AB’den kürtaj hakkı için fon
Kadın Haberleri —

.
- AB, kürtaj haklarını güvence altına almak için fon kaynaklarını genişletiyor. Kürtajın yasak olduğu ülkelerden gelen kadınlara hizmetlere erişmeleri için yardım verilecek.
Avrupa Komisyonu, güvenli ve yasal kürtaj imkanına erişimi olmayan kadınlara yardım etmek amacıyla başlatılan ve 1,1 milyon imza toplayan bir vatandaş girişiminin ardından, üye devletlere mevcut AB fonlarını güvenli kürtaj masraflarını karşılamak için kullanabileceklerini bildirdi. Girişimin arkasındaki "Benim Sesim, Benim Seçimim" grubu, kararı Avrupa'daki kadınlar için bir zafer ve kadın haklarına yönelik siyasi bir taahhüt olarak nitelendirdi. Ancak Komisyon, Avrupa'da kürtaj hizmeti sunulmayan bölgelerdeki kadınların, kürtaj hizmeti sunulan bölgelere seyahat etmelerini sağlayacak yeni bir finansman mekanizması oluşturmaktan kaçındı.
Bazı ülkelerde tamamen yasak
AB ülkelerinin çoğunda kürtaj yasaldır, ancak Malta ve Polonya gibi bazı ülkelerde neredeyse tamamen yasaktır ve kürtajın 1978'den beri yasal olduğu İtalya'da ise güvenli kürtaja erişim bölgeden bölgeye değişmektedir. Bu da kadınların güvenli kürtaj yaptırmak için genellikle kendi ülkeleri içinde veya başka bir AB üye ülkesine seyahat ettikleri anlamına geliyor.
Kampanyacılar, güvenli kürtajı finanse etmek için yeni bir yasal düzenleme oluşturulmadığını kabul etseler de, ‘Benim Sesim, Benim Seçimim’ koordinatörü Nika Kovač, Komisyonun gelecekteki bakım için "somut bir yol haritası" çizdiğini söyledi.
500 bin güvenli olmayan kürtaj
Komisyon, ülkelerin seyahat ve kürtaj hizmetlerine erişimi desteklemek için sosyal hizmetlerde zaten tahsis edilmiş fonlardan yararlanabileceğini söyledi. AB Eşitlikten Sorumlu Komiseri Hadja Lahbib, "Bu çığır açıcı bir karar. Bu karar hayatları değiştirecek” dedi. “Amaç, Avrupa'da her yıl gerçekleşen 500 bin güvenli olmayan kürtaj sayısını azaltmaktı” diye belirten Hadja Lahbib, "Bu, risk altında olan yarım milyon kadın, travma geçiren yarım milyon kadın, ömür boyu sürebilecek sonuçlarla karşı karşıya kalabilecek yarım milyon kadın demek ve bu sayı çok fazla" diye ekledi. Hadja Lahbib, “Elbette, ne yazık ki, kadın bedenlerinin siyasi savaş alanlarına dönüştüğü, hakların dünyanın dört bir yanında geri alındığı bir dönemde yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Aşırı sağ tepkili
AB'de, çoğu kürtaja karşı olan aşırı sağ partilere olan destekte bir artış görüldü. 2020'de neredeyse topyekün bir yasağı savunan Polonyalı kürtaj karşıtı grup Ordo Iuris'ten Olivier Bault, Reuters'e verdiği demeçte, AB'nin bu açıklamasının ülkelerin kendi sağlık politikalarını belirleme haklarına müdahale ettiğini söyledi. Ordo Iuris'ten Olivier Bault, "Avrupa sosyal fonunu sağlık hizmetleri amacıyla kullanabileceğini savunmak, Avrupalıların ulusal yasalarıyla alay etmek anlamına geliyor" dedi.
Hollanda Reform Partisi (SGP) hayal kırıklığına uğradığını belirtirken, Avrupa Parlamentosu Üyesi Bert-Jan Ruissen de Komisyonun “Benim Sesim, Benim Seçimim”in "yoğun kampanyası ve lobi faaliyetlerinden" etkilenmiş olmasının üzücü olduğunu sözlerine ekledi.
Sembolik değil taahhüt
“Benim Sesim, Benim Seçimim” kampanyasının koordinatörü Nika Kovač ise konuya ilişkin şunları söyledi: "Komisyon ilk kez, AB fonlarının özellikle Avrupa'nın neresinden geldiklerine bakılmaksızın savunmasız durumdaki kadınlar için güvenli kürtaj hizmetlerine erişimi garanti altına almak için kullanılabileceğini açıkça teyit ediyor. Bu sembolik değil. Bu, kadın haklarına yönelik siyasi bir taahhüttür.” Nika Kovač, "Üye devletler artık oluşturulan bu yolu kullanmalıdır" dedi.
Kampanyacılar, çalışmalarının henüz bitmediğini belirterek, komisyonu kürtaj için ek ve özel fon sağlamaya zorlamaya devam edeceklerini kaydettiler. Ayrıca komisyondan, üye devletlere fonlara nasıl erişebilecekleri konusunda net talimatlar vermede ve kadınların blok genelinde bu programa erişebilmeleri için bir yol oluşturmada hızlı davranmasını istediler. HABER MERKEZİ







