- DAD Genel Merkez Yöneticisi Asil Benler, Demokratik Toplum perspektifinin Alevilerin ikrar verdikleri felsefik değerlerden oluştuğunu hatırlatarak, "Sürecin öznelerinden olduğumuzun bilinciyle daha çok sahiplenmeliyiz” dedi.
MA'ya konuşan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Yöneticisi Asil Benler, tüm eksikliklerine rağmen 'çerçeve yasa'nın sürece nefes aldırdığını belirterek, "Böylesi bir süreçte demokratik siyasetten yana stratejik bir tutum ortaya konulması ve bu iradenin tanınmasını önemli bir değer olarak görmek gerekir" dedi. Hem barış umudunu tekrar doğurduğunu hem de muhalefetin tüm türevlerine kapatılan siyaset alanı ve örgütlenme zeminini açacak gedik oluşturduğunu kaydeden Benler, "Dolayısıyla 'çerçeve yasa'yla sınırlı kalınmaması ve demokratik adımların hayata geçirilmesi gerekir" diye konuştu.
Alevilerin kaygıları var
Alevilerin, iktidarın 25 yıllık pratiği ve inançlarına yönelik devam eden çeşitli saldırılar nedeniyle kaygılarının olduğunu hatırlatan Benler, şöyle devam etti: "Aleviler, asimilasyon politikaları ve demokrasi yoksunluğu gibi başlıklardan dolayı süreçte samimiyet ilkesini aradı fakat çekimser de kalmadı. Barış ve demokrasi değerlerinin konuşulduğu her alanda taraftır. Taraf olması da ikrarları gereğidir. Bu yüzden Aleviler, süreci önemsiyor. Resmi ideolojiden beslenen bazı sağ ve sözüm ona sol çevreler, Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesi ile Kürt halkının demokrasi ve özgürlük mücadelesinin dayanışan bir zeminde buluşmasını engellemek için on yıllardır ısrarlı bir çaba içerisinde. Bugün de bu çabalarına yoğunluk verdiklerini görmekteyiz. Alevilerin ve Kürtlerin örgütlü ifadelerinin birbirlerinden uzak durmasını sağlamayı temel iş edinmişlerdir. Bu tuzaklara düşmemek gerekir. Alevi temsiliyetlerin demokratik siyaset alanında yer bulmasından eşit yurttaşlık mücadelesinin tüm başlıklarını kendi politik mücadele gündemi haline getirmeye kadar Kürt siyasal hareketi samimiyetini ispatlamıştır."
Aleviliği ele geçirme girişimi
Benler, iktidarın Diyanet'teki başkanlık vastasıyla Aleviliğe kayyum politikası uyguladığını vurgulayarak, şunları söyledi: "Cemevlerinden ocak evlatlarına kadar birçok başlığa el atılmış durumda. Dêrsim'de katilamı yıl dönümü olan 4 Mayıs'ta Dedeler Zirvesi' adı altında Aleviliği tümden devletleştirerek ele geçirme girişimi söz konusu. Alevi toplumu muhatap alınarak kaygıları, talepleri ve önerileri dinlenmelidir. İktidar kendi tariflerine göre bir Alevilik yaratma girişiminden vazgeçmelidir. Aleviliğin tarife değil, özgün bir toplumsal varoluş olarak tanınmasına ihtiyacı var. Demokratik entegrasyon kavramı bu açıdan Aleviler için de oldukça önemlidir. Aleviler, bu topraklarda kendi kimlikleriyle özgür ve eşitçe yaşamak istiyor.”
Paradigma ve Alevilerin değerleri
Rêber Apo'nun Demokratik Toplum perspektifinin, Alevilerin ikrar verdikleri kadim felsefik değerlerden oluştuğunu savunan Benler, şunlara işaret etti: “Bunlar ekolojik, kadın özgürlükçü ve komünal-demokratik değerler. Alevi sürekler, yalınızca kabaca ibadet etmek için ikrar vermezler. Aynı zamanda Rıza Şehri toplumu ve bireyi olmak adına belirlenen edep-erkân ölçüleriyle yaşamaya, kişiliklerini oluşturmaya, kâmilleşmeye ve bu temellerde toplumsal olarak örgütlenmeye de ikrar verirler. Demokratik Toplum perspektifinde çözümlenen ahlaki-politik doğal toplumsal doku, Alevilikteki edep ve erkânı karşılamaktadır. Edep, toplumsal ahlak ve etik değerlerimizdir. Erkân ise toplumsal iş ve ritüellerin itikadi bilinç ve duygular ekseninde hayata geçirildiği politik alanlardır. Cem erkânı, sorunlarımızın çözümünün ve komünal ortak yaşam normlarının hakikat düzleminde meydan kurularak gündemleştiği, karara bağlandığı erkânlardır. Bütün bunları vurgulamamın sebebi Alevilerin kendi ütopyaları ile gayet uyumlu bir perspektif olduğunu dile getirebilmek. Aleviler, günün sonunda edep ve erkân ölçüleri ile yaşamak isteyen bir toplum. Nehak sistem bu yaşam formunun önüne her dönem çeşitli engeller çıkarmakta. Sadece talep eden, eleştiren ve oralarda duran pratiklerimiz var. Çokça kullandığımız 'hak verilmez, alınır' deyişini toplumsal inşa perspektifiyle birlikte okumak ve buradan başlayarak yitirmek üzere olduğumuz komünal-demokratik değerleri tekrar yaşam alanlarımızda inşa etmeye dair kolektif çabalara girmemiz gerekmektedir.”
Yapabileceklerimiz var
Barış ve Demokratik Toplum sürecinin bu açıdan örgütlenmeye ve toplumsal inşalara alan açan bir süreç olduğunu ifade eden Benler, şunları ekledi: “Sürecin öznelerinden olduğumuzun bilinciyle daha çok sahiplenmeli ve kendi örgütlü toplumsal alanlarımızı büyütecek komünal işlere odaklanmalıyız. Örneğin birçok yerde cemevlerimiz var. Bu ibadet mekanlarımızı aynı zamanda birer yol akademisi ve komünaliteyi yeniden üreten yerler haline getirme yönünde bir çabaya girerek başlayabiliriz." DÊRSIM