Dağların kızıydı, kızıl bir gelincikti

Kadın Haberleri —

Zelal Zagros

Zelal Zagros

  • Zelal, özgürlüğün yıldızı… Kurdistan’da akan her derenin suyunu içti, her şehri karış karış dolaştı ve her evin kapısını çalarak kadınların yüreğine dokundu. Kürt halkı ve kadınları için 31 yıl boyunca aralıksız mücadele etti.

Nêrgiz Ismayîl

İnsanın eli böyle hüzün dolu bir vedayı yazmaya gitmiyor. Her soğukta baharın rengini anımsatıyor bana Zelal. Yaşamın iyiliği ve özgürlüğe dair her anın güzelliğiydi. Sokaklarda, evlerde ve ülkedeyken yanındakilere duygularının huzurunu ve sevgisini gösteriyordu.

Budizm, ölümün iki rengi var diyor; seni göklere çıkaran ve gözlerde yıldız olarak kaldığın ölüm ile yerin altında ve hiç yeşermeyecekmişsin gibi olan ölüm.

Zelal Zagros; narin, mütevazi, ülke ve kadın özgürlük davası için mücadele eden kadın. Amûdê’nin Slendê köyünde özgürlük yolculuğuna başladı. Kurdistan’ın her karış toprağını gezmek, halkına hizmet etmek ve kadınları örgütlemek istiyordu. Bunun için Ermenistan’a kadar gitti.

Şehit Zelal Zagros şöyle diyordu: “Ermenistan’da kadınlarla tanıştığım zamanlar, insan ne kadar gezip mücadele ederse kadının gücünü ve rengini o kadar görür hissine kapılıyordum. Bu renkliliği hem gördüğüm hem de güzelliğine hizmet ettiğim için çok mutluyum.”

Tam da bu inanç ve hafızayla Rojava’ya döndü, özgürleştirilen bölgelere duruşu ve düşünceleriyle yeniden hizmet etti. Kadınlar, anneler ve çocuklar fikirleriyle gelişiyordu. Sonsuz bir aydınlık gibiydi. Nerede kış olsa varlığı orayı baharın yeşilliğine büründürmeye yetiyordu. Mücadelesinde hiç durmadı ve o aşkla Başûrê Kurdistan’ın Kerkük şehrine geçti. Orada da heyecanı ve kadınlara hizmetleriyle tanınıyordu. Kerkük ise onun son durağı oldu; MİT eliyle 8 kurşunla yaşamdan koparıldı.

 

Zelal Zagros adıyla tanınan Firyal Xalid, gökyüzünde yıldız olmayı seçmişti. Her düşüncede hakikati aramış, devrim yolu dışında hakikate giden başka yol olmadığını çok iyi kavramıştı. Bugün Kürtlerin varlığına düşman tüm siyaset ve ideolojisine karşı duran savaşçılarla birlikte büyük kararlılıkla Kurdistan Özgürlük Hareketi’ne katıldı. Önüne her ne kadar taşlar, kayalar ve yokuşlar çıksa da hep bir çıkış yolu buldu. Çünkü amacına ulaşmalı ve hayallerini gerçekleştirmeliydi.

Kurdistan dağlarını karış karış gezdi ve her derenin suyunu içtiğinde özgürlükten bir yudum alıyordu içine. Dağların kızıydı, kızıl bir gelincikti ve sonsuzluğa akan bir dereydi. Çiçeklerden yaptığı tacı başına koyduğunda, “İnanna ve İştar’ın torunuyum” diyordu.

Hakikat yolculuğunun aynası oldu. Büyük emek, güçlü bir mücadele ve kararlı adımlarla gerçekliğe doğru yürüdü. Yol uzun ve uzaktı ama o tüm çalışmalardan elde ettiği başarıları ilke edinmişti. 31 yıl süren dopdolu yolculuğunu hiç ikilemde kalmadan özgürlük davasına adadı.

 

Elbette böyle bir zamanda katledilmesi, örgütlü kadın gücünün dünyaya yayılmasının engellediğini anlamına geliyor. Sonuç olarak egemen zihniyet kadının düşmanıdır. O yüzden güçlü kadınların hedef alınması tesadüf değil. Peki kadınlar buna karşı ne yapmalı? Eskisinden daha çok örgütlemeli, ışık veren kadınların etrafında direniş ve mücadele çemberi oluşturmalı.

Zelal, özgürlüğün yıldızı… Kadınlar, ellerinden tutup durduğun özgürlük halayını bugün yeniden çekiyor. Nasıl rengarenk güllerden yaptığın tacı başına taktıysan, kadınlar da gözlerinin aydınlığı için gülleri örüklerine dolayacak. Sen artık kadın özgürlüğünün gökyüzünde yıldız oldun. Seni çok özleyeceğiz, ışığın her zaman bizimle kalacak.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.