Cezaevi yetmedi kasabada da tutsak!

Dosya Haberleri —

23 Ağustos 2022 Salı - 20:00

Mazhar Turan

Mazhar Turan

  • Türk polisinin baskılarını ve yargısını aratmayacak şekilde gözaltına alınıp tutuklanan Kürdistanlı siyasetçi Mazhar Turan cezaevinde aylarca tecrit altında tutuldu. 'Cezası' biten Turan, şimdi de bir kasabada tecritte.
  • Her duruşma bitiminde Mahkeme Heyeti'nin “Mazhar Turan özür dilemedi” dediğini aktaran Turan, bu duruma, “Ortada özür dileyecek bir durum yok. Kaldı ki, ben bir Kürt siyasetçisi ve aktivistiyim” diyerek tepki gösterir.
  • Mazhar Turan: “Almanca bilmediğim için görevliler sıklıkla sorun çıkarıyordu. Almanca dışında başka bir dil konuşamazsınız diyorlardı. Kaldığım o cezaevinde bir DAİŞ üyesi benden önce tutukluymuş. İnanın o kişi benim içinde olduğum koşulları asla yaşamadı. Ama bunu bana yaşattılar…”

SERHAT ARARAT/GIESSEN

Alman polisi Rheinland-Pfalz ve Hessen eyaletlerinde 2019 yılının Haziran ayında birçok Kürt aktivistin evine ve bazı derneklere baskın düzenledi. Türk polisinin baskınlarını aratmayan Alman polisinin operasyonunda Kürt siyasetçi Mazhar Turan da gözaltına alındı. Geçtiğimiz yılın Şubat ayından itibaren Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde yargılanması başlayan Turan’ın 18 Ağustos’taki 2021’deki duruşmasında karar çıktı. Alman anayasasının 129b maddesi gerekçesiyle savcı, Turan’ın “terörist bir örgüte” üye olduğu iddiasıyla 3 yıl 8 ay hapis cezası istedi. Turan ise savunmasında “Kürt halkının özgürlük mücadelesi meşrudur ve terör ile bağlantı kurulamaz” diyerek, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.

Turan’ın Almanya’daki siyasi faaliyetleri sırasında hiçbir şiddet olayına karışmadığını, kimseye baskı uygulamadığını belirten Mahkeme Heyeti, "Zaten teröristler böyle değil” dedi. Ancak buna rağmen Turan’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Almanya’da 2 yıl 6 ay cezaevinde kalan Mazhar Turan (62) ile mücadele yaşamı, cezaevi sürecini ve şartlı tahliye koşullarını konuştuk. 

Askerler yaraladı

Erzurum’un Karayazı ilçesinde dünyaya gelen Turan, 12 Eylül Darbesi ile politika ve Kürt mücadelesiyle tanışır. 18 yaşında Denizli’ye geçtiğini söyleyen Turan, “Deyim yerindeyse yaprak bile kıpırdamıyordu. O dönemde askerlerin sokaklara ve caddelere rastgele ateş ediyordu. Bende böyle bir zamanda bir sabah kalkıp işe gittim. Askerler duvar yazılamaları nedeniyle etrafa ateş ediyordu. Askerlerin ateş açması sonucu yaralandım ve hastaneye kaldırıldım sonradan da tutuklandım. Bu saldırıda bir böbreğim parçalandı. Böylece 1980 yılında tutuklanarak Denizli Cezaevi’ne götürüldüm. Sonra Buca Cezaevi’ne nakledildim. Yargılama sürecim sıkı yönetim kontrolündeydi. Mart 1987’de tahliye oldum” diyor.

HEP ve HADEP süreci

Tahliye olduktan sonra Karayazı’ya geri döndüğünü ifade eden Turan, “Bu seferde bana askere gitmeyi dayattılar. Fakat bunun dışında da gittikçe artan bir baskı vardı ve dayanılacak gibi değildi. Bu baskılar neticesinde 1989’da İstanbul Esenyurt’ta geldim. 1990’larda HEP’te siyasal çalışmalarda yer aldım. 1998’e kadar çalışmalara devam ederken sıklıkla gözaltılar da yaşadım. O dönem HADEP Esenyurt ilçe başkanlığını yürütüyordum. 1998’de maalesef ikinci kez cezaevi yolu göründü ve tutuklandım. Bu süreçte Önderliğin İmralı esareti gelişti; kuşkusuz bu durum biz tutsaklar için kaldırılacak gibi değildi. Bir kez daha mücadeleyi anlama ve yapılan bu komployu boşa çıkartma temelin bir yoğunlaşma bizler açısından kaçınılmaz oldu. Kesinlikle buna cevap olmak gerekiyordu. Nisan 2000 yılında tahliye oldum ve tahliye olduktan sonra tekrardan tutuklanma durumu gündeme gelince Avrupa’ya çıktım ve Almanya’ya yerleştim” diye belirtiyor.

Siyasi çalışmalarda yer aldı

Almanya’da siyasal ve kültürel çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini aktaran Turan, “Burada Kürdistan’da Türk devletinin yaptığı katliam, baskılar, tutuklamalara karşı alanlara çıkmışız ve protesto etmişiz. Yürüttüğümüz çalışmalar demokratik legal zeminde yasal polis izni dahilinde gerçekleşen etkinlik ve protestolardı. Fakat bir zamandan sonra bu doğal haklarımız ile Almanya’da yargılanacağımı hiç düşünmemiştim” diye kaydediyor.

Köpeklerle evini bastılar

Türkiye’de yaşadıklarının neredeyse aynısını 2019 yılında Almanya’da yaşadığının vurgulayan Turan, “21 Haziran 2019’da bir sabah işe giderken bineceğim arabaya doğru giderken birden etrafımın sarıldığını gördüm. Fakat ben hala neden ve niçin, kime geldiklerini bilmiyorum. Hatta etrafıma bakarak muhtemelen başkası içindir diye düşündüm. Sonra bana teslim ol ve ellerini başın üstüne koy dediler. Birden etrafta inanılmaz sayıda bir polis gücünün yığıldığını gördüm. Beni burada gözaltına alarak ellerim arkadan bağlı şekilde evimin bulunduğu adrese getirdiler. Eve geldiğimizde bizim eve açılan bütün sokaklar ve caddeler polislerce sarılmış vaziyetteydi. Polisler evin kapısını normal anahtar gibi bir şeyle açtılar. Bu sırada eve girdiğimizde eşim bu durum karşısında şoka girdi. Eşim ürkmüş, titrek bir sesle, ‘Mazhar neler oluyor!’ diyerek şoka girdi. Eve girmemizle beraber bir grup poliste köpekleri eve sokarak arama yapmaya başladılar” diye anlatıyor.