- BAAS rejimine karşı dağlarda silah kuşanıp cephede savaşan, şehirlerde direnen kadın pêşmergeler mesaj taşıdı, yaralı tedavi etti, silahla savaştı ve Kürt kimliğinin ayakta kalmasını sağladı.
Kadın pêşmergeler, BAAS rejiminin ağır baskısı altında hem yeraltı örgütlerinde hem de dağlarda erkeklerle omuz omuza mücadele etti. Ancak tarih sayfalarında yeterince yer bulamayan bu kahraman kadınlar, bugün yaşadıklarını anlatıyor. BAAS rejimi döneminde Kürt kadınları, sadece ailelerini ve kültürlerini korumakla kalmadı, aynı zamanda Kürt halkının özgürlük mücadelesinde aktif rol aldı. Kadın pêşmergeler, rejimin Araplaştırma politikalarına, tutuklamalara ve bombalamalara rağmen direnişlerini sürdürdü. Dêrîn pêşmerge Yüksek Konseyi üyeleri Mahabad Şeyh Muhammed ve Geşav İbrahim, yaşadıkları zor günleri Rojnews’e anlattı.
Dağlara yol alış
Mahabad Şeyh Muhammed, o dönem öğretmen olduğunu belirterek şunları söyledi: "Kadınlar sadece kurtuluş hareketlerinin destekçileri olmakla kalmamış, aynı zamanda ulusal çabalara ve Kürt halkının haklarının korunmasına doğrudan katılmışlardır." Şehirlerdeki yeraltı örgütlerinde çok sayıda kadın aktifti ve savaşçılara mesaj iletme, yardım ve destek toplama konusunda önemli rol oynadılar. Yaşanan tüm vahşet ve zulümlere rağmen, Kürt kadınları ailelerini korudu ve Kürt dilinin, kültürünün ve ulusal kimliğinin korunmasında kilit rol oynadılar. Onların mücadelesi ve direnişi, Kürt toplumunda ulusal ve sosyal duyguların devam etmesine yol açtı.
Şehir içinde örgütlenme
Dêrîn pêşmerge Yüksek Konseyi üyesi Mahabad Şeyh Muhammed, o dönemdeki zor durumdan bahsederken şunları aktardı: "BAAS rejiminin baskı ve zulmü o dönemde de devam etti. O zamanlar ben öğretmendim ve şehirdeki yeraltı örgütlerinde aktif olarak çalışıyordum. Şehirde bizler, halkımıza her gün uygulanan baskı ve zulüm karşısında sessiz kalamazdık. Rejim yetkilileri gençleri haksız yere tutukluyor ve insanların mal ve varlıklarına el koyuyordu."
İrade ve inanç güçlüydü
Mihabad Şeyh Mihemed, babasının devrimin oluşumunda önemli bir rol oynadığını, bu nedenle evlerinin sürekli güvenlik güçleri tarafından hedef alındığını söyleyerek, “Silêmanî güvenlik güçleri tarafından sık sık adım anılıyor ve gözetim altında tutuluyordum. Bu durum, öğretmenlik kariyerime devam etmemi imkansız hale getirdi. Bu yüzden dağlara gittim ve pêşmerge olarak Kürt halkının kurtuluş mücadelesine katıldım. Dağlardaki yaşam çok zor ve tehlikeliydi. Rejim sürekli bizi bombalıyordu. Ama tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen, meşru işimize olan irademiz ve inancımız çok güçlüydü. Bu inanç, direnmeyi ve savaşmayı mümkün kıldı" dedi.
Mihabad Şeyh Mihemed, BAAS dönemi boyunca kadınların rolünden de bahsederek şunları ekledi: “Kadınlar gizlice şehirlerde seyahat ediyorlardı. Devrimin ihtiyaçlarını büyük riskler alarak pêşmerge mevzilerine taşıyorlardı. Ayrıca işçilere destek verme ve onlarla iş birliği yapmada da önemli bir rol oynadılar. Yaralıları sık sık evlerimizde tedavi ediyor ve onlara temel ihtiyaçlarını sağlıyorduk.”
Omuz omuza mücadele
Dêrîn pêşmerge Yüksek Konseyi üyesi Geşav İbrahim ise Kürt kadınlarının çalışmaları ve mücadeleleri hakkında şunları söyledi: “Halkıma uygulanan baskı ve zulüm, beni mücadele silahını kuşanmaya ve dağlarda işgalcilere ve acımasız BAAS rejimine karşı yoldaşlarımla omuz omuza savaşmaya itti. Dağlardaki yaşam çok zordu. Ama omuzlarımızda gurur silahı taşıdığımız için mutluyduk.”
Geshaw Ibrahim, kadınların dağlarda her zaman kendilerine bir yer bulabildiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: "Genç yaşta bir kadının dağlara gitmesi çok zor bir iş. Ailem başlangıçta bazı engeller çıkardı, ancak dağlara gittikten sonra bana desteklerini gösterdiler."
Geshaw İbrahim konuşmasında kadınların dağlardaki çalışmalarda farklı bir rol oynadığını vurgulayarak, “Kadın pêşmergelerin gerçek rolü istenildiği gibi gösterilmedi. Aynı zamanda kadınlar her alanda net bir yer edinebildiler. Bugün, özellikle Rojava'da Kürt kadınlarının savunma ve silahlı hareketin ön saflarında önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Kendilerini açık ve etkili bir şekilde gösterebildiler." HABER MERKEZİ