• Komün üretim grupları bir arada
  • KJAR’dan Afgan kadınlar için çağrı
  • Karar kabul edilemez

Komün üretim grupları bir arada

Amed Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanlığı ile Peyas Belediyesi Kadın Politikalar Müdürlüğü’ne bağlı Kadın Yaşam Merkezleri bünyesinde komün üretim grupları ile bir araya geldi. Buluşmada, farklı merkezlerden gelen kadınlar, birlikte üretmenin, dayanışma içinde örgütlenmenin ve karar alma süreçlerine eşit katılımın hayatlarında yarattığı derin dönüşümü paylaştı. Kadınlar, komünal üretim modelinin yalnızca ekonomik bir araç olmadığını, aynı zamanda özgüvenlerini artırdığını, dayanışma kültürünü güçlendirdiğini ve kolektif bir yaşam bilincini geliştirdiğini vurguladı. 

Bilgi ve deneyim paylaşımının yoğun geçtiği tartışma ve sunumda, üretim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri de masaya yatırıldı. AMED

***

KJAR’dan Afgan kadınlar için çağrı

Doğu Kurdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR), Afganistan’da kadınlara yönelik baskı ve kısıtlamaların artması nedeniyle yayımladığı açıklamada, Taliban’ın kadın politikalarını kınayarak Afgan kadınlarıyla dayanışma çağrısında bulundu.

Açıklamada, Taliban’ın Afganistanlı kadınlarına yönelik eğitim, çalışma ve kamusal yaşama katılım alanlarında uyguladığı yasak ve kısıtlamalara dikkat çekilerek, bu politikaların kadınları toplumsal yaşamdan dışlamayı hedefleyen ataerkil sistemlerin bir parçası olduğu ifade edildi.

KJAR ayrıca İran’da artan idamlar ve güvenlik baskılarına da değinerek, İran yönetimi ile Taliban’ın kadınlara yönelik yaklaşımlarının ortak bir ataerkil zihniyetten beslendiğini öne sürdü. Açıklamada, her iki siyasi yapının da kadınlar üzerindeki kontrol ve baskıyı kendi varlıklarını sürdürme stratejisinin bir unsuru olarak gördüğü ifade edildi. HABER MERKEZİ

***

Karar kabul edilemez

Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin nafaka hakkını sınırlandırmasına ilişkin Jinnews’e konuşan Dayanışma Derneği’nden avukat Fazilet Taştan Arselim nafaka hakkının kaldırılmasının kadınların birçok hakkına yönelik bir saldırı niteliğinde olduğunu söyledi. Fazilet Taştan Arselim, “Nafaka hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması, kadınların yeni karar alma mekanizmalarını daha da güçsüz hale getirebilir” ifadelerini kullandı.

İstanbul Sözleşmesi gibi nafaka hakkının da sınırlandırılması ya da ortadan kaldırılmasının amacının kadın haklarının tamamını ortadan kaldırmak olduğunu kaydeden Fazilet Taştan Arselim, “İstanbul Sözleşmesi için nasıl mücadele ettiysek nafaka konusunda da geri durmayacağız. Aslında nafakalar süresiz değil. Kadın nafakayı aldıktan sonra evlenirse ya da farklı bir durum gelişirse nafaka kesilmektedir.Bu durum kesinlikle kabul edilemez. Tepkiler ve eylemler sürdürülmelidir” dedi. RIHA