Almanya'yı reforme etmek
Dünya Haberleri —

Friedrich Merz / foto:AFP
- Alman hükümeti bir reform gündemi üzerinde çalışıyor ama bu bir tasarruf programı değil, bir egemenlik projesidir. Hareket kabiliyetini koruyup geliştirmek için Almanya reforme edilmeli.
* LARS KLINGBEIL/Çeviri: Yeni Özgür Politika
Savaşlar ve krizler, ekonomilerimizi, güvenlik duygumuzu ve duygusal esenliğimizi tüketiyor. Bunlar, günlük hayatlarımızı doğrudan etkiliyor; tedarik zincirleri güvenilmez hâle geliyor, enerji fiyatları hızla yükseliyor, fosil yakıtlara ve kritik minerallere olan ticaret bağımlılıkları ulusal güvenliği riske atıyor. Gümrük tarifeleri, endüstriyel aşırı kapasiteler ve ihracat kısıtlamaları, işleri ve refahı tehdit ediyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde Avrupa’nın zayıf yönlerini ve kırılganlıklarını gözler önüne seriyor.
İttifaklarımızı güçlendirmenin ve ekonomik ile askeri kapasitelerimizi artırmanın hareket alanımızı nasıl genişletebileceğini de göstermiş olduk. Birleşik bir Avrupa siyasi cephesi oluşturmak, örneğin Grönland’ın egemenliğini korumaya yardımcı oluyor. Tüm son dönem kargaşaya rağmen Avrupa, dünyada yaşamak ve çalışmak için hâlâ en çekici yerlerden biri olmaya devam ediyor. Avrupa’yı güçlü tutmak bize bağlı. Kararı biz veriyoruz, ne Beyaz Saray, ne Büyük Halk Salonu ne de Kremlin. Almanya’nın ve Avrupa’nın, benim için Birleşik Krallık’ı da bütüncül bir müttefik ve ortak olarak içine alan Avrupa’nın, kimsenin bizi şantajla tehdit edemeyeceği kadar güçlü olmasını istiyorum. Çözüm, daha egemen hâle gelmektir ve şunu net söyleyelim: Egemenlik, milliyetçilik değildir. Egemenlik, siyasi güç ve ekonomik gücün ön koşuludur, ancak egemenliğimizi Avrupalılar olarak birlikte güçlendirebiliriz. Güçlü ve egemen bir Avrupa, vatandaşlarını içten ve dıştan gelen tehditlere karşı koruyabilir.
Bir egemenlik projesi
Alman hükümeti bir reform gündemi üzerinde çalışıyor; bu bir tasarruf programı değil, bir egemenlik projesidir. Avrupa’da hareket kabiliyetimizi korumak ve geliştirmek istiyorsak Almanya’yı reforme etmek zorundayız. Ekonomik ve askeri egemenliği öncelik olarak belirlediğimiz için altyapımızı modernize etmek ve kaliteli kamu mallarına yatırım yapmak üzere 500 milyar euroluk bir yatırım fonu oluşturduk. Almanya’nın borç frenini zaten reforme ederek ordumuzu modernize etmemize, donatmamıza ve NATO’daki angajmanımızı artırmamıza imkân tanıdık. Avrupalılar olarak potansiyelimizin gerisinde kalıyoruz. Dünya standartlarında araştırma ve geliştirme kapasitemiz var, ancak kurulan start-up’ların çok büyük bir kısmı, burada büyüyebilmek için gerekli sermayeyi bulamadıkları için ABD’ye taşınıyor. Bu yüzden Avrupa sermaye piyasaları birliğini derinleştirmek için çaba gösteriyorum.
Yeni bir vergi reformu
Almanya’da sendikaları, işverenleri ve devleti “sosyal sözleşme” içinde bir araya getiren toplu pazarlık sistemi, kriz ve reform dönemlerinde stratejik bir avantajdır. İş modelimizi güncellemek ve sosyal sözleşmemizi yenilemek için önümüzdeki aylarda hepimiz büyük bir sorumluluk üstleneceğiz. Bu çabaların karşılığını almak için gelirleri yüzde 95’lik kesim için artıran, en yüksek kazananlardan ve en zengin bireylerden ise biraz daha fazla katkı isteyen bir vergi reformu getirmeyi hedefliyoruz.
