• Gerilların silah yakma törenine katılan iki şehit annesi Peyruze Kurt: “Evlatları hayatta olmayan bir anne olarak, hâlâ hayatta olan çocukların önü açılsın istiyorum. Bundan sonra hiçbir ailenin evinden cenaze çıkmayacak diye mutluyuz.”

 

Gerillaların gerçekleştirdiği silah yakma törenine İzmir'den katılan Barış Annesi Peyruze Kurt, çatışmalı süreçlerde iki çocuğunu yitirdi. Çocuklarından Aydın Kurt’u (Agîd Dildar) 2016'da, kızı Nudem Kurt’u (Newal Mêrdîn) ise 2024’de kaybetti. Çocuklarının ardından barış için mücadele etmekten geri durmayan Peyruze Kurt, tarihi törene tanıklıklığını ve sürece dair Jinnews’e anlattı. 

‘Kendi iradeleriyle yaktılar’

Silêmanî’de gerçekleştirilen törende tüm Kürt ve Türk dernekleri ile Amerika askerlerinin de alanda hazır bulunduğunu kaydeden Peyruze Kurt, şöyle devam etti: “Arkadaşlar geldi, açıklamalarını okudular. Silahlarını da kendi iradeleriyle yaktılar. O günden bugüne kadar, ‘Bugün yarın kanun çıkacak, bu halkın silah yakan çocukları topraklarına geri dönecek, siyasete katılacak ve ailelerine kavuşacaklar’ diye bekliyoruz.” 

‘Çocukların önü açılsın’

Aradan bir yıl geçmesine rağmen devletin hiçbir adım atmadığına dikkat çeken Peyruze Kurt, “Bir yıl geçti, hâlâ bizlerden teslim olmamızı bekleyen, tasfiye etmek isteyen bir dille konuşuyorlar. Bunlar kabul edilemez. Bu dille barış olmaz. Bu dili kullandıkları için halkların sürece olan inancı kayboluyor. Ne hareket inanır ne de Kürt halkı inanır” dedi.  

Barış talebinde ısrarcı olduklarını ifade eden Peyruze Kurt, “Kürt annelerinin de Türk annelerinin de ağlamasına, Kürt halkının yaşadığı zulüm ve zorluklara artık yeter diyoruz. Eğer bugün silahlar yakılıyorsa, istediğimiz tek şey hiçbir toprakta savaşın çıkmamasıdır. Evlatları hayatta olmayan bir anne olarak, hâlâ hayatta olan çocukların önü açılsın, özgürce yaşasınlar, barış içinde ailelerine kavuşsunlar istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Devlet cesur olmalı’

 Peyruze Kurt, devletin adım atması gerektiğini belirterek, "Süreç bu şekilde bekletilirse ne Kürt halkına ne de Türk halkına bir faydası olur. Önderliğin gücüyle 24 saat içinde silahlar yakıldı, hareket kendini feshetti. Önderliğin tek bir sözüyle kongre toplandı, karar verildi. Bugünden sonra da İmralı’nın kapıları açık olursa, Önderlik konuşursa daha güzel şeyler olur. Devletin de cesaret etmesi gerekiyor. Barışın anahtarı olan İmralı’nın kapıları açılmadan, hiç kimse sürece güvenmez inancı da kalmaz. 

‘Çocuklarımızı kaybettik’

Bu mesele yüzyılın meselesidir; Küçümsenemez. Süreci çok değerli bulduk. Kardeşliğin elini uzattık. Hareketin attığı tüm adımlar umudumuzu büyüttü. Güçlerini savaş alanlarından geri çekti. Çocuklarımız hayatlarını kaybetti. Yalnızca kendi çocuklarımız için değil, bütün çocuklar için üzülüyorduk. Ama bundan sonra hiçbir ailenin evinden cenaze çıkmayacak diye mutluyuz” ifadelerini kullandı. 

Kandırmacayla olmaz

Atılan adımlara engel olunmaması gerektiğini vurgulayan Peyruze Kurt, devlete çağrıda bulunarak şunları ifade etti:“Çıkarılması planlanan Kök Yasa yalnızca onların aklıyla hazırlanamaz. Önderliğin fikrinin de alınması gerekiyor. Kök Yasa içinde hak ve hukuk olması gerekiyor. Fakat Numan Kurtulmuş’un son sözleri, çocuğu kandırır gibi bir izlenim veriyor. Söylediklerine göre silahlarını bırakanlar gelecek, geri kalanlar gelmeyecek. Bu şekilde olamaz.”  

‘Meclis tatile girmemeli’

Kritik bir dönemden geçildiğini ifade eden Peyruze Kurt sözlerini şöyle tamaladı: “Meclis tatile girmemeli. Meclisten çıkacak kanunlarda Önderlik ve hareketin fikirlerinin de yer alması gerekiyor. Barış Anneleri olarak çağrımız; bu sürecin sağlam adımlarla sonuca ulaşmasıdır. Tüm dünya ve Türkiye halklarının gözü barışta ve bu süreçtedir. Hileyle, boş sözlerle barış olmaz. Kardeşliğin sözleriyle, barışın diliyle olur. En büyük isteğimiz de budur” diye konuştu. İZMİR