1 Film 1 Kitap

8 Haziran 2021 Salı - 06:29

KAMCHATKA: Marcelo Pineyro
2002, 105 dakika
Arjantin-İspanya-İtalya

Kamchatka: Darbe, kayıplar ve geçmişin gölgesi

Havana Film Festivali’nde 2003’te En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görülen “Kamchatka”, Arjantin-İspanya-İtalya yapımı bir yüzleşme filmi.

Film, Arjantin’de 1976 yılında askeri darbeyi on yaşındaki Harry’nin gözünden görme şansı tanıyor. Bir yandan insanlar “kaybediliyor” ve buna karşı insan hakları mücadelesi devam ediyor; diğer yandan aynı bağlam içinde bir insan hakları avukatı ile onun bilim insanı eşinin mücadelesine tanık oluyoruz. 

Aile üyeleri, devlet baskısından dolayı kaçmak ve yeni kimliklerle yaşamak zorunda kalıyor ama bu da “normal” bir hayat sürmeleri için yeterli olmuyor. Geçmişleri peşlerinden geliyor; geçmişleri ile kurdukları ilişki, bir gölge gibi yapıp ettikleri ve görüp geçirdikleri her şeyin üzerinde dolaşıyor. Annenin sürekli sigara içmesi veya çocuklardan El Enano’nun sürekli olarak yatağını ıslatması, bu ilişkiye dikkat çeken metaforlardan ikisi olarak öne çıkıyor. Aile, yaşamını sürekli bir stres ve güvensizlik ile sürdürüyor.

Film, askeri darbenin yıkıcı etkisini en çok da bir çocuğun hayalleri üzerindeki rolü ile anlatarak Arjantin’deki milyonlarca insanın ruh hâlini ortaya koyuyor. Kürdistan ve Türkiye’deki kayıplar mücadelesini ve askeri darbeler ardından ortaya çıkan hikâyelerini tanıyanlar için film, çok sayıda özdeşleşme ânı da içeriyor.

KÖRLEŞME: Elias Canetti
1935, 518 sayfa - Almanya

‘Göz kamaştıran faşizm’ gelirken…

Elias Canetti’nin Türkçeye “Körleşme” adı ile çevrilen “Die Blendung” (Kamaşma) romanı, Almanya’da edebiyatın politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazıldı. Roman, halk ve hakikat ile bağını yitirmiş, korku ile kabuğuna çekilmiş, açılmaya çabalarken kapanmış bir aydının trajedisine ışık tutuyor.

Körleşme’nin kıymeti, yalnızca edebi gücünde değil, ayrıca yazıldığı dönemde, 1930’ların başındaki aydın psikolojisine ışık tutmasında da yatıyor. Almanya’da Nazilerin iktidara gelmek üzere olduğu bu dönemde aydınların toplumla kurduğu ilişki, korku dolu bir ilişkiye dönüşmüştür. Birçok aydın, “fildişi kulesine” çekilmiştir ve topluma korku ile aşağılama karışık bir duygu ile bakmaktadır. Canetti, bir yandan aydınların bu “yenilmiş” psikolojisini ama öte yandan da toplumun aldığı fena hâli büyük bir ustalıkla gözler önüne serer. Romanda faşizmin gelişini kolaylaştıran aydını da, toplumu da biraz daha yakından görmek mümkündür.

“Körleşme”nin bir başka etkileyici yanı, Elias Canetti’nin kitabı yazdığında yalnızca 26 yaşında olmasıdır. Canetti, toplumuna dair genç yaşında edindiği derin bilgi ve sezgi ile kitabın yayımlanmasından neredeyse yüz yıl sonra da okuru etkilemeyi sürdürüyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.