Epstein’ın Türkiye ayağına ‘milli güvenlik’ kalkanı

Kadın Haberleri —

Epstein/foto:AFP

Epstein/foto:AFP

  • Milletvekili Adalet Kaya: “İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in Epstein dosyasında adı geçmesine rağmen haberlere ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle erişim engeli getiriliyor. Sansürün amacı, soruşturmayı önlemek.”

ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein davasına ilişkin geçtiğimiz günlerde erişime açtığı yaklaşık 3 milyon sayfalık yeni belgeler, çocuklara yönelik tecavüz ve fuhuş ağının yalnızca Amerika'yla sınırlı olmadığını, dünyanın pek çok ülkesine uzanan küresel bir suç şebekesi olduğunu ortaya koydu. Belgeler arasında 10 yıldan eski e-postalar, yazışmalar ve deliller yer alıyor. Türkiye’de adı geçen kişiler ise tartışılırken haberlere erişim engelleri getirilmeye başlanıldı. Konuya ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Adalet Kaya Jinnews’ten Melek Avcı’ya değerlendirmelerde bulundu. 

Araştırma komisyonu kurulmalı

Adalet Kaya, olayın kamuoyunda magazinleştirilerek ve muğlaklaştırılarak faillerin silikleştirildiğini vurguladı. Özellikle cinsel istismar davalarında suçların tekilleştirildiğini, münferit olay gibi gösterilerek görünmez kılındığını belirtti. Adalet Kaya, "Bazen de dosyayı belgeye boğarak, faillerin sayısını arttırarak ve magazinleştirerek ciddiyetinden uzaklaştıran bir anlayış var. Bunun çok bilinçli yapıldığının farkındayız" dedi.

Türkiye'de adı geçen kişilere dair derhal soruşturma başlatılması gerektiğini ifade eden Adalet Kaya, konunun tüm boyutlarıyla incelenmesi için parlamentoda bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. "Bu dosya çok kapsamlı, çok katmanlı; sadece belli kişileri ilgilendiren bir dosya değil. Kurumsal mekanizmalar suçluları koruyor" diye ekledi.

Yargıya uzanan suç silsilesi

Epstein'ın suç ağının dünyanın pek çok ülkesine ulaştığını kaydeden Adalet Kaya, "Kaybolan çocuklar var. Bunlarla ilgili yapılacak araştırmanın Epstein dosyasıyla bağlantısını da açığa çıkaracak şekilde yürütülmesi gerekiyor" diyen Adalet Kaya, meselenin yalnızca kişilerle sınırlı olmadığını, yargı, bakanlıklar ve kurumların da bu suç silsilesinde rol oynadığını ifade etti. Türkiye ayağının derinlikli incelenmesi gerektiğini belirten Adalet Kaya, “Türkiye’de yargılanmış bir siyasetçi var. Mehmet Ağar’ı zaten Eren Keskin doğruladı. Ne yazık ki dönemin bakanı tarafından, Hollanda Adalet Bakanlığı Genel Sekreteri’ne sunulmuş çocuklar var. Bu kadar korkunç bir boyutta. Dolayısıyla bütün bunların hepsinin çok derinlikli, çok ciddiyetle, büyük bir özenle incelenmesi ve yeniden soruşturmalarının açılması gerekiyor” dedi.

Davalar örtbas edildi

Ortada olan bu küresel fuhuş ve istismar ağının bir sistem sorunu ve üretilen politikalar olduğunu belirten Adalet Kaya, “Mesela Türkiye’de bununla ilgili pek çok yargı konusu olmuş vakıf ve cemaat de var, değil mi? Tam da ifade ettiğiniz gibi; mesela belki bunun çok küçük bir mikro örneği Adnan Oktar meselesi var. Ensar Vakfı davası, Hiranur Vakfı davası var. Ama bütün bunların hepsi, kurumları korumak amacıyla suçların örtbas edildiği, örtüldüğü ya da tek bir failin yargı önüne çıkarıldığı dosyalara dönüştürüldüler. Aslında burada pek çok kurumu etkileyen, faillerin çoğaldığı suçlar söz konusu” diye konuştu.

Cezasızlıkla ödüllendirildiler

Türkiye’de meseleyi sadece yargı düzleminde değil; daha politik ve geniş bir yerden almak gerektiğini belirten Adalet Kaya, “Bu bir sistem meselesi ve binlerce yıldır süregelmiş bir sistem. Nedir bu? Bu bir erkeklik meselesi. Bu, kapitalist sistemin ortaya koyduğu; çocuğa ve kadına karşı işlenen suçların ‘hak görülmesi’ gibi bir algıyla, anlayışla politikaların üretilmesiyle ilgilidir. Ne yazık ki şu anda halihazırda siyasal iktidarın kendisi bile bütün bu anlayışı sürdüren politikalar üretiyor. Çünkü bütün bunlara baktığımız zaman, Türkiye’deki bütün bu yapılar ne yazık ki çocuğa karşı işlenen suçlarda, özellikle cinsel istismar suçlarında, cezasızlıkla ödüllendirildiler” sözlerini kullandı.

Sansürün amacı soruşturmayı önlemek

İhlas Holding CEO'su Ahmet Mücahid Ören'in Epstein'ın suç ortağı Ghislaine Maxwell ile yazışmalarının belgelerde yer almasına rağmen, bu haberlere "milli güvenlik" gerekçesiyle erişim engeli getirilmesine de değinen Adalet Kaya, "Sansürün amacı, davanın doğru ilerlemesini, delillerin toplanmasını ve etkin soruşturmayı önlemek. İhlas Holding’in CEO’su istediği şekilde kendisiyle ilgili haberlere engel getirebiliyor. Etkin bir yargılamadan söz edemeyiz" dedi.

‘Kurumsal itibar’ kılıfı

Meclis'teki çocuk istismarı davalarında "kurumsal itibar" gerekçesiyle faillerin korunduğunu, mağdurların daha fazla zarar gördüğünü ifade eden Adalet Kaya, şunları ifade etti: “Burada kurumsal itibar ya da nüfuz sahibi kişilerin, devlet kurumlarının itibarına odaklanıldığında ne yazık ki çocuklar da kadınlar da daha çok mağdur oluyor. Bu net bir şekilde aslında suçludan yana, failden yana tutum almaktır; işlenen suça ortak olmaktır. Siz o kişiyi korumaya alıyorsunuz. Dolayısıyla işlediği suç için etkin soruşturma yürütmeyerek bu meselenin bir tarafı olduğunuzu ifade etmiş oluyorsunuz. Türkiye’de yargı ne yazık ki şu anda böyle konumlandırılıyor.” ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.