Hangi hakla ?
Kadın Haberleri —

- İşgal saldırıları sırasında Serêkaniyê’deki evini terkedip bir kampta yaşamak zorunda bırakılan Besima Dawud, “Evime bir çete ailesinin yerleştiğini düşündükçe delirecek gibi oluyorum. Hangi hakla işgal edip el koyabiliyorlar” diye soruyor.
SORGUL ŞÊXO/RONÎDA HECÎ / JINNEWS/HESEKÊ
İşgalci Türk devleti, DAİŞ ve El-Kaide’den devşirip Suriye Milli Ordusu adını verdiği azılı çetelerle birlikte 9 Ekim 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırı gerçekleştirdi, Demokratik Suriye Ordusu’nun açıklamalarına göre 400 binden fazla sivil göç etti, 522 sivil yaşamını yitirdi, aralarında çok sayıda çocuğun da olduğu 2 bin 757 sivil ise yaralandı. Bu saldırılarda yerinden göç ettirilenlerden biri de Besîma Dawud ve ailesi.
Her şeyimizi paylaşırdık
Serêkaniye’nin Lîzga köyünden olan Besîma, saldırılardan sonra eşi ve 11 yaşındaki çocuğu ile birlikte Hesekê Kantonu’nda kurulan Waşukanî Kampı’na göç etti.
Yaşamını sevgi ve mücadele ile yaratan Besîma, “Köyümüzün manzarası çok güzeldi, içinden ırmak geçiyordu. Çeşit çeşit bitki ekerdik. Pamuk ekip biçerdik. Yaz kış bahçelerimizden faydalanırdık. Komünal bir yaşamımız vardı. Her şeyi komşularımızla paylaşırdık. Pamuk ekmek ve toplamak, kışın yağmur altında, yazın ise kavurucu sıcaklık altında ekmek pişirmek zordu ama asla hoşnutsuz değildik. Zorluklar emeğimize daha fazla anlam katıyordu” sözleri ile önceki yaşantısını anlattı.
Evine çeteler yerleşmiş
Besîma’nın binbir emekle inşa ettiği ve 30 yıldır yaşadığı evinde şimdi Türk çeteleri barınıyor. “O evi inşa etmek için birçok şeyden mahrum kaldık” diyen Besîma, “Hala anlamaya çalışıyorum. Günlerce dişimle tırnağımla inşa ettiğim evimi Türk devleti ve çeteleri hangi hakla işgal edip el koyabiliyor? Hangi hakla bizim olan topraklarımızı işgal edebiliyorlar? Evime bir çete ailesinin yerleştiğini öğrendim. Düşündükçe delirecek gibi oluyorum” sözleri ile öfkesini dile getirdi.
‘Yağma bize helaldir’ dediler
Lîzga’nın bir Êzîdî köyü olduğunu söyleyen Besîma, “Köyümüze geldiklerinde ‘Êzîdî köyüdür, o yüzden yağma ve talanı bize helaldir’ dediler. Türk devleti ‘Êzîdîler ya Müslüman olacak ya da her zaman soykırımlarla yüz yüze kalacak’ diyor. Bu toprakların sahibi bir ulus olarak Êzîdî inancımıza uygun bir şekilde yaşamak en doğal hakkımız. Türk devleti Şengal’deki katliamın aynısını Serêkaniyê, Kuzey ve Doğu Suriye’de de gerçekleştirmek amacında. Sadece Êzidîler de değil Müslümanlar da saldırılarla karşı karşıya” diye konuştu.
Halkların gücünü yok edemeyecekler
Birleşmiş Milletler’in saldırılara karşı sessizliğini de eleştiren Besîma, Kürt halkına karşı kirli planların devreye konulduğunu ifade etti.
Besîma Dawud şunları vurguladı: “Halklar arasındaki sevgi, eşitlik ve dayanışmayı yok etmek istiyorlar. Ancak büyük bir yanılgı içerisindeler. Hayalleri asla gerçekleşmeyecektir. Kürt, Arap, Êzîdî ve Asuri halkları her zamankinden daha güçlü. Onları ahlaki ve vicdani olarak birbirine bağlayan gücün yok olmasına asla izin vermeyeceklerdir.”







