En büyük umut demokrasi
Kadın Haberleri —

Leyla Avdoyî
- İran ve Rojhilat halkının geleceğe dair en büyük umudunun demokrasi olduğunu vurgulayan Siyasetçi Leyla Avdoyî: “Rıza Pehlevi’yi iktidara getirmeyi planlıyorlar. O, halkların kurduğu ittifakı bölmek istiyor. Onu halka nasıl kabul ettirecekler?”
Tahran çarşısında 28 Aralık 2025’te ekonomik krize karşı esnafların başlattığı ve daha sonra 31 ostanın (eyalet) tamamına yayılarak kitlesel bir isyana dönüşen protestoların üzerinden 56 gün geçti. Protestoların devam ettiği İran’da, eylemlerin yoğunlaştığı ocak ayında ABD ve İsrail’in saldırı tehditleri de başladı. ABD ve İsrail’in bu tehditlerini bahane eden İran rejimi, protestoları bastırmak için halka dönük katliam ve tutuklama furyası başlattı.
Süreç boyunca İran halklarının istemleri yerine hegemon devletlerin dayattığı başlıklar etrafında şekillenen müzakere masası, protestoların ardından rejim tarafından hedef alınan halkların geleceğe dönük tedirginliğini artırıyor. MA’ya konuşan Rojhilatlı siyasetçi ve kadın hakları savunucusu Leyla Avdoyî, İran halklarının geleceğe dönük en büyük umudunun demokrasi olduğunu ifade etti.
Pehlevi’yi halka kabul ettiremezler
Leyla Avdoyî, ABD’nin İran’a Irak ve Afganistan’a girdiği gibi girebileceğine inandığını ancak kısa sürede bunun yapılamayacağını kestirdiği için bu planı işletmediğini belirtti. İran’ın çok kimlikli ve inançlı yapısı sebebiyle ABD’nin planladığı gibi içerisinde yer alamayacağı bir ülke olduğunu belirten Leyla Avdoyî, şu ifadeleri kullandı: “Varsayalım ABD, Irak’a girdiği gibi İran’a da girmek istedi. Peki, İran’ın bu çok kimlikli yapısını nasıl idare edecek? Planladıkları şeylerden biri Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’yi buraya getirmekti. Onu İran’da nasıl kabul ettirecekler? Şah’ın oğluyla İran’da barışçıl bir yönetim sağlayamazlar. Şah’ın kendisi de İran’da yaşadığı süreçte katliamcı bir yaklaşıma sahipti. Şah, iktidardayken Azerilere ve Kürtlere çok büyük katliamlar yaptı. Şimdi oğlu İran’a ‘demokrasi’ getireceğini söylüyor. Onun getireceği ‘demokrasi’ tek yönlü olacaktır. Çünkü diğer halkları kendilerine düşman olarak görüyor.”
‘Bu kanı Şah’ın oğlu için dökmedik’
Pehlevi’nin yaklaşımını Cumhuriyet sonrası Mustafa Kemal Atatürk’e benzeten ve olası bir rejimin 1923 dönemi Türkiye’si ile bir olacağını belirten Leyla Avdoyî, “Pehlevi, Atatürk’ün Kuzey Kürdistan’da yürüttüğü politikanın İran’da da yürütülmesini istiyor. Ama İran’da dediğimiz gibi sadece tek bir millet yok. Diyorlar ki ‘Tek bayrak altında kardeşçe yaşayalım’. Ancak böyle bir ‘kardeşlik’ mümkün değil. Pehlevi, İran’daki ‘Jin Jiyan Azadî’ devrimi sürecinde de böyle ortaya çıkmıştı. O, devrimi iktidara gelmek için bir fırsat olarak gördü. Ancak attığı adımlar devrimi büyütmekten çok ayrıştırmaya gitti. Aslında o da tüm halkların bir araya gelerek kurduğu ittifakı bölmek istedi. Ancak İran halkları onun çağrısına kulak vermedi” ifadelerini kullandı.Özellikle Kürtlerin tepkisine değinen Leyla Avdoyî, Kürtlerin, “Bu kanı Şah’ın oğlu gelsin de o koltuğa otursun diye dökmedik” diyerek pek çok yerde protestolardan çekildiğini ifade etti.
Kürtler yeniden hedef olacak
Siyasi partilerin halkı yeterince örgütleyememesi nedeniyle mevcut krizin derinleştiğini belirten Leyla Avdoyî, Kürtlerin 1979 İran Devrimi sonrasındaki sürece benzer bir senaryoyla karşı karşıya bırakılmak istendiğini ifade etti. Planlanan projelerin hayata geçmesi durumunda Kürtlerin yeniden saldırıların hedefi olacağını vurgulayan Leyla Avdoyî, ABD’nin "rejimin düşmesi" olarak sunduğu başarı kriterinin aslında devlet yapısı içine kendisine yakın, daha ılıman bir kesimin yerleştirilmesi anlamına gelebileceğini kaydetti. Lelya Avdoyî, ABD’nin de sürece bu pencereden baktığını düşündüğünü belirterek, yakın gelecekte İran’a yönelik doğrudan bir askeri saldırı öngörmediğini dile getirdi. HABER MERKEZİ














