• Belden aşağısı felç olan ve ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporu verdiği Serdar Yıldırım’ın infazının ertelenmesi için AYM’ye yapılan başvuru, üç yıldır karara bağlanmadı.

Metris 2 No’lu R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Serdar Yıldırım'ın belden aşağısı felç. Yaşamını tekerlekli sandalyeyle sürdürmek zorunda kalan Yıldırım’ın boynundan beline kadar 40’a yakın platin takılı. Yıldırım hakkında siyasi faaliyetleri nedeniyle “Örgüt üyesi olmak” ve "Örgüte eleman kazandırmak” iddialarıyla dava açıldı. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mayıs 2016’da Yıldırım’a 9 yıl hapis cezası verdi. Ceza, 17 Ocak 2017’de Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı. Yıldırım, cezanın onanması üzerine 28 Aralık 2018’de tutuklanarak, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu.

Yıldırım, yaşadıkları rahatsızlıklar nedeniyle Mardin Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastane Sağlık Kurulu, 10 Ocak 2019’da hazırladığı raporla Yıldırım’ın tek başına öz bakımını yapamayacak durumda olduğunu ve ambulansla Metris 2 No’lu R Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmesi gerektiğini kaydetti. Yıldırım, raporun verildiği gün Metris Cezaevine sevk edildi. Yıldırım için daha önce Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nin Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilmesi yapılan talep ise Metris Cezaevi’ne getirildiği sırada kabul edildi. ATK, Yıldırım hakkında 6 Şubat 2019'da “Cezaevinde kalamaz” raporu verdi. 

Savcı ve polis engelledi

Yıldırım’ın avukatları, bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına infaz erteleme başvurusunda bulundu. Savcılık, Mardin Emniyet İl Müdürlüğüne yazı yazarak, “infaz ertelenmesi durumunda toplum güvenliği açısından risk olup olmadığını” sordu. Emniyet, Yıldırım’ın serbest kalması durumunda PKK’ye katılacağı ya da eylem ve faaliyetlerinde yer alabileceğini ileri sürerek, tahliyesini istemedi. Savcılık da 5 Mart 2019’da infaz erteleme talebini reddetti. Talebin reddi ardından avukatlar, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz etti. Mahkeme, avukatların itirazını reddetti. İtirazın reddedilmesini bir üst mahkemeye taşıyan avukatların bu başvurusu da 29 Nisan 2019'da reddedildi.
 
Üç yıldır bekliyor
 
Yıldırım, bulunduğu cezaevinde 2019'da görevli hasta bakıcılar tarafından tekerlekli sandalyeden düşürüldü. Düşürülme esnasında Yıldırım’ın omuriliğine takılan platinde kayma yaşandı. Bu kayma nedeniyle Yıldırım uzanmakta ve uyumakta zorluk çekti. Bu ağrılar sebebiyle Yıldırım, Metin Sabancı Balta Limanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorlar, “Acil ameliyat olman lazım, ancak ameliyatı sadece vücuduna bu platinleri yerleştiren hekim yapabilir” uyarısında bulundu. Ancak Yıldırım’ın tedavi edildiği Ankara İbni Sina Hastanesi’ndeki Prof. Dr. Tarık Yazar emekliye ayrıldığı için ameliyatı yapılmadı.
 
AYM ve bakanlık paslaşması
 
Yıldırım’ın avukatı Vedat Ece, 5 Mayıs 2019’da infazının ertelenmesi için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Mahkeme, 21 Mayıs 2019’da verdiği ara kararla talebi reddetti. Av. Ece, 28 Kasım 2019’da infazın ertelenmesi için AYM’ye ikinci başvuruda bulundu. AYM, 5 Şubat 2020’de talebi tekrar reddetti. Esas hakkında herhangi bir karar vermeyen AYM, 2 Kasım’da her iki başvurunun birleştirilmesine karar vererek, Yıldırım’a ilişkin 24 Mart 2022’de Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi’ne yazı yazdı. AYM’ye 1 Haziran’da yanıt veren bakanlık, ATK’nin “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen Yıldırım’ın tek başına yaşamını devam ettirebileceğini ileri sürdü. Bakanlık, Yıldırım hakkında savcının verdiği karara işaret ederek, tahliyesine dönük olumsuz yanıt verdi.
Av. Ece, bakanlığın olumsuz yanıtına karşı 16 Haziran’da AYM’ye ek dilekçe sundu. Yıldırım’ın üç yıldır ameliyat edilmediğini ve 14 Ocak 2021’de Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’ne sevk edildiğini paylaşan Ece, doktorların burada da “hayati risk teşkil eder” diyerek, ameliyat yapmadığını aktardı. Müvekkili Yıldırım’ın üç yıldır acı çektiğini ve hayati riskinin olduğunu belirten Ece, Anayasa’nın 17. maddesine işaret ederek işkence yasağının ihlal edildiğine dikkat çekti.
 
28 kilo verdi
 
Dilekçede, bakanlığın yapılmayan ameliyata dair herhangi bir paylaşımda bulunmadığını ve müvekkilinin şu anda nasıl bir durumda olduğuna dair araştırma yapmadığı kaydedildi. Yıldırım ile 13 Haziran’da yüz yüze yapılan görüşme sonrası şu ifadelere yer verildi: “Yıldırım, midesinde gastrit ve lenf gevşekliği teşhislerinin konulduğunu bu nedenle çok yoğun ve ağır sancılar çektiğini, 2,5 ay içerisinde 28 kilo verdiğini aktardı. Sırtında yer alan platinin vidaları sırtına battığı için nefes almakta zorlanıyor. Sırtında yaralar belirmeye başladı. İdrar yollarında tekrar enfeksiyon oluştu. Herhangi bir tedavi imkanı sağlanmıyor. İki eli bileklerinden itibaren kesilmiş olan tutuklu Ergin Aktaş ile birlikte kalıyor. Koşulları, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağının ihlalidir."

Başsavclığa da başvuru
 
Yıldırım’ın infazının ertelenmesi için 4 Temmuz 2022'de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına da başvuruda bulunuldu. Başvuruda, Yıldırım’ın konuşmakta zorluk çektiği dile getirildi. 

MA'ya konuşan Av. Ece, müvekkilinin bulunduğu cezaevinde yaklaşık 150 hasta tutsağa bakacak üç revir görevlisinin olduğunu aktararak, “Tüm bu ihlallerin yanı sıra müvekkilimin başka hastalıklara yakalanıyor. Hem müdüre hem de cezaevi görevlilerine, ‘başına bir şey gelirse sorumlu sizsiniz’ dedik. Çünkü ATK raporuna rağmen haksız bir şekilde tutuluyor. Bu şekilde yaparak ölümüne sebep olacaklar” dedi. MA/İSTANBUL