Artık ölüm eşiğinde

11 Eylül 2020 Cuma - 20:04

  • İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden Sincan Kadın Cezaevi’ne sevk edilmek talebiyle 208 gündür ölüm orucunda olan Didem Akman’ın sağlık durumu her geçen gün kötüye gidiyor.

ESRA SOLİN DAL - MA/İZMİR

 İradesi dışında dokuz gün önce savcılık kararıyla Yeşilyurt Hastanesi’ne kaldırılan Akman, tedaviyi reddetti. Akman’ın ablası Ayten Akman, kardeşinin tek talebinin bir an önce karşılanması gerektiğini belirterek, “Kardeşimin nefes alabileceği bir yere götürülmesini istiyorum” dedi. 

Kardeşinin sağlık durumunun kritik aşamaya geldiği uyarısında bulunan Akman, “Kız kardeşim en temel hakkı olanı alamadı ve bir odada 4 buçuk yıldır hava almıyor. Günde bir saat havalandırmayla 5 adımlık bir hücrede tutuluyor. Kardeşim bu dayanılmaz koşullar yüzünden ölüm orucuna başladı. Kardeşim anneme ‘Ben ölüm orucuna girmeseydim de en fazla üç yıl yaşardım. Devlet beni yavaş yavaş öldürüyor’ demiş” diye konuştu. 

Sadece fare ile iletişim

 Kardeşinin cezaevinde yaşadığı kötü koşulları arkadaşına yazdığı mektupla aktardığını ifade eden Akman, şöyle devam etti: “Kardeşim arkadaşına, ‘Burada nefes alamıyorum. Hücreye bir fare geliyor ve fare ile konuşuyorum. Fare gelip ses çıkarıyor ve iletişim kurduğum tek canlı o fare, her gün gelsin gitmesin diye ona ekmek kırıntıları bırakıyorum. Ölüm orucuna başladıktan sonra yemek de gelmediği için o fareye kırıntılar bırakamadım ve o da gelmedi. Pencereme kuşlar için kırıntılar bırakıyordum. Ben en son kuşları ölüm orucuna başlamadan önce Şubat’ta görmüştüm’ yazmış. Biz cezaevine görüşe gittiğimizde de 45 dakikalık bir görüş süresi var. Aile üyelerinden iki kişi gittiysek, her birimiz 20 dakika görüşebiliyorduk. Şakran Cezaevinde hep birlikte görüşmek mümkün değil.”

Durumu kritik evrede

 Kardeşinin durumunun kritik aşamaya geldiğini söyleyen Akman, “Dün doktoru, ‘Eğer ölüm orucunu bırakmazsa, vücudunda oluşan hasarın tedaviye cevap veremeyecek noktaya gelmiş olacağız’ uyarısında bulundu. Kardeşim ağzında oluşan yaralardan dolayı konuşamıyor, görme ve işitme bozukluğu yaşıyor. 33 kiloya düşmüş ve artık ayakta duramıyor. Kardeşim herkese nefes alamadığını söylüyor. Tahliye talebimiz yok, kimseden bir şey dilenmiyoruz. Sadece kanunda yer alan hakları verin. Didem’in Şakran Cezaevi’nde kaldığı koğuş, bir insanın kalabileceği koğuş değil. Sadece Didem değil, kimsenin kalabileceği bir koğuş değil” şeklinde konuştu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.