediği bir şeydi. Yakılmış bedenler gördüm. Bir insan bir insana bunu nasıl yapar diyordum. Acımıza çok acı kattılar.”
Acıya alıştım
Aynı kulüpte yer alan ve ağabeyi Hamza’yı kaybeden Cafer Encu ise katliamın yaşandığı gün hatırladıklarını şöyle aktardı: “Sabah 04.00’te uyandım. Baktım herkes sobanın etrafında oturmuş ağlıyorlar. Ne oldu diye sordum. Bana ‘Abin rahmetli oldu’ dediler. Daha çocuk olduğum için pek bir şey hissetmedim. Sonra diğer abim eve geldi ve bize katledilen abimden geriye sadece bacağını alabildiğini söyledi. Diğer cenazeler zaten yanmıştı ve tanınmayacak durumdaydı. Ben çok çalışkan bir öğrenciydim ve derslerime çok çalışırdım. O günden sonra 3 ay boyunca okula gitmedim. Psikolojim bozulmuştu ve çok zorlanıyordum. Bu acıyı bana unutturacak tek ilaç uyumaktı. Sürekli uyuyup, unutmak istiyordum. Benim bu durumum 5 yıl boyunca böyle devam etti. Biraz büyüdükten sonra acıya alıştım ama asla unutmadım. O katliamdan sonra hayatım alt üst oldu. Çok zor ve kötü günlerdi.”







