AB biraz esti hiç yağmadı, Endişeli ama ürkek

.
- Doğu Akdeniz’de hidrokarbon kaynaklarının araştırılması ve deniz hakimiyeti konusunda zorbalık yapan Türkiye’ye yönelik olası yaptırımların konuşulduğu AB liderler zirvesinde, yaptırım iradesi gösterilemedi. AB, ABD’nin yeni yönetimi ve NATO’yu beklemeyi tercih etti.
Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa ve Avusturya, Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını yüksek sesle savunmalarına rağmen dışarıdan NATO, içeriden de Almanya engelini aşamadı. Reuters’in içeriden aldığı bilgilere göre; AB şimdilik var olan ve içerisinde sadece iki kişinin bulunduğu yaptırım listesini yeni isimler ve şirketler ile genişletecek ama 'daha sert yaptırımları' Mart’a erteleyecek.
Avrupa Birliği (AB) liderlerinin katıldıkları zirve, dün öğleden sonra başladı ve bugün tamamlanıyor. Dünkü toplantıda dış ilişkiler başlığının en önemli gündem maddesini, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve Türkiye ile ilişkiler oluşturdu. Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa ve Avusturya'nın başını çektiği grup, sert yaptırımlar uygulanmasını, bu adım atılmazsa Türk hükümetinin mevcut politikasını uygulamaya devam edeceğini savundu. AB’nin dönem başkanı Almanya ile İtalya ve İspanya gibi devletlerin yer aldığı diğer grup ise Türkiye’yi koruyor.
Reuters, zirve öncesi sırasında aldığı bilgilere ve taslak metne dayanarak, Türk ekonomisine zarar verecek şekilde Gümrük Birliği'nin engellenmesi ya da Yunanistan'ın ısrar ettiği silah ambargosu getirilmesi tarzında kararlar çıkmayacağını yazdı. AB'nin 2019'da Türkiye aleyhine aldığı yaptırım kararları, katılım öncesi fonlarda kesintiye gidilmesi ve sondaj faaliyetlerini yürüten Türkiye Petrolleri Arama Ortaklığı'nın iki yetkilisine yaptırım uygulanması sonucunu getirmişti. Kararların bunların ötesine geçeceğine ve daha fazla şirket ile yetkilinin hedef alınacağını yazan Reuters, ancak Fransa'nın da kabul edebileceği unsurların yer alacağına işaret etti.
AB sonuç bildirgesinde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki adımlarını devam ettirmesi durumunda olası yaptırımlarla ilgili açık maddelerin de yer alması, Türkiye'nin pozisyonunda bir değişim olmaması durumunda bir sonraki zirvede uygulanabileceği uyarısında bulunulması öngörülüyordu. Bu yaptırımların "otomatik" şekilde devreye girmesinin söz konusu olmayacağı, her zirvede tartışılarak oybirliğiyle uygulama pratiğinin devam edeceği kaydediliyor. DW’nin Brüksel'deki değerlendirmelere dayandırdığına göre; AB Konseyi, Türkiye'ye güçlü bir mesaj verecek. Bu 'son bir uyarı' olarak tanımlanabilir. Sonuç bildirgesi Türkiye ile birlikte çalışma ve diyalogu sürdürme çağrısını da tekrarlayacak ama Ekim’de önerilen pozitif ajandaya şu aşamada dönülmesi mümkün görünmüyor.
Biden yönetimini bekliyor
AB'nin Türkiye'ye sert yaptırımları ötelemesinin en önemli nedenlerinden biri de ABD'nin 46. başkanı seçilen Joe Biden'ın 20 Ocak'ta görevi resmen devralmasının ardından Washington yönetimi ile koordinasyon içinde olmak istemesi. AB çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, ABD'de yeni bir yönetimin iş başına geleceğine, bu yönetimin özellikle AB ve NATO ile ilişkilere özel önem vereceğine dikkat çekiliyor.
Bu kapsamda, Türkiye'nin de yeni yönetimle daha kurumsal çerçevede bir ilişki kuracağına, bunun da genel olarak Ankara-Brüksel ilişkilerine olumlu etki edeceği değerlendiriliyor.
Brüksel'de bu sürecin, Biden yönetiminin göreve gelir gelmez masasında bulacağı S-400 yaptırımları meselesini çözmesi gerekmesinden dolayı vakit alacağı değerlendirilmesi yapılıyor.
