Yaşam savunucularını bırakın!

Esra Işık
- Muğla’nın İkizköy Mahallesi’ndeki Akbelen Ormanı’nda acele kamulaştırmaya karşı direnen yaşam savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki büyüyor. Ortak açıklama yapan 241 sivil toplum kuruluşu, Işık’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.
Aralarında ekoloji ve çevre örgütleri, kadın ve LGBTİ+ dernekleri, sendikalar, yayın kuruluşları ile siyasi partilerin olduğu imzacı kuruluşlar “Tutuklanan sadece Esra Işık değil, tüm yaşam alanlarıdır” dedi. Açıklamada şunlar ifade edildi: “7554 sayılı işgal yasasına dayanarak Muğla Milas'ta İkizköy’ün de aralarında bulunduğu 6 köye acele kamulaştırma kararı verilmiştir. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nde devam eden itirazların ve davaların sonuçları beklenmeden kamulaştırma süreci işlemeye başlamıştır. 30 Mart 2026'da köylere değer tespiti için yapılan bilirkişi keşif çalışmalarına tepki gösteren köylülerden Esra Işık gece yarısı evinden gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır.
AİHM kararlarına göre kapatılması gereken Muğla/Milas'ta bulunan Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali için yok edilen Akbelen Ormanı, bölgedeki zeytinlikler ve yaşam alanları için mücadele eden Esra Işık'ın tutuklanması kabul edilemez. Tutuklamaya gerekçe olarak bilirkişi incelemesinin ‘engellendiği’ iddiası öne sürülse de asıl engellenmek istenen Anayasa'nın 56. Maddesi'nde belirtilen vatandaşlık görevi gereğince sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını savunma iradesidir. Yıllardır Akbelen Ormanı’nda süren direniş, bir avuç şirketin çıkarı için doğanın ve köylülerin yok sayılmasına karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadeleyi kriminalize etmeye dönük gözaltılar, tutuklamalar ve yargı baskısı, ekoloji mücadelesine yönelen sistematik bir sindirme politikasının parçasıdır.
IC İçtaş ve Limak ortaklığındaki Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali ve benzeri şirketlerin faaliyetleri, yalnızca doğayı değil; suyu, toprağı ve yaşamı hedef almaktadır. Bu yıkım politikalarına karşı çıkanlar ise bugün baskı, gözaltı ve tutuklamalarla susturulmak istenmektedir. Benzer şekilde ekoloji mücadelesi yürüten Polen Ekoloji Kolektifi üyelerine yönelik baskılar, para cezaları ve yargı süreçleri de bu politikanın bir parçasıdır. Ekolojik yıkımı derinleştirenler korunurken, yaşamı savunanlar cezalandırılmaktadır.
Ekoloji mücadelesine yönelik bu saldırılar; yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yaşamı hedef alan bir şiddet biçimidir. Gözaltılar, tutuklamalar, maddi yaptırımlar ve kimi zaman avukat Cihan Eren'e, Büyüknohutçu çiftine, Reşit Kibar'a ve Hakan Tosun'a olduğu gibi yaşam hakkına yönelen saldırılar aynı bütünün parçalarıdır.
Bir kez daha söylüyoruz: Doğasını, suyunu, toprağını savunanları tutuklayarak susturamazsınız. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır. Tutuklanan sadece Esra Işık değil, tüm yaşam alanlarıdır. Ekoloji mücadelesi anayasal bir haktır. Yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”
Bu arada Esra Işık için dün İstanbul, İzmir, Ankara, Çanakkale ve Muğla’da eylemler yapıldı. İstanbul’da saat 19.00’da Kadıköy İskelesi’nde, İzmir’de saat 19.00’da Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde, Ankara’da 18.30’da Yüksel Caddesi’nde, Çanakkale’de 14.00’te Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde ve Muğla’da saat 16.00’da Işık’ın tutulduğu E Tipi Kapalı Cezaevi önünde protestolar düzenlendi. MUĞLA
* * *
Öğrencilere desteğe soruşturma
Ankara Üniversitesi’nde Cebeci kampüsünde üniversiteye alınmayan öğrencilerin sınava girebilmesini sağlayan akademisyenler hakkında soruşturma başlatıldı.
Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi’nde, faşistler tarafından üniversiteye alınmayan öğrencilerin sınavlara girebilmesini sağlayan akademisyenler hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Eğitim Sen üyesi öğretim elemanları ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Akademisyenlere gönderilen resmi yazıda, Cebeci Yerleşkesi’nde bir grup öğrencinin kampüse giriş yapmak istemesiyle başlayan süreçte güvenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu öğrencilerin yerleşke dışında beklediği belirtildi. Yazıda ayrıca öğrencilerin daha sonra İletişim Fakültesi Kulis Kafe’ye yönlendirildiği, bazı akademisyenlerin de bu gruba eşlik ettiği, burada pankart açıldığı ve slogan atıldığı iddialarına yer verildi.
Akademisyenler hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yükseköğretim mevzuatı kapsamında disiplin süreci başlatıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında akademisyenler dün Ankara Üniversitesi 50. Yıl Kampüsü’nde ifade verdi. ANKARA
* * *
ASM'ler de satılıyor
CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, aile sağlığı merkezlerinin (ASM) Cumhurbaşkanlığı Kararı ile satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.
İlgezdi, Sağlık Bakanlığının “1000 ASM” sözlerinin aksine mevcut ASM’lerin Cumhurbaşkanlığı Kararı ile satışa çıkarılmasına dair açıklama yaptı. İlgezdi, “2025 yılında ASM sayısının 10 bin olacağı açıklanmıştı. Aralık ayı itibarıyla bu hedefe ulaşılamadığını ve toplam ASM sayısının 8 bin 300 olduğunu Sağlık Bakanı bizzat kendisi açıkladı. Zaten birçok ASM kentsel dönüşüm yüzünden kapatılmış ve yenileri açılmamışken; bırakın sayının artmasını, eldekiler de satılmak isteniyor. Bu süreç halkımızın anayasal hakkı olan sağlığa erişimine yeni bir engel olarak karşımıza çıkıyor. ASM'lere arazi, bina tahsis etmesi gereken iktidar, mevcut arazileri satıyor” dedi.
Konuyu Meclis gündemine de taşıyan İlgezdi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na bir soru önergesi verdi. ANKARA














