Idia ülkesine dönebilecek mi?

Dosya Haberleri —

30 Mart 2021 Salı - 21:00

  • Afrika’da üretilen sanat eserlerinin yüzde 90’ından fazlası, bugün Afrika kıtasının dışında bulunuyor; bu eserlerin geri iadesine ilişkin talepler ise on yıllardır giderek yükselen bir tonda tekrar ediliyor.

RÛBAR ERDEM

 

Afrika’da üretilen sanat eserlerinin yüzde 90’ından fazlası, bugün Afrika kıtasının dışında bulunuyor; bu eserlerin geri iadesine ilişkin talepler ise on yıllardır giderek yükselen bir tonda tekrar ediliyor. Bu tartışmaların son günlerdeki sembollerinden biri de Berlin’deki Prusya Kültür Varlıkları Vakfı adına kayıtlı Idia heykeli.

Idia, bugünkü Nijerya topraklarında yaklaşık olarak 1200-1897 yıllarında hüküm sürmüş Benin Krallığı’nda üretildi. Heykel, 1504 ile 1550 yılları arasındaki Benin Kralı Esigie’nin annesi anısına yapıldı. İngiliz askerleri tarafından 1897’de el konulan heykel, kısa süre sonra Berlin’in sanat galerilerinde yeniden ortaya çıkacaktı. Nijerya hükümeti uzun süredir sömürgeciler tarafından çalınıp Berlin’e götürülen heykelin iadesini talep ediyor.

İade tartışması, bir süredir özellikle müzelerin en önemli tartışma konularından biri. Almanya’daki federal hükümet, 2018’deki koalisyon anlaşmasında, sömürgeci tarihle yüzleşme sözü verdi. Bu sözün “çalıntı eserler” olarak tanımlanabilecek sömürgecilik döneminde Almanya’ya getirilmiş Afrika sanat eserlerinin kaderine nasıl etki edeceği ise belirsizliğini koruyor. Eserlerin iadesiyle ilgili şimdiye kadarki tek kayda değer örnek, 2019’da Cape Cross Sütunları’nın Namibya’ya iadesi oldu.

 

Naziler ‘müzede’ ama yönetici olarak!

Bénédicte Savoy’un yeni yayımlanan “Afrika Sanatı İçin Mücadelesi” kitabına göre Afrika’da üretilen sanat ürünlerinin yüzde 90’a yakını Afrika dışında bulunuyor. Almanya’daki birçok müzenin yönetiminde ise kısa süre önceye kadar eski Naziler oturuyordu. Mesela tartışmalara konu olan Idia’nın ve dünya çapında en büyük ikinci Benin bronzu koleksiyonunun sahibi olan Prusya Kültür Varlıkları Vakfı’nın müdürü Hans-Georg Wormit, eski bir Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP) üyesiydi. Nijerya, bağımsızlığını kazanmasından 12 yıl sonra, 1972’de Berlin’deki sanat eserlerinin iadesini istediğinde Wormit, Nijerya’nın bu eserler üzerinde “hiçbir ahlaki hakkının” olmadığını söyleyecek ve ekleyecekti: “Berlin müzelerinin bu eserleri edinmesi, her açıdan sorunsuzdur.”

 

Almanların gizli raporu: ‘Dizin yapmayın!’

İade karşıtı argümanların en sık başvurulanlarından biri de, iadelerin Avrupa’daki müzelerin boşalmasına neden olacağı idi. Bu tutumun izlerinin, özellikle Black Lifes Matter eylemleri ardından yeniden alevlenen “sömürgeci tarihle yüzleşme” tartışmalarına rağmen bugüne değin sürdüğü söylenebilir. Müzelerin birçoğu, ellerinde bulunan eserlerin koleksiyonlarına nasıl girdiğini dâhi söyleyemiyor. Batı Almanya’daki müze uzmanlarının 1978’de hazırladıkları “gizli” kodlu bir rapor ise müzeleri, koleksiyonları hakkında dizin oluşturmamaları için uyarıyor; keza böylesi dizinler, rapordaki ifade ile, “açgözlülüğü uyandırabilir”.

Şimdilerde sömürge ülkelerden çalınan eserlerle ilgili resmi dil değişmiş olsa da hakiki bir pratik halen ortaya konmuş değil. Avrupa’daki birçok müze, hem Afrika’nın hem de dünyanın başka coğrafyalarının çalınmış eserleriyle ilgili iade sorumluluğunu yavaş yavaş kabullenmeye başlasalar da, iadelerin gerçekleşmesini farklı bahanelerle geçiştirmeye uğraşıyor. Berlin’deki tartışmaların odağında bulunan Idia heykelinin ve Almanya’nın Hamburg, Münih, Leipzig, Stuttgart gibi başka birçok kentindeki müzelerde bulunan başka Afrika eserlerinin geleceği de belirsizliğini koruyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.