Bu nedenle, Türkiye-ABD ilişkilerinde normalleşmenin 2021 ortalarına kadar sürebileceği, AB'nin Türkiye ile alacağı pozisyonun da bu takvime göre belirlenebileceği de yapılan değerlendirmeler arasında.
NATO’dan zirveye müdahale
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve öncesinde AB liderlerine müdahale eden bir açıklama yaptı. Stoltenberg, Portekiz Başbakanı Antonio Costa ile görüşmesi sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında, müttefiklerin NATO’da da endişelerini dile getirdiklerini belirterek, “Hepimiz, farklılıklarımızı görüşebileceğimiz, olumlu yaklaşımlar arayışında olmalıyız” dedi. Müttefiklerin Türkiye konusunda endişeleri olduğunu, ancak aynı zamanda Türkiye’nin bir müttefik olarak taşıdığı önemin de bilincinde olduklarını savunan Stoltenberg, Türkiye’nin şu propagandasını tekrarladı: “Çünkü Türkiye Irak ve Suriye’ye sınırdaş. IŞİD ile mücadelede, IŞİD’in kontrolü altındaki bölgelerin özgürleştirilmesinde kilit öneme sahipti. Türkiye aynı zamanda en çok mülteciye, yaklaşık 4 milyon kişiye ev sahipliği yapan bir ülke. Ve Türkiye, en çok terör saldırısına hedef olmuş olan müttefik.”
Stoltenberg, “Görüş ayrılıkları var ve bunları konuşmak zorundayız. Ama aynı zamanda Türkiye’nin hem NATO hem de Batı ailesinin bir parçası olarak taşıdığı önemi kabul etmek zorundayız” diye devam etti.
Stoltenberg, Doğu Akdeniz geriliminin NATO bünyesinde de ele alındığını, Yunanistan ile Türkiye arasında çatışmaların önlenmesi mekanizmasının oluşturulduğunu anımsattı ve bunun güçlendirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, "Ben bu mekanizmayı nasıl daha da güçlendirip genişletebileceğimiz üzerinde çalışıyorum. Çünkü iki NATO müttefiki arasında herhangi bir olayın ya da kazanın meydana gelmesini önlemek için elimizden geleni yapmalıyız. NATO’da yürütülen teknik askeri görüşmeler ile sorunların esasına ilişki siyasi müzakereler yolunun da açılmasına yardımcı olabileceğimize inanıyorum” dedi.
Almanya, İtalya’yı konuşturdu
Almanya’yı takip eden İtalya da zirve öncesinde, Türkiye’den yana tavrını açıklamıştı. Başbakan Giuseppe Conte, Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada, "Ankara ile ilişkileri ve gelecekle ilgili perspektifleri değerlendireceğiz. Her şeyden önce Avrupa Birliği'nin tek sesle, birlik içinde, destekleyici ve inandırıcı biçimde konuşması gerekiyor. Ankara'ya vereceğimiz sinyaller net olmalı, tansiyonu yükseltecek dinamikleri tetiklememeli, bunu istemiyoruz" sözlerini sarf etti.
İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Ankara'ya gönderilecek sinyallerin net olması ve tansiyonu artıracak dinamikleri tetiklememesi gerektiğini söyledi. Conte, şunları ekledi: "AB'nin tek bir sesle, dayanışma içinde ve inandırıcı biçimde konuşması esastır. Ankara'ya verilecek sinyaller net olmalı ve tansiyonu artıracak dinamikleri tetiklememeli ki bunu istemiyoruz. Olumlu gündemi teşvik etmek için fırsat penceresini açık tutmalıyız. Gerilimi beslemek, özellikle de bir NATO müttefikine karşı Avrupa'nın çıkarına değildir." BRÜKSEL
Macron’un tavrı net
Zirve öncesi açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve öncesi şunları vurguladı: "Türkiye konusunda Fransa'nın pozisyonu net. Ekim ayında alınmış kararlar var. Türkiye'nin tavrı ve tutumunda bir değişiklik görülmezse yaptırım olacağı kaydedilmişti. Bu kararlar ile tutarlı hareket etmemiz gerekiyor. Gerek AB'nin hükümranlık sahası gerekse Akdeniz'deki istikrarın korunması lazım. Bu nedenle Türkiye'nin tutumunun değişmemesinin bir sonucu olmalı."







