- Çocuk yaşta evlendirilen, “katlanacaksın” telkinleriyle susturulmaya çalışılan Elif Akan, dayatılan yaşamı kabul etmedi. Boşandı, eğitimini tamamladı ve bugün Sêrt İl Genel Meclis Üyesi olarak görev yapıyor.
Feodal aile yapısı ve “millet ne der” baskısıyla çocuk yaşta amcasının oğlu ile evlendirilen Elif Akan, yıllarca yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddetin ardından kendisine dayatılan yaşamı kabul etmedi.
Yaşamını yeniden kurmak için mücadele eden Elif Akan, yarım kalan eğitimini tamamladı, örgütlü mücadeleyle buluştu ve yerel siyasette yer aldı. Bugün Sêrt İl Genel Meclis Üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Elif Akan’ın hikâyesi, çocuk yaşta kendisi adına verilen bir karardan kendi yaşamına dair kararları kendisinin aldığı bir sürece uzanıyor.
‘Katlanması’ yönünde telkin
Elif Akan’ın yaşadığı şiddete karşı çıkmasının önündeki engellerden biri de aile ve çevre baskısı oldu. Şiddete sessiz kalması istenen Elif Akan, her uzaklaşma girişiminde yeniden aynı eve dönmeye zorlandı. Çevresindeki kadınların kendi yaşadıkları şiddeti normalleştirerek kendisine de “katlanması” yönünde telkinde bulunduğunu anlatan Elif Akan, yaşadıklarını Jinnews’e anlattı.
İki çocuk annesi olan Elif Akan,“Evliliğim amcamın oğluyla yapılmıştı. Sürekli ‘Akrabadır, sus kızım’, ‘Bizi rezil mi edeceksin?’ denilerek susturuldum. Fiziksel şiddet gördüm, hakarete uğradım. Defalarca kaçıp baba evine sığındım. Ailem beni dışlamıyordu, sahip çıkıyordu. Ancak birkaç ay geçtikten sonra yine beni geri gönderiyorlardı. Benden de onların yaşadıklarını kabullenmem bekleniyordu” dedi.
Kimseden medet ummadan
Her geri dönüşünde şiddetin arttığını fark eden Elif Akan, çözümü ekonomik ve toplumsal olarak bağımsız olmakta buldu. Ailesindeki feodal anlayış nedeniyle kadınların eğitim görmesinin ve çalışmasının hoş karşılanmadığı bir ortamda yetişmesine rağmen okumaya devam etti. “Eve her dönüşümde daha fazla şiddet gördüm” diyen Elif, “Çünkü ‘Nasıl olsa gidip geri geliyor’ diye düşünüyordu. Bir süre sonra anladım ki bana benden başka kimsenin faydası olmayacaktı. Aileden ya da çevreden medet ummanın sadece kendimi kandırmak olduğunu gördüm. Bunun üzerine kendi ayaklarımın üzerinde durmaya karar verdim. İki çocuğumla birlikte açık öğretimden liseyi bitirdim. O süreçte partiyle (DEM Parti) tanıştım. 2019’da partim benimle bir görüşme yaptı ve Siirt Belediye Meclis Üyesi olmamı sağladı. Kayyum atandıktan sonra da parti çalışmalarını bırakmadım, mücadeleye devam ettim” ifadelerini kullandı.
Her şeye rağmen…
Eğitim ve örgütlü mücadeleyle güçlenen Elif Akan için bir sonraki adım, yıllardır şiddete uğradığı evlilikten çıkmak oldu. Elif Akan’ın ailesi zamanla boşanmasını kabul ederken, boşandığı erkeğin tehditleri ise devam etti. Elif Akan, “İnsan gerçekten kararlı olduğunda zamanla ailesi de toplumu da bunu kabulleniyor. Ailem de sonunda bu kararıma saygı duydu. Eski eşim ise bunu kabul etmedi. Bu yüzden tehditleri daha da arttı. Beni, ailemi ve çocuklarımı tehdit etti. Zaman zaman çocuklarımı benden aldı. Pek çok zorluğu yaşadım ama hiçbir zaman boyun eğmedim” diye konuştu.
Boşandıktan sonra da şiddet
Yaklaşık bir yıl süren boşanma sonrası da şiddet ve tehditler devam etti. Boşandığı erkeğin yaşadığı eve saldırdığını belirten Elif Akan, şiddetin çocuklarını da hedef aldığını anlattı. Çocuklarının korkutulduğunu ve kendisinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Elif Akan, “Bizim ailede hiç boşanma yaşanmamıştı. İlk boşanan ben oldum. Eski eşim kumar, bahis oynuyordu, bana sürekli şiddet uyguluyordu. Sokak ortasında bile bana saldırıyordu. Yaklaşık bir yıl süren çekişmeli mahkemenin ardından boşandık. Ancak bunu da kabullenemedi. Annemin evinin alt katında oturduğum eve saldırdı. Bana ve çocuklarıma zarar vermeye çalıştı. Çocukları korkuttu, eline bıçak aldı, psikolojik baskı uyguladı” dedi.
Hiçbir şey imkânsız değil
Eğitimini üniversiteye kadar sürdüren Elif Akan, mücadelesinin yanı sıra yerel siyasette de çalışmalarına devam etti. Kendi yaşamındaki değişimin çevresindeki kadınların da dikkatini çektiğini belirten Elif Akan, mücadelesinin benzer baskılarla karşı karşıya kalan kadınlara cesaret verdiğini söyledi. Elif Akan, son olarak şunları ifade etti: “Benim hikâyem gerçekten çok acılıydı. Ama pes etmedim. Mücadele ettim, bilinçlendim, okudum, kendi ayaklarımın üzerinde durdum. Üniversiteyi bitirdim. DEM Parti'den İl Genel Meclis Üyesi seçildim ve görevimi sürdürüyorum. Ailem, arkadaşlarım ve beni tanıyanlar benimle gurur duyduklarını ifade ediyorlar. Bana ‘Keşke biz de senin gibi kendi ayaklarımızın üzerinde durabilsek, çocuklarımıza sahip çıkabilsek, erkek egemen baskıdan kurtulabilsek’ diyorlar. Ben de onlara hep aynı şeyi söylüyorum: Güçlü olun, kararlı olun. Hiçbir şey imkânsız değil. Yeter ki insan karar versin ve mücadeleden vazgeçmesin.”
SÊRT