İşgücü piyasasına müdahale
Almanya’da kısmi zamanlı çalışma oranı neredeyse yüzde 40’tır. Bu, Avrupa’nın en yüksek oranlarından biridir. Kadınların neredeyse yarısı part-time çalışıyor. Bu nedenle bir sonraki önceliğimiz, işgücü piyasasına yapısal engelleri azaltmaktır. Evli çiftler için gelir bölüştürmesi gibi mevcut vergi ve sosyal harcama önlemlerinin bazıları caydırıcı etki yaratıyor. İki çocuklu bir aile için aylık 3 bin euro mu yoksa 4 bin 500 euro mu kazandıklarının neredeyse hiçbir farkı yoktur, çünkü “yarar kesinti oranları” nedeniyle toplam brüt gelirleri aynı kalıyor.
Kreş hizmetleri ve eğitim
Yapısal reformların yanı sıra ailelerin hayatını kolaylaştırmak için kreş altyapısına yatırım yapıyor ve tüm gündüz okullarımızı genişletiyoruz. Ayrıca bir “uygun fiyatlılık gündemi” de öne çıkarıyoruz. Bu, enerji, ulaşım ve kira maliyetlerini düşürmeyi, kreş hizmetlerini ve eğitimi iyileştirmeyi içermektedir.
Enerjide dönüşüme devam
İran savaşı bir kez daha gösteriyor ki, ekonomilerimizi karbonsuzlaştırma yolunda net bir istikameti korumak zorundayız. Daha fazla rüzgâr ve güneş enerjisine, elektrik depolama tesislerini genişletmeye ve şebekelerimizi modernize etmeye ihtiyacımız var. Enerji dönüşümünü yavaşlatmaya çalışanlar ya da nükleer rönesans hayalleri kuranlar, Almanya’nın egemenliğine tehdit oluşturuyor.
'Avrupalıdan al' kuralı
Avrupa büyümeli ve ticaret ile iş birliğine hâlâ açık olduğunu göstermelidir. Avustralya, Güney Ortak Pazarı ülkeleri ve Hindistan ile yapılan son AB ticaret anlaşmaları gücümüzü ortaya koyuyor, ancak kurallara uymayanlar olursa aptal yerine konmamalıyız. Avrupa, haksız rekabete karşı korunmak için stratejik sektörlerde yerel içerik zorunlulukları ve 'Avrupalıdan al' kurallarını uygulamalıdır. Yabancı devralmaları AB’de ekonomik ve teknolojik katma değer yaratmaya bağlamak için yatırım koruma kurallarımızı önemli ölçüde güçlendirmeliyiz. Kamu temsilcileri öncülük etmelidir, ancak şirketlerin de Avrupa’ya taahhütte bulunması gerekir. Yöneticilerin kısa vadeli kâr marjlarından ziyade yerel topluluklarına ve çalışanlarına daha fazla odaklanmasını istiyorum.
Daha güçlü Avrupa
Yurt içinde reformları sürdürmek ile yurt dışında ittifaklar kurmak ayrı gündemler değildir. Demokratik toplumlar, kendi zayıf yönleri konusunda dürüst olmaya ve değişim konusunda cesur olmaya istekli olduklarında, kendi şartlarını hâlâ belirleyebilecektir. Macaristan’a bakınız.
Ana hatlarını çizdiğim reformlar, 2026’yı bir reform yılı hâline getirme yönündeki bu geniş çabayla Almanya’nın katkısını temsil ediyor. Elbette Almanya’nın tek başına eylemi, çözümün yalnızca bir parçasıdır, ancak reforme edilmiş, daha güçlü bir Almanya, güçlü bir Avrupa’nın ön koşuludur.
Belirsizliğe verilecek cevap, kendi gücümüzdür. Gücümüz, özgürlüğümüzü güvence altına alır. Güç, özgürlüktür. Egemenlik, duvarlar örmek değildir. Duvarları aşağıda tutacak güce sahip olmaktır.
* Lars Klingbeil, Almanya Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil'in The Guardian'daki makalesi çevrilerek düzenlendi.







