Hukuksal değil ilkel bir öç

16 Mayıs 2022 Pazartesi - 17:30

AYSEL TUĞLUK

AYSEL TUĞLUK

  • TİHV, Aysel Tuğluk hakkında hazırladığı raporda, ATK tarafından verilen raporların kabul edilmez olduğunu belirterek, alternatif rapor hazırlanmasını talep etti.

Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan demans hastası Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’a, ATK 4’üncü İhtisas Kurulu ve Gözlem İhtisas Dairesi’nce verilen “kısmen savunma yapabilir” raporuna karşı Tuğluk’un avukatlarının Türkiye İnsan hakları Vakfı’na (TİHV) yaptığı başvuru sonucunda TİHV İstanbul Temsilciliği bir rapor hazırladı.

13 Mayıs’ta Kobanê Davası heyetine sunulan TİHV raporunda önceki raporların tamımı ile birlikte kaldığı arkadaşların mektupları da yer aldı. Tüm süreçleri ve ATK raporlarını değerlendiren TİHV, ATK raporları arasındaki çelişkilere dikkat çekti. ATK 2’nci Üst Kurulu olan 4’üncü İhtisas Kurulu tarafından 25 Şubat 2022 tarihli, ATK 3’üncü İhtisas Kurulu kararını destekler ve “kısmen savunma yapabilir” şeklindeki raporu, tıbben eleştirilen konulardan oldu.

Daha önceki raporları da değerlendiren TİHV, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yetkin, bağımsız bir sağlık kuruluşa gidilmesi gerekirken, tekrarlar ATK gidildiğin kaydetti.

Rapor kanıta dayalı değil

TİHV, ATK’nin son raporuna ilişkin, ATK’nin, cezai sorumluluğu değerlendirmek yerine adeta tüm zamanlar ve fiiller için kullanılabilecek bir sertifika, bir diploma icat ettiğini kaydetti.

Gözlem İhtisas Dairesi’nce verilen raporda, adli psikiyatrik değerlendirmenin unsurlarına yer verilmediğine de dikkat çeken TİHV raporunda, şu ifadeler kullanıldı: “Raporda iddianamede yer alan ifade ve suçlamalar dışında olaylarla ilgili başka bir bilgiye yer verilmediği, olayların iddia tarafı gibi aktarıldığı da dikkate alındığında; adli psikiyatri yönünden tek yanlı, çelişkili ve yüzeysel görüşler içeren, kanıta dayalı olmayan, bilimsellikten ve objektiflikten uzak bir rapor olduğu anlaşılmaktadır. Kişinin hastalığıyla ilgili uzmanların yer almadığı ATK raporları, ATK’yla ilgili mevzuat açısından dahi kabul edilemez. Uygun tedavi ve sosyal desteğin sağlanamadığı hapishane koşullarında yıkımın daha da hızlı olacağı bilinmesine karşın bu durumun değerlendirilmemesi tıbbi bir malpraktis anlamına geldiği gibi hekimlik mesleğinin evrensel etik değerleri yönünden de ciddi bir ihlaldir. Fiil nedeniyle verilecek cezanın ayrımını yapamayacak durumda olan kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmak hukuksal bir yaptırım olmamakta aksine ilkel bir öç almaya dönüşmektedir.”

Alternatif rapor düzenlenmeli

Raporun sonuç kısmında ise Gözlem İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ceza sorumluluk raporunda nöroloji uzmanı imzasının bulunmamasının kabul edilemez olduğunun altı çizilerek, Aysel Tuğluk hakkında ATK Gözlem İhtisas Dairesi ile 4’üncü İhtisas Kurulu tarafından verilen raporların değerlendirilerek alternatif rapor düzenlenmesi talep edildi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.