Birlikte başarabiliriz

Kadın Haberleri —

3 Mart 2021 Çarşamba - 18:00

  • Dünyanın dört bir yanında 8 Mart hazırlıkları yapılırken, 8 ülkeden 8 kadının hemcinslerine şu mesajı veriyor: “Uzun bir yol kat ettik ve ancak birlikte başarabiliriz. Kolektif güçlerin birleştiği bir dönem daha önce hiç olmamıştı.”

BERİVAN ALTAN/GÖZDE Ç. ÖZKÖSE
MA/ANKARA

ABD’nin New York kentinde dokuma işçisi 129 kadının yaşamını yitirdiği gün olan 8 Mart, isyan ve özgürlüğün haykırıldığı gün olarak kutlanırken, kadın hakları dünyanın dört bir yanında büyük etkinliklerle gündeme geliyor. 8 ülkeden 8 kadın, kısa cevaplarla 8 Mart’ın kendileri için ne ifade ettiğini anlattı. 
 
Feminist mücadele tüm mücadelelerin temeli

Almanya Uluslarötesi Feminist Dayanışma üyesi Maria Hartmann, feminist mücadelenin diğer tüm mücadeleleri tetikleme potansiyeli en yüksek mücadele olduğunu belirterek, kadın mücadelesinin hayatın her alanına nüfuz ettiğini söyledi. 
Hartman, “Emek mücadelesinde, kapitalizme karşı mücadelede, beden siyasetinde, her alanda kadın mücadelesi esastır. Kadın mücadelesi, devletin bedenlerimizi ve insanları nasıl kontrol ettiğiyle ilgilidir. Bu yüzden inanılmaz bir potansiyele sahiptir. Bu nedenle feminist mücadeleyi tüm mücadelelerin temeli olarak görüyorum. Ve bunun şu anda Almanya’da gerçekleşmekte olduğunu fark ediyorum. Feminist mücadele, özgürlüğün çekirdeği olma konusunda devasa bir potansiyele sahip” dedi.
 
Militan bir gün

Filistin Kadın Komiteler Birliği Temsilcisi Abeer Abu Khadir, Filistin’deki öncelikli mücadelelerinin her türlü ayrımcılığın sona erdiği bir toplum yaratmak ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti teşvik eden toplumsal mirastan kurtulmak olduğunu belirtti.
Filistinli kadınların, ulusal kurtuluş mücadelesine katılımlarıyla halkın tarihinde ve davasında ayrı ve ayırt edici bir iz oluşturduklarını dile getiren Khadir, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, ırk ayrımcılığı ve kadının tüm haklarından mahrum bırakılarak aşağılanmasına karşı, siyonist koloniciliğin yaşam hakkı tanımadığı feminist mücadeledeki kadınların mücadelelerinin altını çiziyoruz. 8 Mart, ulusal ve sosyal haklarımızı savunduğumuz militan bir gündür. O gün, Filistin Ulusal Hareketi’nin bir parçası olarak halkımızın meşru ulusal hakları için mücadelemizin devam ettiğini tekrarlıyor, Filistin toplumunda kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı ve adaletsizliği yok edeceğimizin altını çiziyoruz. Filistinli kadınlar olarak, Uluslararası Kadınlar Günü’nü kutluyor, dünyada ulusal ve toplumsal mücadele veren tüm özgürlük savaşçılarını selamlıyoruz. Bu günü hakları, eşitliği ve sosyal adaleti kutsamak için bir mücadele günü olarak kabul ediyoruz.”
 
Jineolojiye inanıyorum

İspanya Colectiva DisPuta kurucularından Veronica Arauza, 2000 yılından bu yana trans ve sömürge karşıtı mücadelede aktif yer aldığını aktararak, “Dünyanın farklı yerlerinde farklı sosyal grupların nasıl mücadele ettiğini ve geliştiğini görmek çok kıymetli. Dünyanın bir ucundaki devrimden bir şeyler öğrenmek ve ataerkil sistemi alaşağı edecek bağlantılar ve ilişkiler kurmak da öyle” dedi. 

Jineolojî’ye inandığını aktaran Arauza, şöyle devam etti: “Sosyopolitik olarak ataerkil yapıları yeniden üretmek için nasıl eğitildiğimizi sorgulayarak, anlamanın iyi olduğunu düşünüyorum. Dünyada kadın hareketini yaşamakta olan yerler var. Kürt hareketi, kadın hareketinin özgürlük içinde yapısal bir önemi olduğunu, sistemin ataerkil olduğunu ve salt bu durumun pek çok hakkı yok ettiğini fark eden ve bunu içselleştirmiş en önemli harekettir. Öcalan da, bundan bahsediyor, peki ama bir erkek tarafından söylenmiş bir felsefeyi nasıl savunacağız? Ancak bu felsefe kadınlardan bahsediyor. Umduğum ve dilediğim bu felsefenin içselleştirilmesi. Tüm çeşitliliğiyle bir feminizm mümkün. Bu çeşitliliğin içerdiği siyasi güçleri bölmemeliyiz.”
 
Hep beraber bir aradayız