Beyazlatıcılar: Tendeki ırkçılık
Kadın Haberleri —

- Sistemin ‘güzellik’ idealarından beslenen açık ten takıntısı, Afrika’dan Asya’ya milyonlarca kadını risk altına sokuyor. Dermatologlar, cilt açıcı kremlerin cilt kanseri riskini artırabileceği ve geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Afrika, Asya ve küresel güneyde milyonlarca kadın tarafından yaygın olarak kullanılan cilt açıcı kremler, ciddi sağlık riskleri taşıyor. Cape Town Üniversitesi (UCT) ve KwaZulu-Natal Üniversitesi dermatologları, bu ürünlerin melanin üretimini baskılayarak cildi UV ışınlarına karşı savunmasız bıraktığını ve cilt kanseri riskini artırdığını belirtiyor. Kapitalist ve sömürgeci istemin ‘güzellik’ ideallerinin körüklediği açık ten takıntısı, 10,7 milyar dolarlık bir pazarı beslerken, uzmanlar toplumsal algının değişmesi için çağrıda bulunuyor.
Açık ten takıntısı
“Siyah güzeldir” sloganı, 1960’larda sivil haklar hareketlerinde yankılanarak sömürgeci güzellik ideallerine meydan okudu. Ancak, aradan geçen on yıllara rağmen, açık ten takıntısı küresel çapta devam ediyor. Afrika, Asya ve küresel güneyde milyonlarca kadın, renk ayrımcılığının dayattığı standartlara ulaşmak için cilt beyazlatıcı kremler kullanıyor. The Guardian’ın küresel sağlık muhabiri Kat Lay’in raporuna göre, bu ürünlerin kullanımı kanser vakalarında artışa neden olurken, dermatologlar ciddi sağlık risklerine dikkat çekiyor. Güney Afrika’daki KwaZulu-Natal Üniversitesi Dermatoloji Bölümü Başkanı Prof. Ncoza Dlova, bu kremlerin yıkıcı etkilerini ve altında yatan sömürgecilik mirasını The Guardian’a anlattı.
Bebekler de dahi kullanılıyor
Cilt beyazlatıcı ürünler, hidrokinon ve steroid gibi toksik maddeler içeriyor. Dlova, hastalarının çoğunun bu ürünlerin yan etkilerinden habersiz olduğunu belirtiyor. Örneğin, üç yıl boyunca beyazlatıcı krem kullanan bir hastası, yüzünde ve boynunda okronozis (koyu pigmentasyon) ve çatlaklarla kliniğe başvurdu. Dlova, “Cildinizin eski haline dönmesi mümkün değil,” diyerek hastalarına gerçekleri açıklamak zorunda kalıyor. Bazı raporlar, bu ürünlerin bebekler ve küçük çocuklarda bile kullanıldığını ortaya koyuyor.
Cilt kanseri riski
Cilt beyazlatıcı kremlerin kullanımı yeni değil. 1970’lerde, cıva içeren ürünlerin beyin ve cilt hasarına yol açtığı tespit edilince Güney Afrika’da yasaklandı. Bunun üzerine üreticiler, hidrokinon gibi alternatif kimyasallara yöneldi. Ancak 1975’te Pretoria Üniversitesi’nden Prof. George Findlay, hidrokinonun cildi beyazlatsa da apse, ülser ve pigmentasyon sorunlarına yol açtığını belgeledi. Bu kimyasallar, özellikle Afrika gibi güneş ışınlarının yoğun olduğu bölgelerde cilt kanseri riskini artırıyor. Dlova’nın 700 kadınla yaptığı bir araştırma, kullanıcıların yüzde 90’ının yan etkilerden habersiz olduğunu gösteriyor.
’Siyah güzeldir’
Cilt beyazlatma trendi, Afrika, Hindistan, Endonezya, Filipinler ve Güney Amerika’da sömürgecilik mirasının bir sonucu olarak yaygın. Dlova, açık tenin üstünlük olarak görüldüğü bu algının, kadınların iş ve sosyal yaşamda avantaj elde etme çabasıyla beslendiğini belirtiyor. Cape Town’daki dermatolog Dr. Dilshaad Asmal, “Toplumun cilt tonuyla ilgili takıntısı, Avrupa merkezli güzellik ideallerine dayanıyor. Cilt tonu bir sağlık göstergesi değildir,” diyor. “Siyah güzeldir” sloganı, 1960’larda sivil haklar hareketlerinde bu ideallere meydan okusa da, açık ten takıntısı sanal medya fenomenlerinin etkisiyle büyümeye devam ediyor.
Renk ayrımcılığıyla mücadele edilmeli
Dlova, sanal medyanın bu ürünlerin popülerliğini artırdığını, güzellik fenomenlerinin toksik içerikleri gizleyerek ürünleri tanıttığını söylüyor. Hidrokinon yasakları bazı ülkelerde etkili olsa da, zayıf düzenlemeler sorunu çözmüyor. Dlova, halk sağlığı kampanyalarıyla risklerin duyurulması ve renk ayrımcılığıyla mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor. Uluslararası Dermatoloji Dernekleri Birliği’nin küresel çalışma grubu, farklı disiplinlerden uzmanlarla bu sorunu çözmek için çalışıyor. Dlova, “Sigara ve HIV kampanyalarından ilham almalıyız. Bu, sürekli ve çok yönlü bir çaba gerektiriyor,” diyor.
***
27 bin kat civa tespit edildi
* University of Texas Medical Branch Çalışması (2024) TriNetX veritabanından (61 milyon hastanın anonimleştirilmiş kayıtları) elde edilen verilere göre, hidrokinon kullanımı:
* Melanom riskini yaklaşık 3 kat
* Melanom dışı cilt kanserlerini 3.6 kat
* Tüm cilt kanserlerini 3.4 kat artırıyor.
* Bu çalışma, hidrokinonun DNA hasarına ve bağışıklık sistemini baskılayıcı etkilere yol açabileceğini gösteriyor.
* New York’ta satılan bazı cilt açıcı kremlerde ve sabunlarda, izin verilenin 27 bin katına kadar cıva tespit edildi. Cıva, ciltte renk değişimi, yara izi, böbrek hasarı ve nörolojik sorunlar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
* Senegal ve Togo’da, uzun süreli cilt açıcı krem kullanımıyla bağlantılı 55’ten fazla yeni cilt kanseri vakası rapor edildi.
* Cilt açıcı ürünlerin küresel pazarının 2032’ye kadar 16 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
* Nisan 2024’te cıva içeren kozmetik ürünlerin kullanımı küresel olarak yasaklandı. Ancak, Afrika ve diğer bölgelerde yasa dışı ürünler hala piyasada satılıyor.
HABER MERKEZİ







