Bakur'da 2 bin 671 ihlal

İHD açıklama
- Bakurê Kurdistan'da geçen yıl en az 2 bin 671 hak ihlali tespit edildi.
İHD Amed Şubesi, 2025 yılı Kürdistan kentlerinde yaşanan hak ihlalleri raporunu açıkladı. İHD, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmemesin ihlallerle bağlantısına dikkat çekti.
İHD, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2025 Yılı İnsan Hakları İhlalleri” raporunu, İHD Amed Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, özellikle Kürt meselesinde demokratik çözümün sağlanamamasının hak ihlallerinin temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Raporun değerlendirme kısmını Yılmaz okurken, bilançosunu ise İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı paylaştı. Hak ihlallerinin münferit olaylar olmaktan ziyade belirli alanlarda yoğunlaşarak süreklilik gösterdiği ve sistematik bir hal aldığının belirtildiği değerlendirmede, “Güvenlik merkezli politikalar, ayrımcı ve dışlayıcı söylemlerle birleşerek özellikle bölge halkı üzerindeki baskıyı artırmış; bunun sonucu olarak çeşitli alanlarda insan hakları ihlalinin yaşanmasına neden olmuştur” denildi.
Devlet görevlileri tarafından yurttaşlara yönelik cezaevlerinde, gözaltı merkezlerinde ve gözaltı yerleri dışında işkence, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlarda bulunulduğunu tespit edildiği raporda, şunlar ifade edildi: “Bunun yanı sıra yıl içerisinde çok sayıda yurttaşın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce kaçırılarak tehdit edildiği ve ajanlık dayatmasıyla karşı karşıya kaldığı gibi ciddi iddialar da rapor kapsamına girmiştir. İşkencenin fiziki ve psikolojik türünün birlikte işlendiği bu ağır insan hakkı ihlaline karşı yapmış olduğumuz hukuki ve idari girişimlerin devam edeceğini belirtmek isteriz.”
En az 588 gözaltı
2025 yılı içerisinde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelik ihlallerin yoğun biçimde devam ettiği belirtilen raporda, şunlara yer verildi: “Bölge kentlerinde en az 588 yurttaş gözaltına alınmış, bunların en az 83’ü tutuklanmıştır. Aynı süreçte çok sayıda ev baskını gerçekleştirilmiş ve soruşturmalar kapsamında birçok yurttaşın özgürlüğü kısıtlanmıştır. Yurttaşların düşüncelerini açıklamaları nedeniyle haklarında soruşturmalar açılmış, ceza davaları yürütülmüş, yargılama süreçleri adeta bir cezalandırma gibi işletilmiş ve yürütülen davalar neticesinde cezalar verilmiştir. Basın kuruluşları ve dernek binalarına yönelik baskınlar, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanımının baskı altında olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra özellikle Kürtçe özelinde ana dilini kullanma özgürlüğüne yönelik ihlallerin de devam ettiği görülmektedir.
Cezaevlerinde arttı
Tutsaklara yönelik hak ihlalleri şiddetini artırarak sürmüştür. Tutsakların sürgün edilmesi, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, haberleşme ve sosyal etkinlik haklarının engellenmesi gibi birçok konuda sistematik ihlaller tespit edilmiştir. Tutsaklar hakkında verilen disiplin cezaları ve infaz erteleme uygulamaları tutsakların özgürlüklerine yönelik ek sınırlamalar yaratmaktadır. Yeni tip hapishaneler ile yaygınlaşan tecrit ve izolasyon uygulamaları, tutsakların dış dünya ile iletişiminin neredeyse tamamen ortadan kalkmasına neden olarak ruhsal sağlık problemlerinin artmasına neden olmaktadır.
Köklü ve yapısal sorunlar
Yapmış olduğumuz izleme, değerlendirme ve raporlama verileri birlikte değerlendirildiğinde bölgede en az 2 bin 671 insan hakları ihlali tespit edilmiştir. Bu tablo, hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin köklü ve yapısal sorunların varlığını ortaya koymaktadır."
Raporda, bölgede yaşanan hak ihlallerinin önemli bir bölümünün Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülememiş olmasıyla yakından ilişkili olduğu belirtildi. Yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin çatışmalı sürecin sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olarak görüldüğü belirtilen raporda, şunlara yer verildi: “Devam eden sürecinin toplumsal barışın sağlanmasına katkı sunabilmesi için yurttaşların bu surecin etkilerini olumlu anlamada hissetmeleri gerektiğini belirtmek isteriz. Cezaevlerinde yaşanan ağır insan hakkı ihlalleri, AYM ve AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının uygulanmaması, demokratik siyaset alanını daraltan politikalar, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar, tutuklamalar ve kayyım uygulamaları devam ettiği sürece bu sürecinin toplumsal güven üretmesi güçleşmektedir. Bu nedenle uzun yıllardır sistematik bir şekilde yaşanan insan hakları ihlallerinin son bulması sağlayacak tedbirlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.”
Kalıcı ve onurlu bir barışın inşasının, yalnızca mevcut çatışma ortamının sona ermesi ve hakların ihlal edilmediği bir ülke ile değil, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesiyle mümkün olabileceğinin altı çizilen raporda, Kürt meselesi bağlamında insan hakları tartışmalarının bir diğer önemli boyutunun “umut hakkı” olduğu belirtildi.
Hukuki güvencelere dayalı
Raporun sonuç kısmında ise şunlar ifade edildi: “Sonuç olarak; yürütülmekte olan çözüm süreci, Türkiye’de uzun yıllardır devam eden çatışmalı dönemin sona erdirilmesi bakımından önemli bir imkân sunmakla birlikte; sürecin şeffaf, katılımcı ve hukuki güvencelere dayalı bir biçimde ilerlemesi büyük önem taşımaktadır. İnsan haklarına dayalı bir barışın tesis edilebilmesi için demokratikleşme yönünde somut adımların atılması, geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde hem Kürt meselesinin demokratik çözümü hem de insan haklarının kalıcı biçimde güvence altına alınması mümkün olacaktır.”
Bilançonun detayları
* Yaşam hakkı ihlali; 73 kişi yaşamını yitirdi, 338 yaralı.
* Kuşkulu ölümler ve intihar; 85 kişi yaşamını yitirdi.
* Güvenlik bölgesi ilanı; 19.
* Cenaze ve yasa saygısızlık; 31 ihlal.
* Kadınlara yönelik; 42 cinayet, 12 yaralanma.
* Çocuklara yönelik; 6 cinayet, dört yaralanma, 42 istismar.
* İşkence ve kötü muamele; 315.
* Kaçırma, tehdit ve ajanlık; 24
* Gözaltı ve tutuklama; 8’i çocuk 588 gözaltı, 6’sı çocuk 81 tutuklama.
* 24 düşünce ve ifade özgürlüğü ihlali, 174 kişiye 54 soruşturma, 45 kişiye ise 13 dava açıldı.
* İnfaz süresi ertelenen; 18 kişi. AMED
* * *
İstanbul ve Şirnex'te ev baskınları
İstanbul'da dün sabah düzenlenen baskınlarda en az 26 kişi, Şirnex'teki ev baskınlarında ise en az 20 genç gözaltına alındı.
İstanbul'da sabah saatlerinde birçok eve eş zamanlı baskın düzenlendi. Newroz kutlamaları nedeniyle yapılan ev baskınlarında aralarında çocuklarında bulunduğu en az 26 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Şirnex'in Hezex (İdil) ve Cizîr (Cizre) ilçelerinde de sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında en az 20 genç gözaltına alındı. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Örgüt propagandası" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gençler, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Gözaltına alınan gençlerin darp edildiği öğrenildi.
Baskın ve gözaltılara tepki
Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki 53 merkezde “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla kutlanan Newroz Bayramı’nın ardından yapılan ev baskınları, gözaltı ve tutuklamalara tepkiler de devam ediyor. Amed'de Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER), Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı. ÖHD Amed Şube Eşbaşkanı Muhittin Muğuç, “Hukuki olmayan soruların nasıl sorulduğunu, sarı, kırmızı ve yeşil flamaların nasıl suçlama konusu yapıldığını gördük. Amed Newrozu’nda güvenlikçilerle birçok konuda uzlaşmalar yapılması ve tutanaklar tutulmasına rağmen sabah gözaltılarla uyandık. Barış ve Demokratik Toplum Süreci içerisinden geçiyoruz. Bu hukuki olmayan uygulamalar sürece zarar veriyor” dedi.










